Tom Mary'ye John'a özür dilemesini önerdi.Tom suggested to Mary that she apologize to John.
Başka bir şey dilemelisin.You should wish for something else.
Neden özür dilemem gerekiyor?Why should I apologize?
Özür dilemeyi unutma.Make sure you apologize.
En azından özür dilemelisin.You should at least apologize.
Özür dilemeyi unutmayacağından emin ol.Make sure you don't forget to apologize.
Cin, Tom'un üç dilek dilemesini istedi.The genie asked Tom to make three wishes.
Özür dilemeni istiyorum.I want you to apologize.
Özür dilemenizi istiyorum.I want you to apologize.
Onların özür dilemesini istiyorum.I want them to apologize.
Onun özür dilemesini istiyorum.I want him to apologize.
Onun özür dilemesini bekliyorum.I want her to apologize.
Onlara özür dilemek zorundasın.You've got to apologize to them.
Ona özür dilemek zorundasın.You've got to apologize to him.
Bize özür dilemelisin.You need to apologize to us.
Bize özür dilemen gerekiyor.You need to apologize to us.
Onlara özür dilemelisin.You need to apologize to them.
Onlara özür dilemen gerekiyor.You need to apologize to them.
Bana özür dilemelisin.You need to apologize to me.
Bana özür dilemen gerekiyor.You need to apologize to me.
Ona özür dilemen gerekiyor.You need to apologize to her.
Onlara özür dilemek istedim.I wanted to apologize to them.
Ona özür dilemek istedim.I wanted to apologize to him.
Onlara özür dilemek zorundayım.I have to apologize to them.
Ona özür dilemek zorundayım.I have to apologize to him.
Tom özür dilemeli.Tom should apologize.
Dan bunun için özür bile dilemedi.Dan didn't even apologize for that.
Dan, Linda'dan özür bile dilemedi.Dan didn't even apologize to Linda.
Dan, Matt'e vurdu ve onu Linda'dan özür dilemeye zorladı.Dan hit Matt and forced him to apologize to Linda.
Ondan özür dilemek için Tom'u aradım ama o, telefonu kapattı.I called Tom to apologize to him, but he hung up on me.
Tom Mary'ye özür dilemedi.Tom didn't apologize to Mary.
Özür dilemek için Tom'u aradın mı?Have you called Tom to apologize?
Tom özür dilemeyecek kadar çok inatçı.Tom is too stubborn to apologize.
Tom özür dilemek için Mary'yi asla aramadı.Tom never called Mary to apologize.
Tom'un benden özür dilemesini istiyorum.I would like Tom to apologize to me.
Geç kaldığın için Tom'a özür dilemelisin.You should apologize to Tom for being late.
Açıklamalarını dilemek istemiyorum.I don't want to listen to your explanations.
Listemde henüz özür dilemediğim üç kişi var.There are only three people on my list that I haven't yet made amends to.
Tom çaldığı tüm parayı geri vererek özür dilemeye çalıştı.Tom tried to make amends by giving back all the money he had stolen.
Tom Mary'ye özür dilemesini ve telafi etmesini önerdi.Tom suggested to Mary that she apologize and make amends.
Henüz zarar verdiğim bütün insanlardan özür dilemedim.I haven't yet made amends with all the people I've hurt.
Tom Mary'den telafi etmeye ve özür dilemeye çalıştı.Tom tried to make amends and apologize to Mary.
Yapmadığım bir şey için Tom'dan özür dilemekten vazgeçtim.I ended up apologizing to Tom for something I didn't do.
Onlar özür dilemek zorunda olmamalılar.They shouldn't have to apologize.
Tom özür dilemek zorunda kalmayacak.Tom won't have to apologize.
Tom neden özür dilemeli?Why should Tom apologize?
Tom özür dilemeyi reddetti.Tom refused to apologize.
Tom hiç özür dilemedi.Tom offered no apologies.
Tom özür dilemedi.Tom hasn't apologized.
Kaba davranışın için Tom'a özür dilemeliydin.You should've apologized to Tom for your rude behavior.
Ona isimlerle seslendiğin için Tom'a özür dilemeliydin.You should've apologized to Tom for calling him names.
Yaptığın şey için Tom'a özür dilemeliydin.You should've apologized to Tom for what you did.
Geç kaldığın için Tom'a özür dilemeliydin.You should've apologized to Tom for being late.
Tom hemen özür dilemeliydi.Tom should've apologized instantly.
Tom çok sık özür dileme eğilimindedir.Tom tends to apologize too often.
Tom'dan özür dilemen gerekirdi.You should've apologized to Tom.
Tom özür dilemek istemiyor.Tom doesn't want to apologize.
Özür dilemek için bir sebep yok.That's no reason to apologize.
O özür dilemek için bir neden değil.That's no reason to apologize.
Bak, özür dilemeye çalışıyorum.Look, I'm trying to apologize.