deyi ile cümle
deyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bayan Gil Ra Im, lütfen merhaba deyin.Gil Ra Im, di hola.
Bayan Gil Ra Im, lütfen merhaba deyin.Gil Ra Im, dites bonjour.
Bayan Gil Ra Im, lütfen merhaba deyin.Gil Ra Im, kérem, köszönjön.
Bayan Gil Ra Im, lütfen merhaba deyin.Gil Ra Im, saluta.
Bayan Gil Ra Im, lütfen merhaba deyin.Gil Ra Im, si presenti.
Bayan Gil Ra Im, lütfen merhaba deyin.Nn. Gil Ra Im silahkan menyapa.
Bayan Gil Ra Im, lütfen merhaba deyin.Slečno Gil Ra Im, prosím pozdravte.
Bayan Gil Ra Im, lütfen merhaba deyin.Кил Ла Им, запознайте се.
Bayan Gil Ra Im, lütfen merhaba deyin.Киль Ра Им, поздоровайтесь.
Bayan Gil Ra Im, lütfen merhaba deyin.غيل را إم, من فضلك قومي بإلقاء التحية
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.더 씨 Jabez 윌슨의 존재에 대한 - 즉, 그들은 완료했다 그들의 터널.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.Jabez Wilsonin läsnäolo - toisin sanoen, että heillä oli suorittanut niiden tunneli.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.Jabez Wilson je - z drugimi besedami, da so zaključili njihov tunel.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.længere om Mr. Jabez Wilson tilstedeværelse - med andre ord, at de havde afsluttet deres tunnel.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.längre om Mr Jaebes Wilsons närvaro - med andra ord, att de hade avslutat sin tunnel.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.Wilson Jabez jelenlétét - más szóval, hogy befejezte az alagútban.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.עוד על נוכחות מר וז'בז של וילסון - במילים אחרות, כי הם השלימו המנהרה שלהם.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.يعد يتعلق بحضور السيد ويلسون يعبيص -- وبعبارة أخرى ، أنها أكملت من النفق.
Bay Jabez Wilson varlığı ile ilgili diğer bir deyişle, onlar tamamlamış olan uzun kendi tünel.それらのトンネル。 しかし、それが発見される可能性があるとして、彼らはすぐにそれを使用する必要があることが不可欠であり、または
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Alla gente non piace sentirsi dire 'Taglia'.
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.As pessoas ficam sempre aborrecidas quando digo "Corte".
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Az emberek mindig idegesek lesznek, amikor azt hallják tőlem, hogy "vágjunk".
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Die Menschen sind immer beunruhigt wenn ich sage, "Beschränken."
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Folk blir ofta upprörda när jag säger "Begränsa".
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Folk bliver altid oprevet, når jeg siger, "Klip."
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.사람들은 제가 '줄여라'고 하면 기분 나빠합니다.
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.La gente siempre se molesta cuando digo, "Cortar".
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Les gens sont toujours effrayés quand je dis : "Taillez".
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Lidé se vždy rozčílí, když jim řeknu: "Snižujte."
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Ľudia sa stále rozhnevajú, keď im poviem, "Znižujte."
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Ludzie burzą się, kiedy sugeruję cięcia.
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Mensen zijn altijd lastig als ik "snij" zeg.
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Mọi người luôn luôn lúng túng khi tôi nói, "cắt giảm"
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Oamenii mereu se supără când le zic "tăiați".
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Orang selalu terganggu ketika saya bilang, "Berhenti."
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Οι περισσότεροι νευριάζουν όταν τους λέω: "περικόψτε".
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Коли я кажу: "Відкиньте зайве", люди засмучуються.
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Люди всегда недовольны, когда я призываю сокращать.
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.Хората винаги се разстройват когато кажа "Режете".
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.אנשים תמיד מתעצבנים כשאני אומרת "לקצץ."
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.الناس يشعرون بخيبة الامل عندما اقول "خفض"
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.棚割りが減ることばかり
"Ben", deyin."Ano".
"Ben", deyin.Audiência:
"Ben.", deyin.Digam: "Sim." Audiência:
"Ben.", deyin.Digam; sim.
"Ben.", deyin.Digam: "Sim."
"Ben.", deyin.Digan "Yo"
"Ben", deyin.Dite, "Sì"
"Ben.", deyin.Dite "Sì"
"Ben.", deyin.Dite "Sì".
"Ben", deyin.Dites, " oui ".
"Ben.", deyin.Dites, " Oui "
"Ben.", deyin.Dites, " Oui ".
"Ben.", deyin.Dites, " Oui."
"Ben.", deyin. (Gülüşmeler)Dite "Sì" (Risate)
"Ben.", deyin. (Gülüşmeler)Dites, " Oui. " (Rires).
"Ben.", deyin. (Gülüşmeler)Mondja, "A-je" (Nevetés)
"Ben.", deyin. (Gülüşmeler)Powiedz, "Aye" (Śmiech).
"Ben.", deyin.Hãy nói, "Aye"