devasa ile cümle

devasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.З 2000 по 2007 рік рівень нашої економіки зростав на фоні величезної споживацької заборгованості.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Икономиката ни растеше от 2000 г. до 2007 г. на гърба на потребителите масово взимащи кредити.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Наша экономика росла с 2000-го по 2007-й годы за счёт потребителей, делавших большие займы.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.הכלכלה שלנו גדלה מ- 2000 עד 2007 על גב הלוואות היתר של הצרכנים.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.نما اقتصادنا من 2000 إلى 2007 على خلفية أن المستهلكين يتسلفون على نطاق واسع.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.消費者がとてつもない過剰債務を 負うことで成しえました 今度はその債務を 返済しなければならないため
El aletlerinin yerini devasa elektronik aletler aldı. ve el ile şarj edilen elektronik aletler.수작업 도구들이 거대한 전기 기구와 공구로 바뀌었습니다.
El aletlerinin yerini devasa elektronik aletler aldı. ve el ile şarj edilen elektronik aletler.כלי העבודה הידניים הוחלפו בכלים חשמליים מסיביים וכלי חשמלי ידניים,
El aletlerinin yerini devasa elektronik aletler aldı. ve el ile şarj edilen elektronik aletler.استبدلت الأدوات اليدوية بأدوات كهربائية ضخمة والأدوات الكهربائية اليدوية,
El aletlerinin yerini devasa elektronik aletler aldı. ve el ile şarj edilen elektronik aletler.置き換えられました すべて電気によって 達成されたのです
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.Deci am făcut trei drumuri la Barajul celor trei Defileuri ca să văd acea transformare masivă a unui peisaj.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.Hice tres viajes a la Presa de Las Tres Gargantas, observando la transformación masiva del paisaje.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.Ho fatto tre viaggi alla diga delle Tre Gole, in cerca di quella massiccia trasformazione del paesaggio.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.Ik heb 3 reizen naar de Drieklovendam gemaakt, om te kijken naar de gigantische landschapstransformatie.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.J'ai fait à peu près trois voyages aux Trois Gorges pour contempler cette transformation massive d'un paysage.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.전 삼협 댐으로 세 번 정도 갔었는데, 거기에서 풍경의 거대한 전환 과정을 목격했습니다.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.K přehradě Tří soutěsek jsem se vydal postupně třikrát a sledoval tu rozsáhlou proměnu krajiny.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.Предприех около три пътувания до язовира "Три клисури", като разглеждах това огромно преобразяване на пейзажа.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.Я ездил в "Три ущелья", кажется, три раза, наблюдал за масштабным преображением пейзажа.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.כך השקעתי בערך שלושה טיולים לסכר שלושת הערוצים, מסתכל על השינוי המסיבי בנוף.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.وقد ذهبت ثلاث مرات إلى سد الممرات الثلاث وشاهدت التحول الهائل للمنظر
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.その間の風景の変化は大変なものです 爆弾で破壊された風景のように 見えますが そうではありません
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Aber, noch einmal, wir befinden uns inmitten einer massiven Veränderung.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Avšak, opäť sa nachádzame uprostred masívnej zmeny.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Dar, din nou, suntem in mijlocul unor schimbari masive.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.De most megint, mi egy nagy változás közepén vagyunk.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.그렇지만 지금 우리는 아무 엄청난 변화의 한복판에 서 있죠
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Maar we zitten opnieuw midden in een zeer grote verandering.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Ma ci sono di nuovo grandi cambiamenti in atto.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Mais, encore une fois, nous sommes au milieu de changements massifs.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Pero, otra vez, estamos en medio de un cambio masivo.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Мы снова находимся в процессе огромных перемен.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.Но, отново - намираме се посред огромна промяна.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.אך, שוב, אנחנו באמצע של שינוי מאסיבי.
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.أننا الان في وسط تغيير عميق
Fakat, tekrar, devasal bir degisimin ortasindayiz.その変化によって我々の社会の根本的な見方に対して
G8, Afrika'nın problemlerine çözümün, yardımlarda devasa bir artışın olması gerektiğini öneriyor,G8 정상회담은 아프리카 문제들에 대한 해결책으로 원조를 크게 증가시킬 것을 제안했습니다.
