devasa ile cümle

devasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kaplıcayı, halka açık olan kaplıcayı, büyük devasa küvetleri temizlemelerine yardım ediyordum.Я допомагала очищати онсени, або комунальні онсени, тобто велетенські гарячі джерела.
Kaplıcayı, halka açık olan kaplıcayı, büyük devasa küvetleri temizlemelerine yardım ediyordum.Я помогала очистить онсэн, общественный горячий источник, ванны огромных размеров.
Kaplıcayı, halka açık olan kaplıcayı, büyük devasa küvetleri temizlemelerine yardım ediyordum.עזרתי לנקות את ה"אונסן", בית המרחץ הקהילתי, את אמבטיות הענק.
Kaplıcayı, halka açık olan kaplıcayı, büyük devasa küvetleri temizlemelerine yardım ediyordum.كنت أساعد في تنظيف الأونسن الجماعي، أحواض الاستحمام الكبيرة الضخمة.
Kaplıcayı, halka açık olan kaplıcayı, büyük devasa küvetleri temizlemelerine yardım ediyordum.温泉で 公衆浴場の大きな浴槽の 掃除を手伝っていました この避難所も発見された写真を
Karada ilerledikçe, devasal vücutları dünyayı, nehirleri ve sıra dağları meydana getirdi.Cuando movieron a través de la tierra sus cuerpos giganticos formaron la tierra creando ríos y sierras.
Karada ilerledikçe, devasal vücutları dünyayı, nehirleri ve sıra dağları meydana getirdi.Podczas swoich wędrówek Olbrzymi ukształtowali Ziemię. Stworzyli rzeki i łańcuchy górskie.
Karada ilerledikçe, devasal vücutları dünyayı, nehirleri ve sıra dağları meydana getirdi.По мере продвижения, гиганты формировали Землю, создавая реки и горные цепи.
-ki genellikle bu böyledir - bu devasa binaların neye benzediğini köşeden gösterebilirim.저기 저 거대한 석재들 혹은 벽돌과 흙손으로 만들어진 가짜 석재들과 함께요. 보통 가짜가 더 흔하죠.
-ki genellikle bu böyledir - bu devasa binaların neye benzediğini köşeden gösterebilirim.lub fałszywych, wykonanych z cegły i tynku, co jest zdecydowanie częstszym zjawiskiem.
-ki genellikle bu böyledir - bu devasa binaların neye benzediğini köşeden gösterebilirim.עם כל הלבנים המסיביות מהאבן, או גושי האבן המזויפים שעשויים מלבנים וטיח, אשר ברוב המקרים זה הדבר.
-ki genellikle bu böyledir - bu devasa binaların neye benzediğini köşeden gösterebilirim.بالكتل الصخريه الضخمه او الكتل المزيفه المصنوعه من الطوب والجبص والتي توجد في اغلب الحالات.
-ki genellikle bu böyledir - bu devasa binaların neye benzediğini köşeden gösterebilirim.実際は レンガと化粧細工で作られた にせのブロックのことも多いのですが このように立体的に見せられます
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.A kontinensek egyre jobban eltávolodtak, hatalmas repedéseket nyitva a földkérgen.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Celine so se razmikale in odpirale razpoke v zemeljski skorji.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Continentele au intrat in deriva formand rifturi imense.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.De continenten dreven van elkaar weg, grote scheuren makend in de aardkorst.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Die Kontinente drifteten auseinander, und es entstanden riesige Brüche in der Erdkruste.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.I continenti si stavano separando, aprendo spaccature enormi nella Crosta terrestre
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.대륙은 분리되어 움직였고, 지구의 표면에 거대한 균열을 만들었는데,
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Kontinenter gled isär och enorma sprickor öppnade sig i jordskorpan.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Kontinenty sa vzďaľovali od seba, pričom sa otvárali obrovské medzery v zemskej kôre.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Kontynenty oddalały się od siebie, odsłaniając ogromne rozpadliny w skorupie ziemskiej.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Mannerlaatat olivat erkanemassa toisistaan avaten valtavia repeämiä maan kuoreen.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Οι Ήπειροι απομακρύνονταν, ανοίγοντας τεράστια ρήγματα στον φλοιό της Γης.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Континентите се раздалечавали, отваряйки огромни цепнатини в земната кора.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.היבשות החלו להיפרד, ובקעים עצומים נפערו בקרום של כדור הארץ.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.عندما انفصلت القارات عن بعضها فاتحةً تصدعات ضخمة في القشرة الأرضية
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.大陸漸漸分裂 地殼中出現巨大嘅裂縫
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.水が流れ 海になった
Korkunç göğüs ağrısı. EKG pbrrrh olur, böylece doktorlar da bu devasa anormallikte EKG'yi görebilir.Szörnyű mellkasi fájdalom. az EKG azonnal kijelzi, így az orvosok ezt a rendellenes EKG görbét látják.
Latin Amerika'daki en zengin ülkelerden birisi, devasa petrol varlıklarına şükürler olsunEne izmed najbogatejših držav v Latinski Ameriki zahvaljujoč velikanskim zalogam nafte
Latin Amerika'daki en zengin ülkelerden birisi, devasa petrol varlıklarına şükürler olsunUm dos países mais ricos da América Latina graças a enormes reservas de Petróleo.
