- Sen bittin.. - Senden özür dilemeni istiyorum, Smith.- Είσαι νεκρός.
- Sen bittin.. - Senden özür dilemeni istiyorum, Smith.Мъртъв си.. Настоявам да се извиниш Смит.
- Sen bittin.. - Senden özür dilemeni istiyorum, Smith.- Ти си Deadman.
- Sen bittin.. - Senden özür dilemeni istiyorum, Smith.... أنت ميت - (أنصحك بشدة أن تعتذر (سميث -
Senden af dilememiştim.Nem kértem, hogy bocsáss meg nekem.
Senden af dilememiştim.Παππού, δεν μπόρεσα καν να ζητήσω τη συγχώρεση σου.
Senden af dilememiştim.لم يكن عندي الوقت لاطلب صفحك
Senden özür dilemek için...-Con muốn xin lỗi bố vì...
Senden özür dilemek için... Hayır, Grace.-Chci se ti omluvit za...
Senden özür dilemek için... Hayır, Grace. Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.Nincs miért bocsánatot kérned.
Senden özür dilemek için... Hayır, Grace.Ich wollte mich bei dir entschuldigen.
Senden özür dilemek için... Hayır, Grace.- Jag vill be om förlåtelse för...
Senden özür dilemek için... Hayır, Grace.- Jeg vil gerne sige undskyld...
Senden özür dilemek için... Hayır, Grace.-Minä haluan pyytää anteeksi...
Senden özür dilemek için... Hayır, Grace.Rada bi se opravičila...
Senden özür dilemek için... Hayır, Grace.- Volevo scusarmi per...
Senden özür dilemek için... Hayır, Grace.- Θέλω να σου ζητήσω συγγνώμη.
Senden özür dilemek için... Hayır, Grace.כי אני עוזב
Senden özür dilemek için...Quiero pedirte disculpas por...
Senden özür dilemek için...Vreau să-mi cer scuze pentru...
Senden özür dilemek için...أريد أن أعتذر لك لأجل
Sen de özür dilemelisin.Cô cũng xin lỗi người ta đi!
Sen de özür dilemelisin.Kau seharusnya minta maaf.
Sen de özür dilemelisin.Maga is kérjen elnézést.
Sen de özür dilemelisin.Vous aussi, vous devez vous excuser.
Sen de özür dilemelisin.يجب أن تعتذري انتِ أيضا
Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?Ai venit sa-ti ceri scuze, dar nu te lauzi cam mult?
Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?Cậu đến để xin lỗi nhưng lại đang khoe khoang quá nhiều đó nha!
Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?Du kom för att be om ursäkt, men skryter du inte för mycket nu?
Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?Du wolltest dich eigentlich entschuldigen, prahlst du also nicht ein wenig zuviel?
Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?Eri venuto per scusarti, ma ora non ti stai vantando un pò troppo?
Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?Je kwam je verontschuldigen, maar ben je niet teveel aan het opscheppen?
Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?Kau datang untuk minta maaf, tapi bukankah kau sekarang terlalu banyak bicara?
Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?Prišel si se vendar opravičit! Se ti ne zdi, da se malo preveč hvališ?
Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?Przyszedłeś przeprosić, ale czy nie za bardzo się chwalisz?
Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?Tu es venu pour t'excuser, mais n'es-tu pas en train de vanter un peu trop ?
Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?Ήρθες για να απολογηθείς, αλλά μήπως απλά καυχιέσαι πάρα πολύ;
Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?Ты пришел извиниться, не слишком ли ты расхвастался?
Sen! Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsun Özür dilemesi yeterli, değil miGondolod azért esett el, mert el akart? a bocsánatkérés elég, nem gondolod?
Sen suçlusun ve merhamet dilemelisin.Eres culpable, y tienes que pedir perdón
Sen suçlusun ve merhamet dilemelisin. Hayatın boyunca ürettiğin her şeyin bir kısmını Tanrı'ya vermelisin."Pensez-vous qu'il y ait une raison pratique d'avoir une croyance religieuse pour beaucoup de gens ?"
Sen suçlusun ve merhamet dilemelisin.Sei colpevole,e devi chiedere di essere perdonato.
Sen suçlusun ve merhamet dilemelisin.Ти си виновен и трябва да молиш за прошка.
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Cậu vẫn sẽ không đi xin lỗi Hae Ra dù vẫn muốn tôi đầu tư?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Du ska inte be om ursäkt till Hae Ra men du vill att jag fortfarande ska investera?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Du wirst dich nicht für Hae Ra entschuldigen aber ich soll trotzdem investieren?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Je gaat je niet verontschuldigen voor Hae Ra maar je wilt dat ik nog steeds ga investeren?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Kau tidak akan meminta maaf pada Hae Ra tapi kau masih ingin agar aku berinvestasi?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Nie zamierzasz przepraszać za Hae Ra, ale wciąż chcesz, żebym w was zainwestował?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Nočeš se opravičiti za Hae Ra, ampak vseeno hočeš, da investiram?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Non vuoi scusarti per Hae Ra ma vuoi comunque che io investa?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Tu ne vas pas t'excuser pour Hae Ra, mais tu veux que j'investisse quand même ?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Значит, ты не собираешься извиняться перед Хе Ра, но все еще хочешь, чтобы я инвестировал проект?
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Até agora nada pedistes em meu nome; pedi, e recebereis, para que o vosso gozo seja completo.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Až dosavad za nic jste neprosili ve jménu mém. Prostež, a vezmete, aby radost vaše doplněna byla.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Bisher habt ihr nichts gebeten in meinem Namen. Bittet, so werdet ihr nehmen, daß eure Freude vollkommen sei.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Dosiaľ ste za nič neprosili v mojom mene; proste a dostanete, aby vaša radosť bola naplnená.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Doslej niste ničesar prosili v imenu mojem. Prosíte in prejmete, da bo radost vaša dopolnjena.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Dotąd o niceście nie prosili w imieniu mojem; proścież, a weźmiecie, aby radość wasza była doskonała.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Finora non avete chiesto nulla nel mio nome. Chiedete e otterrete, perché la vostra gioia sia piena