G8, Afrika'nın problemlerine çözümün, yardımlarda devasa bir artışın olması gerektiğini öneriyor,ההצעה של הארגון לפתרון הבעיות של אפריקה צריכה להיות הגברה מסיבית של סיוע,
G8, Afrika'nın problemlerine çözümün, yardımlarda devasa bir artışın olması gerektiğini öneriyor,وهذا المؤتمر يقترح حلول لمشاكل أفريقيا ،بأن يكون هنالك زيادة في المعونة
G8, Afrika'nın problemlerine çözümün, yardımlarda devasa bir artışın olması gerektiğini öneriyor,大規模に補助金を増やすことが大切だと提案されいますが、 それはマーシャルプラン(欧州復興計画)と同じような考えですね。
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.C'était une étrange image : ces femmes debout devant ces énormes cheminées qui émettaient des gaz toxiques.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Dziwny widok: te kobiety przed ogromnymi kominami, z których leciał trujący dym.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Era una imagen extraña: unas mujeres paradas frente a estas enormes chimeneas que emitían gas venenoso.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Era una strana immagine queste donne, di fronte a queste enormi ciminiere che emettevano gas avvelenati.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Era un tablou straniu: niște femei în fața acestor ruguri fumegânde ce emiteau un gaz toxic.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Странная картина: женщины стояли перед огромными дымовыми трубами, испускающими ядовитый газ.
Geçen videoda bıraktığımız yerde, olgunlaşmış ve... ...devasas bir yıldızımız vardı.Když jsme se spolu loučili na konci minulého videa, měli jsme zralou masivní hvězdu.
Geçtiğimiz videoda devasa yıldızlarla başlamıştık.בוידאו האחרון ראינו שאם התחלנו עם כוכב כבד מאוד,
Gözünün önünde duran... ...devasa gücün korkusu sardıysa seni... ...o zaman gitmelisin, korkak.Hvis du overvældes af frygt for den enorme kraft foran dig, - - så burde du gå derfra, bangebuks.
Gözünün önünde duran... ...devasa gücün korkusu sardıysa seni... ...o zaman gitmelisin, korkak.Jeśli ogarnia cię lęk przed potęgą, którą masz przed sobą, to powinieneś odejść, tchórzu.
Gözünün önünde duran... ...devasa gücün korkusu sardıysa seni... ...o zaman gitmelisin, korkak.Jos pelko on vallannut sinut- -edessäsi olevan mahdin takia- -sinun kannattaa lähteä, pelkuri.
Gözünün önünde duran... ...devasa gücün korkusu sardıysa seni... ...o zaman gitmelisin, korkak.Om du överkoms av rädsla för den oerhörda kraften framför dig. Då borde du gå därifrån, fegis.
Gözünün önünde duran... ...devasa gücün korkusu sardıysa seni... ...o zaman gitmelisin, korkak.Se la paura si è impadronita di te, per la forza colossale davanti ai tuoi occhi, allora vattene, codardo.
Gözünün önünde duran... ...devasa gücün korkusu sardıysa seni... ...o zaman gitmelisin, korkak.Si te consume el miedo por culpa del poder colosal al que te enfrentas, entonces debes huir, cobarde.
Gözünün önünde duran... ...devasa gücün korkusu sardıysa seni... ...o zaman gitmelisin, korkak.Αν σε αγκαλιάζει ο φόβος της κολοσσιαίας δύναμης που αντικρίζεις, τότε φύγε, δειλέ.
Gözünün önünde duran... ...devasa gücün korkusu sardıysa seni... ...o zaman gitmelisin, korkak.Если тебя смущает страх... ...мощная сила, которую ты видишь перед собой... ...то ты должен уйти, трус.
Güneş gerçekten DEVASAAls je dat deelt door 24 uur (per dag) krijg je 181 dagen!
Güneş gerçekten DEVASADie Sonne ist RIESIG!
Güneş gerçekten DEVASAEtt halvår! ett halvår...
Güneş gerçekten DEVASAFél év! fél év ...

İlgili Sayfalar