Tatoeba'daki dezenformasyondan bıktım.I'm tired of disinformation on Tatoeba.
O bir dezenformasyon ustasıdır.He is a master of disinformation.
Tom dezenformasyon konusunda gerçekten iyidir.Tom is really good at disinformation.
Fakat bu iddialar doğrulanamayarak dezenformasyon olarak kaldı.Even at this point, his performance still remained indistinguishable.
Time Magazine'e göre DLive, aşırı sağ dezenformasyon, antisemitizm ve ırkçılığın merkezidir.According to Time Magazine, DLive is a hub of far-right disinformation, antisemitism and racism.
Fakat bu iddialar doğrulanamayarak dezenformasyon olarak kaldı.Однако эта клятва осталась формальной.
Bu durum olaylar hakkında dezenformasyon meydana getirmiştir.هذا يجعلنا فرقة ترفع الوعي حول بعض القضايا.
Dezenformasyon, yanlış veya doğruluğu bulunmayan ve kasıtlı olarak yayılan bilgi.Informasi yang menjebak di antara benar atau salah, fakta atau bukan dan cara menyikapinya.
Dezenformasyon, yanlış veya doğruluğu bulunmayan ve kasıtlı olarak yayılan bilgi.Дезинформация е грешна или неточна информация, която е разпространена умишлено.
Dezenformasyon, yanlış veya doğruluğu bulunmayan ve kasıtlı olarak yayılan bilgi.Tyčios formos – tiesioginė ir netiesioginė tyčia.