Yazar, monarşik ilkelerin destekçisi olan Kilise ve Devlet'in bir destekçisidir.Forfatteren er en støttespiller av kirken og staten, og opprettholder monarkiets prinsipper.
O dönemlerde Zemlinsky’nin Johannes Brahms gibi önemli ve değerli bir destekçisi vardı.Alexander von Zemlinsky hadde en viktig støttespiller i Johannes Brahms.
Eylül'deyse, Österland de Vasa'nın destekçileri tarafından kontrol edilmekteydi.Pada bulan September, Österland (kini Finlandia) juga telah dikendalikan oleh pendukung Gustav Vasa.
Bunun için, Efrosini, kocasına aristokrat destekçilerinin oluşturduğu grubu organize ederek yardım etmiştir.Dalam hal ini ia dibantu oleh Efrosini, yang telah mengorganisasi sebuah partai pendukung aristokrat.
Sonunda, destekçileri Thomas'ı af karşılığı teslim etti ve Thomas idam edildi.Pada akhirnya, pendukung Tomaž menyerahkannya dengan imbalan pengampunan, dan dia dieksekusi.
İngiliz Humanist Derneği'nin destekçisidir.Dia adalah pendukung terkemuka dari Asosiasi Humanis Inggris.
Gachet sanatçıların ve İzlenimcilik akımının büyük bir destekçisiydi.Gachet adalah pendukung setia para seniman dan gerakan Impresionis.
Sonuç olarak, Thomas ve destekçilerinin isyan çıkarmalarına çeşitli gerekçeler atfedilmiştir.Akibatnya, berbagai motif dan kekuatan pendorong telah dikaitkan dengan Tomaž dan pengikutnya.
Aynı zamanda olası destekçisi Memor'da idam edildi. s.v.Đồng thời người hỗ trợ cho ông là Memor cũng bị xử tử. s.v.
Eylül'deyse, Österland de Vasa'nın destekçileri tarafından kontrol edilmekteydi.Đến tháng 9, Phần Lan thuộc Thụy Điển cũng nằm dưới quyền kiểm soát của những người ủng hộ Gustav Vasa.
Kulüp Güney İtalya'nın en başarılı takımı olmakla birlikte, İtalya'nın en çok destekçisi olan 4. kulübüdür.Napoli cũng là câu lạc bộ thành công nhất ở miền Nam nước Ý và đội bóng có số fan nhiều thứ 4 ở Ý.
Daha sonra ise orta ve doğu Avrupa ülkelerinin Avrupa Birliği üyeliklerinin güçlü bir destekçisi olmuştur.Sau đó, ông là một người ủng hộ mạnh mẽ thành viên EU của các nước trung và đông Âu.
Bırakılmasını bekleyen destekçileri onu evinin dışında bekliyordu.Muốn đàn ca phải chờ khi anh ấy vắng nhà.
Phocas, birkaç akrabası ve destekçisi ile idam edildi.Custer cùng hai người anh em và anh em họ bị giết.
Partinin destekçileri şehirli orta sınıf ile kısıtlanmıştı.Liên minh cũng nhận được sự ủng hộ rộng rãi trong tầng lớp trung lưu thành thị.
Tek destekçisi ise disiplinsiz ve şakacı arkadaşı Er Angelo Maggio (Frank Sinatra) 'dur.Prewitt chỉ người có người bạn duy nhất là binh nhì Angelo Maggio (Frank Sinatra) ủng hộ.
Sonraları senatör olduğunda, İsrail'in güçlü bir savunucusu ve destekçisi olur.上院議員になると彼はイスラエルの強力な支持者となっていった。
Kulüp Güney İtalya'nın en başarılı takımı olmakla birlikte, İtalya'nın en çok destekçisi olan 4. kulübüdür.ナポリは南イタリアで最も成功したクラブであり、イタリアで4番目にサポーターの多いサッカークラブである。
Kimi karakterler destekçi (support) iken, kimileri oyunu taşıyan (carry) karakterlerdir.不信者は、自分自身を主に反抗する者の援助者とする。
Lucius, her zaman Markcus Antonius'un iyi bir destekçisi olmuştu.ルキウスは常に兄マルクスの強力な支持者であった。
Sonuç olarak, Thomas ve destekçilerinin isyan çıkarmalarına çeşitli gerekçeler atfedilmiştir.この結果、トマス本人や彼の支持者たちが反乱を起こした動機や背景について様々に論じられてきた。
Bu da SSS: Süper Star Destekçileri (Super Star Supporters) anlamına gelir.)となり、SNKスーパースターズ(SNK Super Stars。
Destekçileri de öldürülmüştür.太助の弟分でもある。
İngiliz Humanist Derneği'nin destekçisidir.イギリスヒューマニスト協会の主要な後援者でもあった。
1992 yılında PolyGram, şirketin kurumsal destekçisi oldu.1992年、ポリグラムがワーキング・タイトルの後援企業となった。
Eflak ve destekçileri gözaltına alınarak, devlet konukevine konuldu.逮捕・連行は公衆の面前に晒された。
Bu devirde ülkesinin nükleer programının baş destekçisi oldu.彼はこのプログラムの主要な推進者であり続けている。
