dişler ile cümle
dişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Fazla şeker dişlerinde çürümeye sebep olur.Too many sweets cause your teeth to decay.
Dişlerim soğuktan birbirine vurdu.My teeth chattered with cold.
Genellikle şekerlemelerin dişleriniz için kötü olduğu söylenir.It is often said that sweets are bad for your teeth.
Mike geçen hafta dişlerini kontrol ettirdi.Mike had his teeth checked last week.
Dişlerini gereği gibi fırçalıyor musun?Are you brushing your teeth properly?
Taro, git ve dişlerini fırçala.Taro, go and brush your teeth.
Dün gece dişlerimi fırçalamadan yattım.Last night, I went to bed without brushing my teeth.
Benim dişlerimden biri acıyor.One of my teeth hurts.
Benim tavşan dişlerim var.I have buck teeth.
Dişçide dişlerimi muayene ettirdim.I had my teeth examined at the dentist's.
Yemek yedikten sonra her zaman dişlerimi fırçalamam.I don't always brush my teeth after I eat.
Yatmaya gitmeden önce dişlerimi fırçalamayı bir kural haline getiriyorum.I make it a rule to brush my teeth before I go to bed.
Yatmaya gitmeden önce her zaman dişlerimi fırçalarım.I always brush my teeth before I go to bed.
Dişlerimden biri çıktı.One of my teeth came out.
Dişlerin ağrırsa diş hekimine gitmelisin.If your tooth hurts, you should see a dentist.
Senin dişlerinin bir röntgenini çekeceğim.I'll take some X-rays of your teeth.
Dişlerimizi her zaman temiz tutmalıyız.We must always keep our teeth clean.
Dişlerini temiz tutmalısın.You must keep your teeth clean.
Dişlerini temiz fırçala.Brush your teeth clean.
Dişlerini fırçaladın mı?Did you brush your teeth?
Dişlerimi fırçalamak zorundayım.I have to brush my teeth.
Dişlerinizin bir kalıbını alacağım.I'll take an impression of your teeth.
Benim çarpık dişlerim var.I have crooked teeth.
Dişlerimi düzeltmek istiyorum.I would like to have my teeth straightened.
Dişlerini fırçala.Brush your teeth.
Erkek çocuğu dişlerini fırçalamayı ihmal ettiği için kötü dişleri vardı.The boy had bad teeth because he neglected to brush them.
Dişlerini günde en az iki kez fırçala.Brush your teeth twice a day at least.
Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın.Brush your teeth after meals.
Yemeklerden sonra dişlerimi fırçalamayı kural haline getirdim.I make it a rule to brush my teeth after meals.
Yatmaya gitmeden önce dişlerini fırçala.Brush your teeth before going to bed.
Yirmilik dişler geliyor.My wisdom teeth are coming in.
Oğlumun ön dişleri çarpık çıktı.My son's front teeth have come in crooked.
Oğlumun bütün ana dişleri çıktı.All my son's adult teeth are in.
Kötü dişler genellikle ağrıya neden olur.Bad teeth often cause pain.
Çok fazla sigara içmekten, dişleri sararmış.His teeth are yellow from smoking too much.
O, dişleriyle ipi kesti.He cut the rope with his teeth.
Onun dişleri bile var.She has even teeth.
Onun bir dizi çarpık dişleri var.She has a set of irregular teeth.
O her sabah dişlerini fırçaladığını söyledi.She said that she brushes her teeth every morning.
Annem dişlerini düzelttirmek için gün aşırı diş hekimini ziyaret eder.My mother visits the dentist's every other day to get her teeth fixed.
Dişlerimi günde iki kez fırçalarım.I brush my teeth twice a day.
Günde iki kez dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth twice a day.
Günde iki defa dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth twice a day.
Her yemekten sonra dişlerini fırçala.Brush your teeth after each meal.
Dişlerimi gıcırdattım.I gritted my teeth.
O dişlerini fırçalar .He brushes his teeth.
Kahvaltıdan sonra dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth after breakfast.
Ben bir diş fırçası ile dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth with a toothbrush.
Dişlerimi fırçalarım; Saçımı tararım.I brush my teeth; I comb my hair.
Yedikten sonra dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth after eating.
Dişlerini temizle!Clean your teeth!
Dişlerinizi iyi fırçalayın.Brush your teeth well.
Dişlerini temizle.Clean your teeth.
Dişlerim tamamen sağlıklı ve sorunsuzdur.My teeth are totally healthy and free of problems.
Sağlıklı yetişkin dişleri kalıcı olmalıdır.Healthy adult teeth should be permanent.
Diş hekimleri dişlerinizi incelemek için röntgen çekerler.Dentists take x-rays to examine your teeth.
Gerçek şu ki, o sadece havadaki şu kuşu dişleriyle yakaladı.As a matter of fact, he did just catch that bird in midair with his teeth.
Taro,git dişlerini fırçala.Taro, go brush your teeth.
Onun dişleri inci gibi beyaz.His teeth are white like a pearl.
O yemeklerinden sonra dişlerini fırçalar.He brushes his teeth after his meals.