diş ile cümle
diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Burası dışında, çok basit değil.Except that here, it's not so simple.
Son olarak ailemle birlikte Disneyland'a gittiğimden beri uzun zaman oldu.It has been so long since I last went to Disneyland with my family.
Dışarısı tamamen karanlık.It's all dark outside.
Cuma günü dışarı çıkmamızı öneriyorum.I suggest that we go out on Friday.
Telefon çaldığında dışarı çıkmak üzereydim.I was about to go out when the phone rang.
Bu akşam dışarı çıkıp çıkmayacağını Trang'e sor.Ask Trang if he's going out this evening.
Lütfen dışarı çıkarken kapıyı kapatır mısın?Please will you close the door when you go out.
Göze göz, dişe diş.An eye for an eye, a tooth for a tooth.
Dışarı çıkmak için özgürsün.You are free to go out.
Dışarı çıkmak için özgürsünüz.You are free to go out.
Dışarı çıkmakta serbestsin.You are free to go out.
Bir diş hekimini ziyaret etmen gerekiyor.You ought to see a dentist.
Dün gece dışarı çıktın mı?Did you go out last night?
Bugün dışarı çıkmasan iyi olur.You'd better not go out today.
Bugün dışarı çıkmamalısın.You must not go out today.
Yurt dışına gitmek ister misin?Would you like to go abroad?
Ne sıklıkta yurt dışına gidersin?How often do you go abroad?
Böyle bir günde dışarı çıkmaktansa evde kalsan iyi olur.You'd better stay at home rather than go out on such a day.
Üşüttüğün için dışarı çıkmamalısın.Since you have a cold, you must not go out.
Fikirlerin oldukça çağ dışı.Your ideas are quite old fashioned.
Konunun dışına çıktın.You are off the point.
Amcan hâlâ yurt dışında mı?Is your uncle still abroad?
Seni görmek ümidiyle dışarıda bekledim.I waited outside on the chance of seeing you.
Ben çalışmak için dışarı gitmene itiraz etmiyorum fakat çocuklara kim bakacak.I don't object to your going out to work, but who will look after the children?
Dışarı bakmanız için perdeyi açacağım.I'll open the curtain for you to look out.
Ayakkabılarınızı giyin. Akşam yemeği için dışarı çıkalım.Put on your shoes. Let's go out for dinner.
Biz cuma günü bir yemek için dışarı çıkıyoruz.We're going out for a meal on Friday.
Para kaybı onun yurt dışına gitmesini imkansız hale getirdi.The loss of money made it impossible for him to go abroad.
Birçok genç Japon bu günlerde yurt dışına seyahat ediyor.Many young Japanese travel overseas these days.
Balık suyun dışında yaşayamaz.Fish cannot live out of water.
Bir balık suyun dışına fırladı.A fish leaped out of the water.
Geçen yıl yaptığımız gibi birlikte dışarı çıkabiliriz.We could go out together like we did last year.
Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.My old friend wrote to me, informing me of his return from abroad.
Ben evimden dışarı koştum.I rushed out of my house.
Tatil için yurt dışına seyahat eden öğrenci sayısı artıyor.The number of students who travel abroad for vacation is increasing.
Tatillerinizde bazen yurt dışına çıkıyor musunuz?Do you sometimes go abroad on your holidays?
Diş dolgumu kaybettim.I've lost my filling.
Bu diş doldurulmalı.This tooth has to have a filling.
Değişiklik olması için dışarıda yiyelim.Let's eat out for a change.
Hasta hissediyorum ama böyle iken dışarı çıkmak istiyorum.I'm feeling ill, but I intend to go out anyhow.
Fazla şeker dişlerinde çürümeye sebep olur.Too many sweets cause your teeth to decay.
Dişlerim soğuktan birbirine vurdu.My teeth chattered with cold.
Soğuk bir günde kimse dışarıda çalışmak istemez.Nobody wants to work outdoors on a cold day.
Hiç kimse soğuk bir günde dışarıda çalışmak istemez.Nobody wants to work outdoors on a cold day.
Soğuk havada dışarıya nefes verdiğinde nefesini görebilirsin.When you breathe out in cold weather, you can see your breath.
Ben ısırdığımda, bu diş acıyor.When I bite down, this tooth hurts.
O, okul dışında, evi olmayan, karton kutularda yaşayan insanları gördü.Outside the school, she saw people with no homes living in cardboard boxes.
Dışişleri bakanı görüşmelere katıldı.The foreign minister attended the talks.
Dış tavsiye gerekli olabilir.Outside advice may be necessary.
Onu harici hard diskte sakla.Save it on the external hard drive.
Dışişleri Bakanı, savaşın kaçınılmaz olduğunu söyledi.The Foreign Minister said that war was inevitable.
Canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out.
Dışarıya gitme yerine ev ödevimi yapmak zorundayım.I have to do my homework instead of going out.
Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını cilalamayı unutma.Don't forget to polish your shoes before you go out!
Dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitlemeden bırakmak onun dikkatsizliğiydi.It was careless of her to leave the door unlocked when she went out.
Dışarı çıkmadan önce saçını tara.Comb your hair before you go out.
Tüm ışıkların kapatıldığından emin ol dışarıya çıkmadan önce.Make sure to turn off all the lights before going out.
Dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out.
Evde kalmak dışarı çıkmaktan daha iyidir.It is better to stay in than go out.
Dışarı gitmektense evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay home than go out.
İlgili Sayfalar