dişleri ile cümle
dişleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.Løvens brøl og dens fryktelige røst hørtes ikke lenger, og ungløvenes tenner blev knust.
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.Løvens Brøl og Vilddyrets Glam Ungløvernes Tænder slås ud;
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.Mugetul leilor încetează, dinţii puilor de lei sînt zdrobiţi!
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.Revanie ľva a hlas ľvice umĺkne, a zuby ľvíčat bývajú vylámané;
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.Rjovenje leva, glas ljutega leva utihne, in zobje levičevi bodo strti;
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.Řvání lva a hlas lvice a zubové mladých lvíčat setříni bývají.
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.Ryk lwi, i głos lwicy, i zęby lwiąt wytrącają.
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.Tiếng gầm của sư tử, và giọng sư tử hét đã êm lặng, Và nanh của các sư tử con bị gãy.
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.Tiếng gầm của sư_tử , và giọng sư_tử hét đã êm_lặng , Và nanh của các sư_tử con bị gãy .
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.ο βρυγμος του λεοντος και η φωνη του αγριου λεοντος και το γαυριαμα των σκυμνων, εσβεσθησαν
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.Рев льва и голос рыкающего умолкает , и зубы скимнов сокрушаются;
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.Ревът на лъва и гласът на свирепия лъв замират, И зъбите на младите лъвове се изкъртват.
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.שאגת אריה וקול שחל ושני כפירים נתעו׃
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.زمجرة الاسد وصوت الزئير وانياب الاشبال تكسرت.
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.獅 子 的 吼 叫 、 和 猛 獅 的 聲 音 、 盡 都 止 息 . 少 壯 獅 子 的 牙 齒 、 也 都 敲 掉
Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.獅子 的 吼叫 、 和 猛獅 的 聲音 、 盡都 止息 . 少 壯獅 子 的 牙齒 、 也 都 敲掉
Ayağı kalk... ...ve o alçağın dişlerini tekmeleyebildiğin kadar hızlı tekmele.La peor parte de todo. Ese es el verdadero enemigo. Levántate.
Ayağı kalk... ...ve o alçağın dişlerini tekmeleyebildiğin kadar hızlı tekmele.Wstawaj. I skop tego skurwiela tak mocno, jak potrafisz.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Bàn chân", cho biết Jaffers giữa hai hàm răng của mình.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Dapatkan kaki," kata Jaffers antara giginya.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Get fötterna", sa Jaffers mellan tänderna.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Get jalat", sanoi Jaffers välillä hänen hampaitaan.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Get noge," je dejal Jaffers med zobmi.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Get stóp", powiedział Jaffers między zębami.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Get the Füße", sagte Jaffers zwischen den Zähnen.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Get краката", заяви, че Jaffers между зъбите му.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Haal de voeten", zei Jaffers tussen zijn tanden.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Ia picioare", a declarat Jaffers între dinţi.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."다리를 잡아,"자신의 치아 사이 Jaffers했다.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Obtener el pie", dijo Jaffers entre los dientes.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Obtenir les pieds", a déclaré Jaffers entre ses dents.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Obter o pé", disse Jaffers entre os dentes.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Prendi il piede", ha detto Jaffers tra i denti.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Szerezd meg a lábát," mondta Jaffers fogai között.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Získať nohy," povedal Jaffers medzi zubami.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Získat nohy," řekl Jaffers mezi zuby.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Πάρτε τα πόδια", δήλωσε ο Jaffers ανάμεσα στα δόντια του.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Отримати ноги", сказав Jaffers в зубах.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Получить ноги", сказал Jaffers в зубах.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."الحصول على القدمين" ، وقال Jaffers بين أسنانه.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers.氏はホールは、指示に基づいて行動に努め、でサウンドのキックを受け
Bağırsaklarını dişleriyle sökerler.Arrancam suas tripas com os dentes.
Bağırsaklarını dişleriyle sökerler.Mam cię gdzieś.
Bağırsaklarını dişleriyle sökerler.Изкормват те със зъбите си.
Bak! O takma dişler yüzünden bütün dişlerim döküldü.Mir sind wegen des Gebisses die Zähne ausgefallen.
Bak! O takma dişler yüzünden bütün dişlerim döküldü.Κοίτα; Τα δόντια μου όλα πέσανε εξαιτίας αυτής της μασέλας.
Başkalarının kıyafetlerini çalıp giydim. Dişlerimi düzenli olarak fırçaladım.Furam hainele de purtat ale oamenilor ºi îmi spãlam dinþii conºtiincios.
Başkalarının kıyafetlerini çalıp giydim. Dişlerimi düzenli olarak fırçaladım.Ich habe anderen Leuten die Kleider gestohlen und mir fleißig die Zähne geputzt.
Başkalarının kıyafetlerini çalıp giydim. Dişlerimi düzenli olarak fırçaladım.Je piquais des habits aux autres et je me brossais bien les dents.
Bir adam bana doğru dönüyor ve gülüyor. Fakat ağzının bir tarafında çok büyük dişleri var.Mężczyznę, który odwraca się do mnie z uśmiechem, ale po jednej stronie ust ma ogromne zęby.
Bir adam bana doğru dönüyor ve gülüyor. Fakat ağzının bir tarafında çok büyük dişleri var.Muža, čo sa otočí smerom ku mne a smeje sa, ale na jednej strane úst má obrovské zuby.
Bir adam bana doğru dönüyor ve gülüyor. Fakat ağzının bir tarafında çok büyük dişleri var.Muže, který se otočil směrem ke mně a smál se, ale na jedné straně úst měl obrovské zuby.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.A következő pillanatban a fény kialudt, és ez a vad kannibál, Tomahawk között fogát, felugrott az ágyba velem.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.다음 순간은 불빛이 빛나고,이 야생의 식인종, 큰 도끼 사이 그의 이빨은 나와 함께 침대로 달려들.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.Naslednji trenutek je bilo luč ugasne, in to divje Kanibal, TOMAHAWK med zobe, skočila v posteljo z mano.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.Un attimo dopo la luce era spenta e questo cannibale selvaggio, tra tomahawk i denti, saltò nel letto con me.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.V budúcom okamihu svetlo pohasla, a to divoké kanibal, Tomahawk medzi zuby, skočil ku mne do postele.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.V příštím okamžiku světlo pohaslo, a to divoké kanibal, Tomahawk mezi zuby, skočil ke mně do postele.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.W następnej chwili światło było zgaszone, a to dziki kanibal, tomahawk między zęby, rzucił się w łóżku ze mną.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.В следующее мгновение свет был погашен, и этот дикий людоед, томагавк между зубы, вскочил ко мне в постель.