dişler ile cümle
dişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İnsanlar dişlerini fırçalıyo ve diş ipi kullanıyorlar.十分な程度ではないが、やります。
İnsanlar dişlerini fırçalıyo ve diş ipi kullanıyorlar.每個人都刷牙﹐而且用牙線剔牙。
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?Hvorledes kan I bruke dette ordsprog i Israels land: Fedrene eter sure druer, og barnas tenner blir såre?
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?Hvor tør I bruge det Mundheld i Israels Land: Fædre åd sure Druer, og Børnenes Tænder blev ømme.
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?너희가 이스라엘 땅에 대한 속담에 이르기를 아비가 신 포도를 먹었으므로 아들의 이가 시다고 함은 어찜이뇨
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?«Perché andate ripetendo questo proverbio sul paese d'Israele: e i denti dei figli si sono allegati
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?מה לכם אתם משלים את המשל הזה על אדמת ישראל לאמר אבות יאכלו בסר ושני הבנים תקהינה׃
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?ما لكم انتم تضربون هذا المثل على ارض اسرائيل قائلين الآباء اكلوا الحصرم واسنان الابناء ضرست.
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?你 們 在 以 色 列 地 怎 麼 用 這 俗 語 說 、 父 親 喫 了 酸 葡 萄 、 兒 子 的 牙 酸 倒 了 呢
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?你 們 在 以色列 地 怎麼 用 這俗語說 、 父親喫 了 酸 葡萄 、 兒子 的 牙 酸 倒 了 呢
İşte bir başka örnek. Dişleri olan bir tavuk.A to przykład kurczaka z zębami.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Bagus! sekarang, ada hal-hal dalam sesama itu, "gumam Phineas, antara giginya.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Bene! ora, c'è roba in quel tipo ", mormorò Phineas, tra i denti.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."¡Bien! Ahora, hay cosas en ese tipo ", murmuró Phineas entre dientes.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Bon! maintenant, il ya des choses dans ce camarade, "murmura Phineas, entre ses dents.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Bra! Nu finns det grejer i den andra ", muttrade Phineas, mellan tänderna.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Bună! acum, există lucruri în care colegii, "murmură Phineas, între dinţi.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Dobro! Zdaj, tam je stvari v tem kolegi, "je zamrmral Phineas, med zobmi.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Dobrze! teraz, nie ma rzeczy, w tym człowiek, "mruknął Fineasz, między zębami.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Godt! nu, er der ting i den Karl, "mumlede Phineas, mellem hans tænder.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Goed zo! Nu is er spullen in die kerel, "mompelde Phineas, tussen zijn tanden.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Gut! jetzt gibt es Dinge in dieser Kerl ", murmelte Phineas, zwischen den Zähnen.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Hyvä! Nyt siellä on tavaraa, että mies ", mutisi Phineas, välillä hänen hampaansa.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Jó! Most van dolgot, hogy a fickó, "motyogta Phineas, a foga között.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."좋아! 지금, 그 동료에 다있다 "Phineas 자신의 치아 사이, 중얼 거 렸 잖아.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Tốt! bây giờ, có các công cụ trong đồng đó ", lẩm bẩm Phineas, giữa hai hàm răng của mình.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Výborně! Nyní je tu věci, na toho chlapa, "zamumlal Phineas, mezi zuby.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Výborne! Teraz je tu veci, na toho chlapa, "zamumlal Phineas, medzi zuby.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Καλή! Τώρα, υπάρχει ουσία στο ότι οι συνάδελφοί ", μουρμούρισε ο Phineas, ανάμεσα στα δόντια του.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Добре! Тепер, є речі в цього хлопця ", пробурмотів Фінеас, між зубами.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Хорошо! Теперь, есть вещи в этого парня ", пробормотал Финеас, между зубами.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Чудесно! сега, има неща, че колегите, - промърмори Финиъс, между зъбите му.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."جيد! الآن ، هناك أشياء في هذا زميل ، "تمتم فينياس ، بين أسنانه.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı.以下のパーティーでは、マークスが発射した後、むしろ未定、しばらくの間、立っていた。
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.A Jenny percebe que a única solução é arrancar os dentes estragados.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny capisce che l'unica soluzione è estrarre quei denti.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny décide que la seule solution est d'extraire ces dents.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny fandt at den eneste løsning er at trække dem ud.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny inser att den enda lösningen är att dra ut de dåliga tänderna.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny isi da seama ca singura solutie este sa scoata dintii stricati.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny nhận ra rằng giải pháp duy nhất là nhỏ đi cái răng sâu.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny rádöbben, hogy az egyetlen megoldás kihúzni őket.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny realiseert zich dat de enige oplossing is de rotte kiezen te trekken.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny se da cuenta que la única solución es extraer los dientes malos.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny si uvědomí, že jediným řešením je špatné zuby vytrhnout.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny si uvedomí, že jediným riešením je vytrhnúť pokazený zub.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny wiedziała, że jedynym rozwiązaniem w tej sytuacji to wyrwać chore zęby.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny wird klar, dass die einzige Lösung darin besteht, die faulen Zähne zu ziehen.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.제니는 썩은 이를 뽑아내는 것만이 유일한 방법인 것을 깨달았습니다.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Η Τζένη συνειδητοποιεί ότι η μόνη λύση είναι να βγάλει τα χαλασμένα δόντια.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Джени разбира, че единственото решение е да извади развалените зъби.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Дженни понимает, что единственное решение - удалить их.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Дженні зрозуміла, що єдиним рішенням буде вирвати хворі зуби.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.ג'ני מבינה שהפתרון היחיד הוא עקירת השיניים.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.أدرك جيني أن الحل الوحيد هو اقتلاع الضرس السيء
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.ジェニーにはその資格も経験もありません
Kahverengi gözler ve büyük dişler, kahverengi gözler ve büyük dişler.Braune Augen und große Zähne, braune Augen und große Zähne.
Kahverengi gözler ve büyük dişler, kahverengi gözler ve büyük dişler.Brązowe oczy i duże zęby, brązowe oczy i duże zęby.
Kahverengi gözler ve büyük dişler, kahverengi gözler ve büyük dişler.Hnědé oči a velké zuby.
Kahverengi gözler ve büyük dişler, kahverengi gözler ve büyük dişler.갈색 눈들과 큰 치아, 갈색 눈과 큰 치아