diğer yandan ile cümle
diğer yandan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Diğer yandan Erdoğan'ın 22 Şubat Pazartesi günkü ziyareti bir ayakkabı fırlatma olayıyla gölgelendi.Meanwhile, Erdogan's visit Monday (February 22nd) was marred by a shoe-throwing incident.
Diğer yandan Güneydoğu Avrupanın ithalat rakamlarının içinde BDT ülkelerinin payı da düştü.Meanwhile, the share of SEE intraregional imports purchased from the CIS declined.
Fakat diğer yandan orada yaşayanlar için de çok üzülüyordum.But simultaneously I felt sorrow for the people that lived there.
Diğer yandan böyle bir ekonomik ilerleme, Makedon halkını da rahatlatacak.At the same time, an improved economy will bring relief to Macedonia's citizens.
Diğer yandan Avrupalı yetkililer Tadiç'in açıklamasını övgüyle karşıladılar.On the other hand, European officials hailed Tadic's declaration.
Fakat diğer yandan üretilen sütün kalitesi düşük.At the same time, however, the quality of milk is lower.
Siyasi partisini güçlendirmeye odaklanan Dodik, diğer yandan da SDS'yi sert bir şekilde eleştirdi.Dodik concentrated on strengthening his political party, while sharply criticising the SDS.
Diğer yandan yeni üyeler, er ya da geç avro bölgesine dahil olmak durumunda kalacak.Likewise, new entrants are bound to enter the eurozone sooner or later.
Diğer yandan AB her yıl vize harcı olarak milyarlarca avro para topluyor.Meanwhile, the EU collects billions of euros annually in visa fees.
Diğer yandan hadronları sicim olarak modelleme girişimleri ciddi problemlerle karşılaşmıştır.On the other hand, attempts to model hadrons as strings faced serious problems.
Bir diğer yandan devlet siyasi muhalefeti şiddetle bastırdı.And on the other hand, the Government itself violently repressed political dissent.
Ancak diğer yandan, oluşturulan çatlak numunenin toplam yüzey enerjisini arttırır.On the other hand, the crack increases the total surface energy of the specimen.
Diğer yandan İsviçre Uluslararası Kakao Örgütünün (ICCO) de bir üyesidir.Die Schweiz ist Mitglied der Internationalen Kakao-Organisation (ICCO).
Bir yandan askerî kariyerini sürdürürken, diğer yandan resim yapmıştır.Auch als er sich zu einer militärischen Laufbahn entschloss, blieb seine Neigung zur Malerei bestehen.
Diğer yandan Magnesia sahillerindeki fırtınada gemilerin yaklaşık üçte birinin kaybedildiğini bildirmektedir.In der folgenden Nacht verloren die Mongolen durch einen Sturm etwa ein Drittel der Flotte.
Diğer yandan İtalyan Hava Kuvvetleri'nin belirgin üstünlüğü vardı.Auch die italienische Luftwaffe war zahlenmäßig überlegen.
Diğer yandan bu olaylar ile beraber Humeyni kadınları örtünmeye mecbur kılmıştır.Er musste dafür aber die Kommende Hemmendorf (und Rexingen) abgeben.
Diğer yandan, ağdan düşen genç civcivlere Heimaey'de çok iyi muamele edilir.Doch bald darauf ereignen sich mysteriöse Vorfälle im Umfeld des jungen Damien.
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.Ça n'aurait pas pu avoir lieu sans lui, mais en même temps, ça n'aurait pas pu continuer avec lui.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Dans le contexte du De Ceremoniis, cependant, le terme peut aussi signifier « unité » ou « navire »,.
Diğer yandan İtalyan Hava Kuvvetleri'nin belirgin üstünlüğü vardı.La supériorité aérienne italienne s'est avérée par ailleurs inefficace.
Diğer yandan baba pozitif bir idealist ve kültürlü bir adamdı.Attentionné, il aurait fait un père et un mari idéal.
Diğer yandan Almanya, Osmanlı İmparatorluğu'nun toprak bütünlüğünü korumayı kabul etmektedir.En échange de quoi, la Russie accepte d’adhérer au blocus continental contre le Royaume-Uni.
Bir yandan tiyatro ile ilgilenirken diğer yandan avukatlık mesleğine devam etti.Déçu par la profession d'avocat, il cherche une autre voie.
Ama diğer yandan ise bu şarkı "diğerleri" için bir şarkı.Pero, por otro lado, también es una especie de canción para los "otros".
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.No podía haber ocurrido sin él pero, por otro lado, no podíamos haber seguido con él.
Diğer yandan Henry, Tomas ve Simon tsunamiden birlikte kurtulmuştur.Mientras tanto, Henry, Thomas y Simon también han sobrevivido juntos al tsunami, aunque Henry está lesionado.
Diğer yandan M1909/37 ler sağlam ve güvenilirdi.Su «gobierno largo» (1907-1909) fue fértil en la formulación de nuevas leyes y medidas.
Diğer yandan Macaristan ve Çekoslovakya arasında da mübadele gerçekleltirilmiştir.Del mismo modo, había tensiones entre Hungría, por un lado, y Rumania y Checoslovaquia por otro.
Diğer yandan ileri derecede diş aşınması görülmektedir.En la parte posterior se bifurca el dentario.
