deva ile cümle
deva kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'la konuşmaya devam ettim.I kept talking to Tom.
Sadece yaptığını yapmaya devam etmelisin.You should just keep doing what you're doing.
İşlerin iyileşeceğini ummaya devam ediyoruz.I keep hoping that things will get better.
Yaptığımız şeyi yapmaya devam etmeliyiz.We should just keep doing what we're doing.
Biz sadece yaptığımız şeyi yapmaya devam etmek zorundayız.We have to just keep doing what we're doing.
Sadece yaptığımız şeyi yapmaya devam etmemiz gerekiyor.We need to just keep doing what we're doing.
Düşmanlıklar devam etti.Hostilities resumed.
Onun devam ettiğini umuyorum.I hope that continues.
Gitmeye devam etmek zorundayım.I've got to keep going.
İyimser olmaya devam ediyorum.I continue to be optimistic.
Bunu yapmaya devam etmek istiyorum.I want to keep doing this.
Sadece bunu yapmaya devam etmek istiyorum.I just want to keep doing this.
Bunun devam ettiğini bilmiyordum.I didn't know this was going on.
Devam et. Dinliyorum.Go ahead. I'm listening.
Ve zaman geçmeye devam ediyor.And time keeps passing on by.
Tom yalnız çalışmaya devam etmek zorunda kaldı.Tom had to continue working alone.
Tom kendi başına devam etmek zorunda kaldı.Tom was forced to continue on his own.
Bunun gerçekleşmesi için yolumuza devam ediyoruz.We're well on our way to making that happen.
Kapanış tartışmaları pazartesi günü devam edecek.Closing arguments will continue Monday.
Cezai soruşturma devam ediyor.The criminal investigation is ongoing.
Arama operasyonları hala devam ediyor.Search operations are still underway.
Polis soruşturmaları devam ediyor.Police investigations are continuing.
Dans gece yarısına kadar devam edecek.Dancing will continue until midnight.
Şartlar gittikçe kötüleşmeye devam ediyor.Things keep getting worse and worse.
Yine de birçok yatırımcı temkinli kalmaya devam etti.Still, many investors remained wary.
Herkes cevap aramaya devam ediyor.Everybody keeps looking for answers.
Orada devam eden bir şey vardı.There was something going on there.
Görüşmeler pazartesi günü devam edecek.Deliberations will continue Monday.
Servis otobüsleri çalışmaya devam ediyor.Shuttle buses continue to operate.
Servis otobüsleri işlemeye devam ediyor.Shuttle buses continue to operate.
Operasyonlara pazartesi günü devam edildi.Operations were resumed on Monday.
Daha iyi olmaya devam etmek zorundayız.We've got to keep getting better.
Biz onu daha iyi yapmaya çalışmaya devam ediyoruz.We keep trying to make it better.
Biz onu daha iyi hale getirmeye çalışmaya devam ediyoruz.We keep trying to make it better.
Büyük inşaat devam ediyor.Major construction is continuing.
Kadınlara yardım etmeye devam etmek istiyorum.I want to continue to help women.
Tom, Harvard Üniversitesi'ne devam ediyor.Tom is attending Harvard University.
Devam eden bir gizli anlaşma var.There's some collusion going on.
Tom hayatına devam etmek istiyordu.Tom wanted to get on with his life.
Koçlar beni teşvik etmeye devam ettiler.The coaches kept encouraging me.
Koçlar beni cesaretlendirmeye devam ettiler.The coaches kept encouraging me.
Tom halen üniversiteye devam ediyor.Tom is currently attending college.
Tom şu anda üniversiteye devam ediyor.Tom is currently attending college.
Devam etmek zorundayım ve sen de.I have to move on and so do you.
Tom destek vermeye devam etmeye söz verdi.Tom pledged his continued support.
işleri kaldığı yerden devam ettirmeye yardımcı olabilirim.I can help get the ball rolling.
Bu çıldırtıcı olmaya devam ediyor.This continues to be maddening.
Bu gelenek bugün devam ediyor.That tradition continues today.
Çocuklarım o okula devam ediyor.My children attend that school.
İlerlemeye devam edelim.Let's a keep on moving forward.
Sadece yazmaya devam etmek istiyorum.I just want to keep on writing.
Tom soruşturmasına devam etti.Tom continued his investigation.
Kutlamaya devam etmek istedik.We wanted to keep celebrating.
Onu devam ettiremeyeceğimizi biliyoruz.We know we can't sustain that.
Devam ettik ve ayrılmadık.We kept going and didn't quit.
Sadece onu yapmaya devam etmek zorundayız.We just have to keep doing it.
Tom, Mary'nin adını bağırmaya devam ediyordu.Tom kept screaming Mary's name.
Maaş çekleri küçülmeye devam etti.Paychecks continued to shrink.
Uçakları yapmaya devam edelim.Let's keep building airplanes.
Bunun devam etmesine izin vermeyeceğiz.We won't allow this to go on.