Ana içeriğe geç
Sözlük

detay ile cümle

detay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.Detaliile pe care le poți obține azi sunt uimitoare.
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.Die Details, die man heute machen kann, sind erstaunlich.
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.El detalle que puede obtenerse hoy es muy asombroso.
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.Elképesztő, hogy milyen részleteket tudunk létrehozni.
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.Het detail dat je vandaag kunt krijgen is verbazingwekkend.
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.Il livello di dettaglio ottenibile oggi è stupefacente.
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.오늘날 여러분이 얻을 수 있는 세밀함은 아주 놀랍습니다
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.Les détails que l'on peut obtenir aujourd'hui sont assez stupéfiants.
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.Ngày nay, chi tiết bạn có thể nhận được thật đáng ngạc nhiên.
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.Osiągalny obecnie poziom szczegółowości jest niezwykły.
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.Детайлът, който може да бъде произведен е впечатляващ.
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.Детализация, которую можно получить сегодня, поразительна.
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.רמת הפירוט שאפשר לקבל היום היא די מדהימה.
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.والتفاصيل التي تحصل عليها مدهشة للغاية
Bugün elde edebileceğiniz detay gerçekten hayret verici.ディテールを再現してくれます さて 誰が使うんでしょうか?
Bugün hep işin detaylarından bahsediyor olacağız.대개 사업에 관한 것이라고 했습니다. 희망적인 것은
Bugün hep işin detaylarından bahsediyor olacağız.אנו מדברים בעיקר על עניינים אדמיניסטרטיביים. בשאיפה, הדברים יהיו די
Bugün için Geithner'ın ve Obama yönetiminin bankaları kurtarma planıyla ilgili birkaç detayım var.A administração de Obama sobre seu plano para salvar os bancos.
Bugün için Geithner'ın ve Obama yönetiminin bankaları kurtarma planıyla ilgili birkaç detayım var.銀行救済案について もう少し講義したいと思います。 そのプランは何を意図したものなのかを
Bu hücresel solunum yer alır, ve biz Bu konuda detaya gidin.Aici se petrece respirația celulară dar nu vom intra în acele detalii acum.
Bu hücresel solunum yer alır, ve biz Bu konuda detaya gidin.Das ist wo Zellatmung stattfindet und wir werden darüber ins Detail gehen .
Bu hücresel solunum yer alır, ve biz Bu konuda detaya gidin.Di situlah respirasi selular mengambil bagian, dan kami masuk ke rinci tentang itu.
Bu hücresel solunum yer alır, ve biz Bu konuda detaya gidin.Eso es donde la respiración celular toma parte y entramos en detalle.
Bu hücresel solunum yer alır, ve biz Bu konuda detaya gidin.To w nich zachodzi oddychanie komórkowe i jeszcze będę o tym opowiadał.
Bu hücresel solunum yer alır, ve biz Bu konuda detaya gidin.Αυτό είναι όπου η κυτταρική αναπνοή λαμβάνει μέρος και εμείς να επεκταθώ σε αυτό.
Bu incelemeler sonucunda, büstün yapıldığı malzeme konusunda daha detaylı bilgilere sahip olmuşlar.أكتشفوا عن طريق التحليل العلمي
Bu işlemin detayları, alıcı taraf için şeffaf.That transaction when details of the mechanics will be transparent to the user,
Bu işlemin detayları, alıcı taraf için şeffaf.Transakce, její detaily, mechanismus budou pro uživatele průhledné.
Bu işlemin detayları, alıcı taraf için şeffaf.Transakcja ta, jej szczegóły i mechanizm będą jasne dla użytkownika.
Bu işlemin detayları, alıcı taraf için şeffaf.Ця транзакція, її деталі і механізм будуть прозорими для користувача.
Bu işlemin detayları, alıcı taraf için şeffaf.心配するのは自分の所持金だけ
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.Aceasta e o explicaţie bună: dificil de variat, pentru că fiecare detaliu joacă un rol funcţional.
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.Das ist eine gute Erklärung: Nicht einfach abzuändern, weil jedes Detail einen bestimmten Zweck erfüllt.
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.Det er en god forklaring; svær at variere fordi hver en detalje spiller en funktionel rolle.
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.Dit is een goede verklaring: moeilijk te wijzigen omdat elk detail functioneel is.
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.Đó là một lí giải tốt: khó thay đổi bởi vì mỗi chi tiết đóng một vai trò chức năng
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.Esta es una buena explicación: difícil de variar, porque cada detalle tiene un rol funcional.
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.이것은 좋은 설명이지요. 이 이야기의 각 부분은 모두 용도가 있기 때문에 쉽게 바뀔 수 없지요.
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.Questa è una buona spiegazione: difficile da cambiare perchè ogni dettaglio ha un ruolo funzionale.
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.To je dobré vysvetlenie: ťažko sa mení, pretože každý detail hrá logickú úlohu.
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.To je dobré vysvětlení: obtížně obměnitelné, protože každý detail tam hraje funkční roli.
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.To jest dobre wytłumaczenie: trudne do obalenia ponieważ każdy szczegół odgrywa funkcjonalną rolę
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.Αυτή είναι μια καλή εξήγηση: δύκολο να παραλλαχθεί γιατί κάθε λεπτομέρεια παίζει ένα λειτουργικό ρόλο.
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.Това е добро обяснение: трудно за промяна, защото всеки детайл играе функционална роля.
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.Это хорошее объяснение: его тяжело изменять, потому что каждая деталь играет свою роль.
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.זהו הסבר טוב: קשה לשנות בו פרטים, כי כל פרט ממלא תפקיד חיוני.
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.هذا تفسير جيد: من الصعب أن يتغير لأن كل تفصيل فيه يلعب دوراً فعالاً
Bu iyi bir açıklama: çeşitlendirmek zor, çünkü her detay işlevsel bir rol oynuyor.全ての詳細が機能的な役割を果たしているからです。 例えば私達が知っているように、それぞれの季節において、
Bu konuda daha fazla detaya gidecek.좀 더 깊숙이 가봅시다
Bu konuda daha fazla detaya gidecek. Şimdi kan oksijenli var.אתם ממש לא יכולים לראות מהיכן אנו
Bu konuda daha fazla detaya gidecek.الذهاب إلى الخوض في مزيد من التفاصيل في ذلك.
Bu konuda detaya gidin.そして植物細胞には、そう、これは
Bu konuda istediğiniz detayları veririm.Ha szeretnék, szívesen megosztok Önökkel részleteket.
Bu konuda istediğiniz detayları veririm.Ik zal je wat details vertellen als je wilt.
Bu konuda istediğiniz detayları veririm.Je vous donnerai plus de détails.
Bu konuda istediğiniz detayları veririm.Les comento los detalles si les interesan.
Bu konuda istediğiniz detayları veririm.Saya akan memberikan rinciannya jika Anda mau.
Bu konuda istediğiniz detayları veririm.Se quiserem, dou-vos pormenores.
Bu konuda istediğiniz detayları veririm.Voi completa câteva detalii dacă vreţi.
Bu konuda istediğiniz detayları veririm.Θα συμπληρώσω μερικές από τις λεπτομέρειες αν θέλετε.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod