dişleri ile cümle
dişleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hepimiz hayatımızı dişlerimizi kaybetmeden 100 yaşına kadar yaşamaya çalışarak geçiriyoruz.אנו מקדישים את כל חיינו לנסיון לחיות עד גיל 100 מבלי לאבד את השיניים.
Hepimiz hayatımızı dişlerimizi kaybetmeden 100 yaşına kadar yaşamaya çalışarak geçiriyoruz.لقد قضينا كل حياتنا محاولين العيش مئة سنة دون أن نخسر أسناننا
Hepimiz hayatımızı dişlerimizi kaybetmeden 100 yaşına kadar yaşamaya çalışarak geçiriyoruz.百歳まで生きようとします 仏教徒は生涯を存在の意義を 理解することに捧げます
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.Cada día por la mañana lo primero que hago antes del café antes de lavarme los dientes, abro mi cuaderno.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.Każdego ranka, jeszcze przed poranną kawą i umyciem zębów, otwieram notatnik.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.매일 아침 커피를 마시거나 이 닦기 전에 저는 가장 먼저 노트를 펼쳐 봅니다.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.Minden reggel az első dolog, ami megelőzi az első csésze kávét, és a fogmosást, hogy kinyitom a füzetet.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.Mỗi sáng, điều đầu tiên tôi làm trước khi uống cốc cà phê đầu tiên trước khi đánh răng là mở cuốn ghi chép ra.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.Всяка сутрин първото, което правя преди първата си чаша кафе, преди да си измия зъбите, си отварям бележника.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.כל יום בבוקר, הדבר הראשון שאני עושה לפני כוס הקפה הראשונה, לפני שאני מצחצח שיניים, אני פותח את המחברת שלי.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.وكل يوم في الصباح أول شيء أقوم به قبل قهوتي الصباحية وقبل تنظيف اسناني .. هو أني أفتح دفتر الملاحظات ذاك
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.一杯のコーヒーよりも 歯磨きよりも先にするのは そのノートを開いて見ることです 多くの場合何も書かれていません
Herkes kendi suçu yüzünden ölecek. Koruk yiyenin dişleri kamaşacak.ci fiecare va muri pentru nelegiuirea lui; oricărui om, care va mînca aguridă, i se vor sterpezi dinţii!
Herkes kendi suçu yüzünden ölecek. Koruk yiyenin dişleri kamaşacak.신 포도를 먹는 자마다 그 이가 심 같이 각기 자기 죄악으로만 죽으리라
Herkes kendi suçu yüzünden ölecek. Koruk yiyenin dişleri kamaşacak.lež každý zomrie pre svoju vlastnú neprávosť. Ktorýkoľvek človek by jedol nedozrelky, tomu stŕpnu jeho zuby.
Herkes kendi suçu yüzünden ölecek. Koruk yiyenin dişleri kamaşacak.Ma ognuno morirà per la sua propria iniquità; a ogni persona che mangi l'uva acerba si allegheranno i denti»
Herkes kendi suçu yüzünden ölecek. Koruk yiyenin dişleri kamaşacak.Nej, enhver skal dø for sin egen Brøde; enhver, der æder sure Druer, får selv ømme Tænder.
Herkes kendi suçu yüzünden ölecek. Koruk yiyenin dişleri kamaşacak.Nhưng mỗi người sẽ chết vì sự gian ác mình; hễ ai ăn trái nho chua, thì nầy phải ghê răng vậy.
Herkes kendi suçu yüzünden ölecek. Koruk yiyenin dişleri kamaşacak.Nhưng mỗi người sẽ chết vì sự gian_ác mình ; hễ ai ăn_trái nho chua , thì nầy phải ghê răng vậy .
Herkes kendi suçu yüzünden ölecek. Koruk yiyenin dişleri kamaşacak.temuč vsak umre zavoljo svoje krivice: vsakemu človeku, ki bo jedel kislo grozdje, bodo zobje skominasti.
Herkes kendi suçu yüzünden ölecek. Koruk yiyenin dişleri kamaşacak.want iedereen zal voor zijn eigen zonden sterven; ieder moet voor zijn eigen zonden boeten.