Diğer yandan Cooke bu tasarımlardan büyük bir servet kazanılabileceğini düşünüyordu.Cooke, por otro lado, declaró que su único objetivo era hacer una fortuna con el plan.
Diğer yandan Roma hafif piyadesi kenti çevreleyen hendekler içine indiler.Para hacer esto, las tropas ligeras romanas tomaron asilo en las zanjas que rodearon la ciudad.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Nel contesto del De Ceremoniis, tuttavia, può anche essere interpretato semplicemente come "unità" o "nave".
Diğer yandan, partizanlar Gestapo Karargâhını işgal etti.Nel frattempo i partigiani occuparono la sede della Gestapo e il quartier generale della Sipo.
Diğer yandan, Springfield'a Adil gelir ve tatlı, yardımsever bir çocuk olarak ortaya çıkar.Allo stesso tempo, Clover lavora per imparare come essere dolce e gentile.
Bir tarafdan o iyi biri, diğer yandan tembel.С одной стороны он добрый, с другой — ленивый.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.В контексте «О церемониях», однако, он также может быть прочитан просто как подразделение или корабль.
(NDP Diğer yandan Ordu protestoculara evlere gitmesi konusunda uyarıda bulundu.(Недовольство в партийном руководстве и в СССР вызывала его ориентация на национальные военные кадры.)
Diğer yandan M1910/30 lar sağlam ve güvenilirdi.1910/30 гг. становились полностью беззащитными.
Diğer yandan lağımcılar hisar duvarının dibine bir delik açtılar.Одновременно нападающие копали под стенами подземный ход.
Diğer yandan, sadece yükü bilmek de durumun tanımlanması için yeterli değildir.إلا أنه على الجانب الآخر فإن مجرد معرفة الشحنة ليس وصفا كاملا للموقف.
Diğer yandan çeşitli noktalarda denizaltı gözetleme postaları oluşturulmuştu.ومن جانب اخر أنشأت مراكز مراقبه بحريه في نقاط مختلفه.
Diğer yandan metaller kısmen dolu elektronik kuşaklar elektron kuşağı yapısına sahiptirler.ومن ناحية أخرى، فإن الفلزات لديها بنية نطاق إلكتروني تحتوي على شرائح إلكترونية ممتلئة جزئيا.
Diğer yandan köy yolu, höyüğün kuzey ve bat eteklerini kesmiştir.و بسقوط المدينة، وصل الدفاع عن المرتفعات الوسطى والشمال إلى نهايته.
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.Não teria acontecido sem ele, mas, por outro lado, não tinha como continuar com ele.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Contudo, no contexto de Sobre as Cerimônias, pode ser lido simplesmente como "unidade" ou "navio".
Diğer yandan Baekje Krallığı, Budizmin etkisi altında gelişti.O reino Baekje, por outro lado, floresceu sob a influência do Budismo.
Diğer yandan SSCB'nin din karşıtı politikalarına karşı çıkmaktadır.Já não aceita a orientação esquerdista do PSU .
Savaş boyunca bir taraftan inzibat görevi yaparken, diğer yandan Ertuğrul gazetesini çıkardı.Onde a gente tinha um amigo, mandava o jornal para lá.
Diğer yandan Bingley Jane’e kız kardeşinin hoşnutsuzluğu pahasına evlenme teklif eder.Dias depois Bingley propõe casamento a Jane.
Diğer yandan lağımcılar hisar duvarının dibine bir delik açtılar.A explosão abriu um buraco na parede do edifício.
Diğer yandan koyu renkli mal görülmemektedir.Ook komt er geen zwarte kleur voor op het hoofd.
(NDP Diğer yandan Ordu protestoculara evlere gitmesi konusunda uyarıda bulundu.(Volgens het KNIL-reglement hadden soldaten het recht gedemobiliseerd te worden in een plaats naar hun keuze.)
Bir taraftan kendisi öğrenirken, diğer yandan birçok öğrenciye ders verdi.Doordat hij ook les gaf, leerde hij veel mensen kennen.
Diğer yandan Maraton, Yunanistan için son derece parlak bir zaferdi.De Slag bij Salamis was een overtuigende overwinning voor de Grieken.
Diğer yandan Cooke bu tasarımlardan büyük bir servet kazanılabileceğini düşünüyordu.Hooke liet een bekwaam constructeur met dit ontwerp een machine maken.
Diğer yandan Ted ve Robin heyecanlı bir ilişki yaşamaktadırlar.Ted en Robin krijgen dan alsnog een relatie die een jaar stand houdt.
Diğer yandan Alman askerî ataşesi İngiliz Invincible sınıfı kruvazörlerin asıl özelliklerini elde etmişti.In dat opzicht leken de Sovjetschepen nog het meest op de Britse vliegdekschepen van de Invincibleklasse.
Diğer yandan Artemision Boğazı'nı tutmak için artık bir neden kalmamıştı.Tot nu toe zijn geen andere vondsten van het skelet van Longisquama gedaan.
Diğer yandan İtalya’daki savaş Fransa için tam bir yıkım olmuş, hatta Fransa kralı esir düşmüştür.Later voerde hij vooral oorlog in Italië voor de Franse koning tegen de keizer.