devlet hazinesi ile cümle

devlet hazinesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
30
ÖRNEK CÜMLE
15
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Kiralar devlet hazinesine bir gelir getirdi ve bu da köprünün bakımına yardım etti.The rents brought an income to the State Treasury, which helped maintain the bridge.
Praefectus aerarii: Soylular arasından atanan devlet hazinesi muhafızları.Praefectus aerarii: nobles appointed guardians of the state treasury.
Ölümünden sonra bütün malı Devlet Hazinesine intikal edildi.After his death the property was sold out of the family.
Belgeye sahip olmayan mallara Devlet hazinesi el koyacaktır.Goods without documents were to be confiscated for the state treasury.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.His expenses, however, went at damage of the public treasure.
Merkez Bankasının karı devlet hazinesine gidiyor.But let's just say any surplus profits of this bank actually just go back to the Federal government.
Devlet hazinesindeki paraların gereksiz yere harcanmasına engel oldu.Der Staat verschwendet sinnlos Steuergelder der Bürger.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.Dadurch füllte er seine Staatskassen auf.
Geliri doğrudan devlet hazinesine giderdi.Die Einnahmen flossen in den Staatshaushalt.
Yeni imparatorun karşılaştığı ilk büyük sorun devlet hazinesinin boşaltılmış olmasıdır.Le problème le plus urgent qui se pose au nouvel empereur est la pénurie de ressources du Trésor impérial.
İlk ödülünü 1960 yılında devlet hazinesine bağışladı.En 1960, il fit don de son premier prix au trésor public.
Devlet hazinesi tamtakırdı.Contuvo el tesoro estatal.
Ölümünden sonra bütün malı Devlet Hazinesine intikal edildi.После смерти дея все его имущество отходило в государственную казну.
Yeni imparatorun karşılaştığı ilk büyük sorun devlet hazinesinin boşaltılmış olmasıdır.كانت المشكلة الأكثر إلحاحاً التي تواجه الإمبراطور الجديد هي ندرة الموارد المتوفرة في الخزانة للإمبراطورية.
Kiralar devlet hazinesine bir gelir getirdi ve bu da köprünün bakımına yardım etti.Os impostos destas lojas entravam no tesouro da cidade, que ajudava na manutenção da ponte.
Yeni imparatorun karşılaştığı ilk büyük sorun devlet hazinesinin boşaltılmış olmasıdır.O problema mais urgente que enfrentava o imperador era a escassez de recursos deixados no cofre imperial.
Ölümünden sonra bütün malı Devlet Hazinesine intikal edildi.Aquando da sua morte, a sua propriedade passa a ser detida pelo tesouro do rei.»
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.Великі витрати спустошили державну скарбницю.
Ölümünden sonra bütün malı Devlet Hazinesine intikal edildi.Після його смерті ці речі були виморочені царською скарбницею.
Çoban ve oğulları devlet hazinesini istedikleri gibi harcıyorlardı.I vdovy a sirotci nosili své peníze do státní pokladny.
Yeni imparatorun karşılaştığı ilk büyük sorun devlet hazinesinin boşaltılmış olmasıdır.Cea mai urgentă problemă cu care s-a confruntat noul împărat a fost lipsa de resurse în trezoreria imperiului.
Kiralar devlet hazinesine bir gelir getirdi ve bu da köprünün bakımına yardım etti.Chiriile au adus un venit la Trezoreria Statului, care a contribuit la menținerea podului.
Geliri doğrudan devlet hazinesine giderdi.A pénzrontás bevételt hozott a kongó államkincstárnak.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.Οι δαπάνες του όμως ζημίωσαν το δημόσιο θησαυροφυλάκιο.
Geliri doğrudan devlet hazinesine giderdi.Pengene går til den danske statskasse.
Praefectus aerarii: Soylular arasından atanan devlet hazinesi muhafızları.騎士団の出納係で宝物庫を預かる番人。
Yeni imparatorun karşılaştığı ilk büyük sorun devlet hazinesinin boşaltılmış olmasıdır.Най-наболелият проблем пред новия император са оскъдните средства, останали в имперската хазна.
518'de Anastasius öldüğünde, Devlet Hazinesi'nde 150 ton gibi devasa miktarda altın bulunmaktaydı.Kui Anastasius 518. aastal suri, oli riigikassas rekordiliselt 145,15 tonni kulda.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.Kuid sellest jäi riigikassa täitmiseks väheseks.
Merkez Bankasının karı devlet hazinesine gidiyor.Napíšu to. Tohle mě neskutečně mátlo. ...

İlgili Sayfalar