dişe ile cümle
dişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Ihr habt gehört, daß da gesagt ist: "Auge um Auge, Zahn um Zahn."
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz."Kalian tahu bahwa ada juga ajaran seperti ini: mata ganti mata, gigi ganti gigi
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz."또 눈은 눈으로, 이는 이로 갚으라 하였다는 것을 너희가 들었으나"
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Ouvistes que foi dito: Olho por olho, e dente por dente.
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Počuli ste, že bolo povedané: Oko za oko a zub za zub.
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Slišali ste, da je rečeno starim: „Oko za oko, zob za zob“.
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Slyšeli jste, že řečeno jest: Oko za oko, a zub za zub.
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Słyszeliście, iż rzeczono: Oko za oko, a ząb za ząb;
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Te olette kuulleet sanotuksi: `Silmä silmästä ja hammas hampaasta`.
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Vous avez appris qu`il a été dit: oeil pour oeil, et dent pour dent.
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Ηκουσατε οτι ερρεθη, Οφθαλμον αντι οφθαλμου και οδοντα αντι οδοντος.
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Вы слышали, что сказано: око за око и зуб за зуб.
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Чували ви, що сказано: Око за око, й зуб за зуб.
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Чули сте, че е било казано: “Око за око, зъб за зъб”.
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.שמעתם כי נאמר עין תחת עין שן תחת שן׃
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.سمعتم انه قيل عين بعين وسن بسن.
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.你 們 聽 見 有 話 說 、 『 以 眼 還 眼 、 以 牙 還 牙 。
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.你 們聽見 有 話說 、 『 以 眼 還眼 、 以 牙還牙 。
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Ce n'est pas forcément toujours une dissection.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Chiếc bàn cũng không phải chỉ dùng để giải phẫu.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller. Dijital olduğu için, ters diseksiyon da yapabilirler.Wirtualny stół umożliwia dysekcję wsteczną.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Het hoeft niet altijd om ontleden te gaan.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Ini tidak selalu tentang pembedahan.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.항상 해부 실습만 할 수 있는 것은 아닙니다.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Man muss nicht immer sezieren.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Ma non devono per forza essere dissezioni.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Não é necessário que seja sempre uma dissecação.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Nemusí to byť vždy len pitva.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Ne vždy to ale musí být pitva.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Nu trebuie să fie totdeauna disecţie.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Pero no todo son disecciones.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Δεν είναι απαραίτητο να είναι πάντα ανατομή.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Не е необходимо винаги да бъде дисекция.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.Речь не обязательно всегда идёт о вскрытии.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.זה לא חייב להיות חיתוכים כל הזמן.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.فإنه لا يجب أن تكون دائما تشريح.
Her zaman diseksiyon yapmak zorunda da değiller.電子化されているので 解剖を逆向きに行うこともできます
Misina dişe zararlıdırחוטי דיג לא מתאימים לניקוי שיניים
Misina dişe zararlıdırخيط الصّيد غير مناسبٍ لتنظيف الأسنان
Şirketler World of Tanks lansmanından önce işbirliğini denedi ancak dişe dokunur sonuçlar elde edemedi.DAVA는 '월드 오브 탱크'가 아직 출시되진 않아서 회사가 그닥 큰 성과를 보여주지 못했던 때부터 함께 일을 해왔습니다
Şirketler World of Tanks lansmanından önce işbirliğini denedi ancak dişe dokunur sonuçlar elde edemedi.Les deux sociétés ont tenté de coopérer avant la sortie de World of Tanks, mais sans résultat notable.
Şirketler World of Tanks lansmanından önce işbirliğini denedi ancak dişe dokunur sonuçlar elde edemedi.Obie firmy próbowały nawiązać współpracę przed premierą World of Tanks, ale bezowocnie.
Şirketler World of Tanks lansmanından önce işbirliğini denedi ancak dişe dokunur sonuçlar elde edemedi.Společnosti se snažily navázat spolupráci už před vydáním hry World of Tanks, ale bez znatelných výsledků.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Comme une dent cassée et un pied qui chancelle, Ainsi est la confiance en un perfide au jour de la détresse.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Como dente quebrado, e pé deslocado, é a confiança no homem desleal, no dia da angústia.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Die Hoffnung auf einen Treulosen zur Zeit der Not ist wie ein fauler Zahn und gleitender Fuß.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Diente quebrado y pie que resbala es la confianza en el traicionero, en el día de angustia
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.int a] romlott fog és kimarjult láb: [olyan a] hitetlennek bizodalma a nyomorúság idején.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Kakor zdrobljen zob in izvinjena noga je zaupanje v izdajalca v stiske dan.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.환난날에 진실치 못한 자를 의뢰하는 의뢰는 부러진 이와 위골된 발 같으니라
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Kuin mureneva hammas ja horjuva jalka on uskottoman turva ahdingon päivänä.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Qual dente cariato e piede slogato tale è la fiducia dell'uomo sleale nel giorno della sventura
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Såsom en gnagande tand och såsom ett skadedjurs fot är den trolöses tillförsikt på nödens dag.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Som en skjør tann og en vaklende fot er tillit til den troløse på nødens dag.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Som ormstukken Tand og vaklende Fod er troløs Mand på Trængselens Dag.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Tin cậy kẻ bất trung trong ngày hoạn nạn, Giống như răng bị gãy bể, tỉ như chơn trẹo đi.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Tin_cậy kẻ bất_trung trong ngày hoạn_nạn , Giống như răng bị gãy bể , tỉ_như chơn trẹo đi .
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Ufność w człowieku przewrotnym jest w dzień ucisku jako ząb wyłamany i noga wywiniona.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Vylomený zub a vytknutá noha nádej v neverného v deň úzkosti.
Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.Zub vylomený a noha vytknutá jest doufání v převráceném v den úzkosti.
İlgili Sayfalar