Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.Anyám mutatott egy gyönyörű mintázatú, festett raffia kosarat, amit Fide bátyja készített.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.En zijn moeder liet ons een mand met prachtige patronen zien, van gekleurd raffia, die zijn broer had gemaakt.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.E sua madre ci mostrò un cestino con bellissime decorazioni, in rafia colorata, fatto da suo fratello.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.Iar mama lui ne-a arătat un coş cu modele frumoase, făcut din rafie pictată, de fratele său.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.피데의 엄마는 예쁜 문양의 바구니를 보여주었습니다, 그의 형이 만든 야자나무로 물든인 바구니였죠.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.Och hans mor visade oss a vacker, mönstrad korg, av färgad bast, som hans bror hade gjort.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.Его мама показала нам потрясающую узорчатую корзину из окрашенного рафия, которую сплёл его брат.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.Майка му се появи с красиво изплетена кошница, направена от боядисано лико, която бе направил брат му.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.ואימו הראתה לנו סל יפיפה, מעשה מקלעת מקושט בדוגמאות, עשוי מדקל מיובש, שאחיו קלע.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.وعرضت علينا والدته سلة جميلة منقوشة، مصنوعة من صبغ الرافيا، الذي صنعه أخوه.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.彼のお母さんが見せてくれて 私は驚きました