Latin Amerika'daki en zengin ülkelerden birisi, devasa petrol varlıklarına şükürler olsunאחת המדינות העשירות ביותר ,באמריקה הלטינית .הודות למצבורי נפט ענקיים
Latin Amerika'daki en zengin ülkelerden birisi, devasa petrol varlıklarına şükürler olsun石油産出のおかげです ベネズエラの金持ちは 緑豊かな郊外に住んでいます
leğen kemiğime sıkıştırdıkları devasa vidaları da görmüşsünüzdür.제 골반을 고정하고 있는 이 거대한 나사들을 보셨을 겁니다.
leğen kemiğime sıkıştırdıkları devasa vidaları da görmüşsünüzdür.Sanjay, ați observat aceste șuruburi imense pe care mi le-au înșurubat în pelvis.
leğen kemiğime sıkıştırdıkları devasa vidaları da görmüşsünüzdür.ראיתם ברגים ענקיים שהבריגו לתוף האגן שלי.
leğen kemiğime sıkıştırdıkları devasa vidaları da görmüşsünüzdür.سوف ترون البراغي كيف تم حفرها داخل عظم الحوض
leğen kemiğime sıkıştırdıkları devasa vidaları da görmüşsünüzdür.特大のネジを見ているでしょう 次に ふくらはぎから腓骨を取り出し
Lucius ve ailesi geniş Via Lata sokağından Campus Martius'e ve devasa Agrippa hamamlarına doğru gidiyor.Lucius dan keluarganya menuju ke Via Lata, sebuah jalan lebar, ke Campus Martius, dan pemandian besar Agrippa.
Lucius ve ailesi geniş Via Lata sokağından Campus Martius'e ve devasa Agrippa hamamlarına doğru gidiyor.Lucius şi familia lui merg pe Via Lata, o stradă largă, spre Campus Martius şi enormele băi ale lui Agrippa.
Lucius ve ailesi geniş Via Lata sokağından Campus Martius'e ve devasa Agrippa hamamlarına doğru gidiyor.Lucjusz i jego rodziną przechodzą przez Via Lata, ulicę szeroką, na Pole Marsowe i do ogromnych term Agryppy.
MT: Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje.Đó là một ý tưởng tuyệt vời, một dự án khổng lồ.
MT: Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje.Krasna ideja; velikanski projekt je bil.
MT: Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje. Pahalı da..템페스트: 멋진 아이디어였지만 엄청나게 크고 비싼 프로젝트였죠.
MT: Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje. Pahalı da..מ"ט: זה רעיון מצויין. זה היה פרוייקט ענקי. ויקר.
MT: Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje. Pahalı da..م.ت: إنها فكرة رائعة، كانت مشروعاً ضخماً و مكلفا أيضاً.
MT: Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje. Pahalı da..「金が集まらない」
Neden böyle devasa figürler yaptığını, şimdi anlıyorum.Ahora sé porque haces estas figuras tan enormes.
Neden böyle devasa figürler yaptığını, şimdi anlıyorum.C'est donc pour ça que vous faites des statues si grandes ?
Neden böyle devasa figürler yaptığını, şimdi anlıyorum.Ora capisco perchč hai fatto delle sculture cosė grandi.
Neden böyle devasa figürler yaptığını, şimdi anlıyorum.Τώρα καταλαβαίνω γιατί φτιάχνειs τόσο μεγάλα σώματα.
Neden böyle devasa figürler yaptığını, şimdi anlıyorum.Теперь я понимаю, почему ты делаешь такие гигантские фигуры.
New York şehri küçük bir merkezden... ...aslını koruyarak devasa hale geldi.뉴욕과 같은 도시는 작은 중심지로 부터 발전했고 많은 오래된 부분의 기능이 여전히 남겨진채 천천히 성장했습니다.
New York şehri küçük bir merkezden... ...aslını koruyarak devasa hale geldi.New York a grandi autour d'un petit centre... et s'est développée en gardant ses anciens quartiers.
Neyse; adam çıktı, video gösteren iPod'u tanıtıyordu ve arkasındaki devasa iPod'da ne vardı?A co leciało na wielkim iPodzie za nim?
Neyse; adam çıktı, video gösteren iPod'u tanıtıyordu ve arkasındaki devasa iPod'da ne vardı?Ele começa a apresentar o iPod vídeo, e o que é que estava no iPod gigante por trás dele?
Neyse; adam çıktı, video gösteren iPod'u tanıtıyordu ve arkasındaki devasa iPod'da ne vardı?Et il arrive, il présente l'iPod vidéo, et qu'est ce que je vois sur l'énorme iPod derrière lui ?
Neyse; adam çıktı, video gösteren iPod'u tanıtıyordu ve arkasındaki devasa iPod'da ne vardı?Hän tuli lavalle ja esitteli video-iPodia ja mitä näkyikään jättimäisella iPod ruudulla hänen takanaan?

İlgili Sayfalar