dişler ile cümle

dişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Bak! O takma dişler yüzünden bütün dişlerim döküldü.Κοίτα; Τα δόντια μου όλα πέσανε εξαιτίας αυτής της μασέλας.
Başkalarının kıyafetlerini çalıp giydim. Dişlerimi düzenli olarak fırçaladım.Furam hainele de purtat ale oamenilor ºi îmi spãlam dinþii conºtiincios.
Başkalarının kıyafetlerini çalıp giydim. Dişlerimi düzenli olarak fırçaladım.Ich habe anderen Leuten die Kleider gestohlen und mir fleißig die Zähne geputzt.
Başkalarının kıyafetlerini çalıp giydim. Dişlerimi düzenli olarak fırçaladım.Je piquais des habits aux autres et je me brossais bien les dents.
Bir adam bana doğru dönüyor ve gülüyor. Fakat ağzının bir tarafında çok büyük dişleri var.Mężczyznę, który odwraca się do mnie z uśmiechem, ale po jednej stronie ust ma ogromne zęby.
Bir adam bana doğru dönüyor ve gülüyor. Fakat ağzının bir tarafında çok büyük dişleri var.Muža, čo sa otočí smerom ku mne a smeje sa, ale na jednej strane úst má obrovské zuby.
Bir adam bana doğru dönüyor ve gülüyor. Fakat ağzının bir tarafında çok büyük dişleri var.Muže, který se otočil směrem ke mně a smál se, ale na jedné straně úst měl obrovské zuby.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.A diferencia de los muchos dientes de una cabeza de ajo, la cebolla tiene un único bulbo.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.A differenza dei tanti spicchi in una testa d'aglio, una cipolla ha un singolo bulbo.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.Ao contrário dos muitos dentes numa cabeça de alho, uma cebola tem um único bolbo.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.Contrairement aux gousses nombreuses dans une tête d'ail, l'oignon a un seul bulbe.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.Im Gegensatz zu den vielen Zehen beim Knoblauch hat eine Zwiebel nur eine einzige Knolle.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.마늘의 머리에 있는 많은 마늘 쪽들과 달리 양파는 단 하나의 알뿌리가 있습니다.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.Spre deosebire de cățeii din căpățâna de usturoi, o ceapă are un singur bulb.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.W odróżnieniu od wielu ząbków czosnku, cebula jest jedną bulwą.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.בניגוד להרבה שיניים בראש שום, לבצל יש פקעת אחת.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.على عكس العديد من الفصوص في رأس البصلة، فللبصلة بصيلةٌ واحدة
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.タマネギは 1つの球根です つまり 1つの存在・状態 という意味があるのです
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.A következő pillanatban a fény kialudt, és ez a vad kannibál, Tomahawk között fogát, felugrott az ágyba velem.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.다음 순간은 불빛이 빛나고,이 야생의 식인종, 큰 도끼 사이 그의 이빨은 나와 함께 침대로 달려들.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.Naslednji trenutek je bilo luč ugasne, in to divje Kanibal, TOMAHAWK med zobe, skočila v posteljo z mano.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.Un attimo dopo la luce era spenta e questo cannibale selvaggio, tra tomahawk i denti, saltò nel letto con me.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.V budúcom okamihu svetlo pohasla, a to divoké kanibal, Tomahawk medzi zuby, skočil ku mne do postele.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.V příštím okamžiku světlo pohaslo, a to divoké kanibal, Tomahawk mezi zuby, skočil ke mně do postele.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.W następnej chwili światło było zgaszone, a to dziki kanibal, tomahawk między zęby, rzucił się w łóżku ze mną.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.В следующее мгновение свет был погашен, и этот дикий людоед, томагавк между зубы, вскочил ко мне в постель.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.У наступну мить світло було погашено, і цей дикий людожер, томагавк між зуби, скочив до мене в ліжко.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.ברגע הבא האור היה כבוי, וזה קניבל בר, הטומהוק בין שיניו, זינק למיטה איתי.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.لحظة المقبل انطفأ النور ، وبين هذه أكلة لحوم البشر البرية ، توماهوك أسنانه ، قفزت الى السرير معي.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.彼の歯は、私と一緒にベッドに飛びあがった。 私は今それを助けることができなかった、外歌った、と驚きの突然のうなり声を与え、彼
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Elképzelünk egy kannibált -- emberi fogakat, emberi bőrbe mélyesztve, emberi húst sülni a tűz felett.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Hãy hình dung một kẻ ăn thịt, răng người ấn sâu vào da người, thịt người treo trên đống lửa.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Imaginați-vă un canibal, dinți de om înfigându-se în piele de om, carne de om care se prăjește la foc.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Imaginen a un caníbal, dientes humanos hundiéndose en piel humana, carne humana asándose al fuego.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.식인종, 인간의 피부 속으로 들어가는 인간의 치아, 불 속에서 구워지고 있는 인간의 살을 상상해보세요.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Obrázek kanibala, lidských zubů pronikajících do lidské kůže, lidského masa opékajícího se nad ohněm.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Predstavljajte si ljudožerca, človeški zobje se zasadijo v človeško kožo, človeško meso se peče nad ognjem.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Wyobraźmy sobie kanibala, ludzkie zęby zatapiające się w ludzkiej skórze, ludzkie mięso pieczone nad ogniem.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Образи канібала, зуби, що в'їдаються в людську плоть, шматки людського м'яса, що підсмажується на багатті.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Представете си канибал, човешки зъби, забиващи се в човешка кожа, човешко месо, изпечено на огън.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.דמיינו קניבל, שיני אדם ננעצות בעור אדם, בשר אדם שנצלה על האש.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.تصور أكل للحوم البشر, أسنان بشر في جلد بشر لحم بشري يحمص على النار
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.人肌に食らいつく・・・ 火であぶられる人肉・・・ 恐怖にはサスペンスの 要素もあります
Biz büyük dişleri olan şeylere ilgi duyarız ve bunun evrimsel değerini anlayabilirsiniz ve ayrıca우린 이빨이 커다란 녀석들에게 관심을 갖습니다. 동물의 왕국을 보시면 그 진화의 가치를 알 수 있으며
Biz büyük dişleri olan şeylere ilgi duyarız ve bunun evrimsel değerini anlayabilirsiniz ve ayrıcaWe zijn geïnteresseerd in dingen met grote tanden. Daarvan zie je de evolutionaire waarde in.