Herkes kendi suçu yüzünden ölecek. Koruk yiyenin dişleri kamaşacak.כי אם איש בעונו ימות כל האדם האכל הבסר תקהינה שניו׃
Herkes kendi suçu yüzünden ölecek. Koruk yiyenin dişleri kamaşacak.بل كل واحد يموت بذنبه كل انسان ياكل الحصرم تضرس اسنانه
Herkes kendi suçu yüzünden ölecek. Koruk yiyenin dişleri kamaşacak.但 各 人 必 因 自 己 的 罪 死 亡 、 凡 喫 酸 葡 萄 的 、 自 己 的 牙 必 酸 倒
Herkes kendi suçu yüzünden ölecek. Koruk yiyenin dişleri kamaşacak.但 各 人 必 因 自己 的 罪 死亡 、 凡喫 酸 葡萄 的 、 自己 的 牙必酸倒
Hey, at Carolyn nerede? Um, Carolyn dişlerini fırçalama, banyo bulunmaktadır.こんにちは! ねえ。お元気ですか? グッド。 申し訳ありません。私はアレルギーを持っている。
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Bà ta đang nhai trầu, qua nhiều năm răng đã ngả màu rất đỏ.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Bételdiót rágott, amitől a fogai az évek során pirosra színeződtek.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Ella estaba mascando nuez de betel, lo cual hizo que con los años sus dientes se tornaran muy rojos.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Elle mâchait de la noix de bétel, ce qui rendait ses dents rouges au fil des années.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.비틀 넛[비랑나무 열매: 번역주]을 씹고 있었는데, 이것 때문에 치아가 아주 붉은색으로 변해 있었습니다.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Masticava il betel, che ha fatto diventare i suoi denti di colore rosso negli anni.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Mesteca nuci de betel, care, de-a lungul timpului, îi făcuseră dinţii foarte roşii.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Sie kaute Betelnüsse, die ihre Zähne über die Jahre hinweg sehr rot gefärbt hatten.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Ze kauwde op betelnoot, waardoor haar tanden door de jaren heen erg rood werden.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Żuła nasiona palmowca, które powodowały, że jej zęby stały się bardzo czerwone po latach.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Žvýkala betlenut, ořech, který způsobil červenou barvu jejích zubů.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Μασούσε μπέτελνατ που έκανε τα δόντια της να κοκκινήσουν με τα χρόνια.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Она жевала орехи бетель, из-за чего её зубы со временем стали красными.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Тя дъвчеше ядки от арека, което бе направило зъбите й, червени с течение на годините.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.היא לעסה אגוזי בטל, שגרמו לשיניה במהלך השנים להפוך לאדומים מאוד.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.كانت تمضغ جوز التنبول، و الذي جعل أسنانها على مدار السنين تتحول إلى الأحمر الداكن .
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.彼女の歯は真っ赤に染まっていました 最後に この子は私が話しかけた26歳の尼僧です
İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.Apoi daţi toţi dinţii zânei dinţilor.
İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.Avete dato i vostri primi denti alla fatina buona.
İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.Je geeft al je tanden af aan de tandenfee.
İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.Később minden fogunkat a fogtündérnek adjuk.
İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.사춘기가 끝나기 전에 이가 한번씩은 다 빠집니다.
İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.Odkładacie wszystkie swoje zęby pod poduszkę.
İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.Δίνετε όλα σας τα δόντια στη νεράιδα των δοντιών.
İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.Даваш всичките си зъби на феята на зъбките.
İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.אתם נותנים את כל השיניים שלכם לפיית השיניים.
İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.تبدلون كل أسنانكم خلال عملية التبديل التى تحدث فى الصغر .
İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.もう一揃いの歯を生やすのです
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Abbiamo la prova che la bocca e i denti umani diventano sempre più piccoli.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Ada bukti bahwa mulut dan gigi manusia bertambah kecil dari waktu ke waktu.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Có bằng chứng cho thấy Răng và miệng của loài người đang thu nhỏ lại.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Er is bewijs dat de menselijke mond en tanden geleidelijk aan kleiner worden.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Es gibt Belege dafür, dass Mund und Zähne der Menschen immer kleiner werden.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Există dovezi că gura și dinții omului se micșorează în continuu.