Fernando'ın destekçileri, Godoy'un İspanya'yı Napoleon'a sattığına dair bir hikâye yaydılar.フェルナンド支持者は(時に父親に対するクーデターを起こしたとされる)、ゴドイがスペインをナポレオンに売り渡したとする話を広めた。
Aynı zamanda olası destekçisi Memor'da idam edildi. s.v.さらに、仮子の李継麟も孔謙の讒言で誅殺された。
Avrupa'dan destekçi Haçlı asker istediler.アメリカ兵達はヨーロッパ戦線への援軍であった。
Sonraları senatör olduğunda, İsrail'in güçlü bir savunucusu ve destekçisi olur.当选参议员后,他也成为以色列坚定的支持者和拥护者。
Uzak Doğu'yu ziyaret ederek Uluslararası Tibet Bağımsızlık Hareketi'nin en aktif destekçilerinden biri oldu.至今,印度政府仍是西藏独立运动最重要的支持者之一。
Bırakılmasını bekleyen destekçileri onu evinin dışında bekliyordu.而剛剛斥責她的人從屋裡往外監視她。
Sonunda, destekçileri Thomas'ı af karşılığı teslim etti ve Thomas idam edildi.湯姆最後打了老闆一頓,湯姆被解聘。
Arjantin destekçileri de savaştan sıkılmıştı.阿根廷队最终在点球大战中胜出。
Destekçileri de öldürülmüştür.輔助而成也。
Penrose İngiliz Hümanist Derneği'nin destekçilerinden biridir.” 潘洛斯还是英国人道协会的杰出支持者。
Kimi karakterler destekçi (support) iken, kimileri oyunu taşıyan (carry) karakterlerdir.有些設施有輔助的功用,而有些是有助於玩家進攻的。
Wiener Gruppe (Viyana Grubu)'un destekçisi ve öncülerinden biri oldu.晉襄公派中軍帥先且居(先軫之子)前往抵禦。
Lucius, her zaman Markcus Antonius'un iyi bir destekçisi olmuştu.虽然如此马克·安东尼成为凯撒的一个强烈的支持者。
İngiliz Humanist Derneği'nin destekçisidir.受害者是一名英國人道救援工作者。
Bu ihanetin içeride ve dışarıda destekçileri vardır.奸僧有外援,謀以燈宵三鼓叛獄。
Anna Anakutlu Komnini destekçisi soylular idam edildi, Anna boğduruldu.餐廳中的顧客們都被感動,起鬨讓安娜答應。
1992 yılında PolyGram, şirketin kurumsal destekçisi oldu.1992년에 폴리그램이 회사의 후원자가 되었다.
Kulüp Güney İtalya'nın en başarılı takımı olmakla birlikte, İtalya'nın en çok destekçisi olan 4. kulübüdür.나폴리는 남부 이탈리아에서 가장 성공한 클럽이며, 이탈리아 전체에서도 4번째로 가장 많은 서포터를 거느린 클럽이다.
İmparatorun destekçileri bile onlara mesafe koydular.이때 황해병사 정호서도 황주를 버리고 퇴각하였다.
Feminizm destekçisi olarak, Whedon yaptığı çalışmalarda süper güçleri olan genç kızlar oluşturmaktan hoşlanır.수연이 좋아하는, 또 자신보다 공부를 잘하는 철민에게 강력한 라이벌의식을 가지고 있는 캐릭터다.
Kader Bağlayıcısı, oyun boyunca NPC destekçileri edinebilir.NPC들끼리 싸워서 이기는 NPC를 맞히는 플레이어에게 상품을 준다.
Partinin destekçileri şehirli orta sınıf ile kısıtlanmıştı.היא נהנתה מתמיכה רחבה בקרב בני המעמד הבינוני עירוני בחברה.
Bu ihanetin içeride ve dışarıda destekçileri vardır.לאימונים האלה יש תומכים ומתנגדים.
Kulübün ana destekçisi Skoda Auto'dur.הספונסר הראשי של הקבוצה היא חברת הרכב סקודה.
Bu da SSS: Süper Star Destekçileri (Super Star Supporters) anlamına gelir.מועדון המעריצים שלהם נקרא Triple S שפירושו Super Star Supporter.
Model bu günlerde geniş ölçüde parçacık fiziğinin Standart Modelinin destekçisi olarak kabul görüyor.בימים אלו המודל מקובל בתור אחד מעמודי התווך של המודל הסטנדרטי של פיזיקת החלקיקים.
Aaron Stark (Brían F. O'Byrne) — İyileşen bir alkolik, Mark'ın en yakın arkadaşı ve destekçisi.ארון סטארק (בריאן או'בריין) – אלכוהוליסט לשעבר, הספונסר של מארק במסגרת אלכוהוליסטים אנונימיים וחברו הקרוב.
Terimin destekçileri siyasi mahkûmları siyasal faaliyetlerden dolayı hapsedilen biri olarak tanımlarlar.פעילי זכויות אדם טענו שהמעצרים נבעו ממניעים פוליטיים.
Koch, partinin sol kanadına ait ve Gregor Strasser liderliğindeki hizip bir destekçisiydi.Кох принадлежи на лявото крило на партията и е поддръжник на фракцията, водена от Грегор Щрасер.
Ardından Pompey'in Afrika'da kalan senatoryal destekçileri ile hesaplaşmak üzere Afrika'ya geçti.Оттук той се отправя към Африка, за да се заеме с останалите сенаторски поддръжници на Помпей.
Salvito, Büyük Pompey'in destekçisiydi.Привърженик е на Помпей Велики.
Lepidus Jül Sezar'ın en büyük destekçilerinden biriydi.Лепид е измежду големите съюзници на Юлий Цезар.
Eric Bana, Avustralya kurallar futbolunun sadık bir destekçisidir.Австралийският футбол (футбол по австралийски правила) е контактен отборен спорт с топка.