Biz büyük dişleri olan şeylere ilgi duyarız ve bunun evrimsel değerini anlayabilirsiniz ve ayrıcaВедь нас интересуют существа с огромными зубами. Эволюционная ценность этого очевидна.
Biz büyük dişleri olan şeylere ilgi duyarız ve bunun evrimsel değerini anlayabilirsiniz ve ayrıcaאנו מתעניינים בדברים שיש להם שיניים גדולות, ואתם יכולים לראות מהו הערך האבולוציוני של זה, וגם
Biz büyük dişleri olan şeylere ilgi duyarız ve bunun evrimsel değerini anlayabilirsiniz ve ayrıcaنحن نحبّ الأشياء ذي الأسنان الكبيرة, وانت تستطيع أن ترى القيمة التطورية لهذا الأمر, ويمكنك أيضاً أن ترى
Biz büyük dişleri olan şeylere ilgi duyarız ve bunun evrimsel değerini anlayabilirsiniz ve ayrıcaそれが進化に役立つこと またその嗜好は 『アニマルプラネット』を見れば分かります
Brad'in diş yapılarından çalıştık. Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.lavorando su calchi della dentatura di Brad per adattarla in ragione dell'invecchiamento.
Bu dişleri ölçtüğünüzde, bir kız olmaya koyulduğunu çok küçük olan bu köpek dişiyle görürsünüz.Al medir esos dientes, quedó claro que empezaba a ser una niña con dientes caninos muy pequeños.
Bu dişleri ölçtüğünüzde, bir kız olmaya koyulduğunu çok küçük olan bu köpek dişiyle görürsünüz.Als je die tanden opmeet, wordt duidelijk dat het een meisje is met hele kleine hoektanden.
Bu dişleri ölçtüğünüzde, bir kız olmaya koyulduğunu çok küçük olan bu köpek dişiyle görürsünüz.Als wir also diese Zähne maßen, wurde es klar, dass sie ein Mädchen mit sehr kleinen Eckzähnen war.
Bu dişleri ölçtüğünüzde, bir kız olmaya koyulduğunu çok küçük olan bu köpek dişiyle görürsünüz.Deci, când măsori acei dinți este clar că s-a născut fată pentru că avea canini foarte mici.
Bu dişleri ölçtüğünüzde, bir kız olmaya koyulduğunu çok küçük olan bu köpek dişiyle görürsünüz.이 치아들의 크기를 재보면 그녀가 여자아이였다는것이 분명해 집니다 작은 송곳니를 가지고 있습니다
Bu dişleri ölçtüğünüzde, bir kız olmaya koyulduğunu çok küçük olan bu köpek dişiyle görürsünüz.Kun nuo hampaat mitattiin, oli selvää, että hänestä oli tulossa hyvin pienihampainen tyttö.
Bu dişleri ölçtüğünüzde, bir kız olmaya koyulduğunu çok küçük olan bu köpek dişiyle görürsünüz.Lorsque vous mesurez ces dents, il est apparu clairement que c'était une fille avec de toutes petites canines.
Bu dişleri ölçtüğünüzde, bir kız olmaya koyulduğunu çok küçük olan bu köpek dişiyle görürsünüz.Misurando questi denti è stato chiaro che si trattava di una bambina con dei canini molto piccoli.
Bu dişleri ölçtüğünüzde, bir kız olmaya koyulduğunu çok küçük olan bu köpek dişiyle görürsünüz.Po zmierzeniu tych zębów było jasne, że to dziewczynka, z bardzo małymi siekaczami.
Bu dişleri ölçtüğünüzde, bir kız olmaya koyulduğunu çok küçük olan bu köpek dişiyle görürsünüz.Så når man måler disse tænder, var det klart at hun begyndte at være en pige med meget små hjørnetænder.

İlgili Sayfalar