Derslere gitmezsem fizik öğretmenim umursamaz.My physics teacher doesn't care if I skip classes.
Dersler yakında tekrar başlıyor.Classes are starting again soon.
O Arjantinli ve tenis dersleri veriyor.He's Argentinean and he gives tennis lessons.
Okulda hangi dersleri alıyorsun?What subjects are you taking at school?
Okulda hangi dersleri görüyorsun?What subjects do you study at school?
İngilizce dersler aldığını duyuyorum.I hear you are taking English lessons.
Maria haftada bir kez piyano dersleri alır.Maria takes piano lessons once a week.
Ne sıklıkta piyano derslerin var?How often do you have your piano lessons?
Tom yarınki dersler için hazırlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to be preparing for tomorrow's lessons.
Tom okulda derslerinde iyi gidiyor.Tom is doing well in his lessons at school.
Tom tekrar dersleri astı.Tom cut classes again.
Dans ve mankenlik dersleri alıyorum.I take dancing and modeling lessons.
öğrenciler Sık sık kulüp etkinliklerini akademik derslere tercih edebilirler.More often than not, students prefer club activities to academic classes.
Derslerine çok sık devamsızlık yapma.Don't cut your classes so often.
Bazı öğrenciler spor adına derslerini ihmal ederler.Some students neglect their studies in favor of sports.
Sally, piyano dersleri vererek geçimini sağlıyor.Sally earns her living by giving piano lessons.
Öğrenciler derslere düzenli olarak katılmalıdırlar.Students should attend classes regularly.
Çiçek düzenleme dersleri alıyorum.I take lessons in flower arrangement.
Onun dersleri korkunç sıkıcı.His lectures are terribly boring.
Senin, derslerine hazırlaman gerekir.You should prepare your lessons.
Bugün derslerim yok.I don't have classes today.
Çocuklar derslerine hazırlanmakla meşguldü.The children were busy preparing their lessons.
Derslerimizden en çok İngilizceyi severiz.We like English the best of all our subjects.
Derslerimize çok zaman harcadık.We spent a lot of time on our lessons.
Benim piyano derslerinin fiyatı piyano kullanımını içermektedir.The price of my piano lessons includes the use of the piano.
Kız kardeşim haftada iki gün piyano dersleri alır.My sister takes piano lessons twice a week.
Ben üç yaşından beri bale dersleri alıyorum ve bir balerin olmayı umuyorum.I have been taking ballet lessons since I was three and hope to be a ballerina.
Onun derslerini takip ederek resim yapmayı öğrendim.I have learned to draw by following his lessons.
Dersler gelecek salı başlar.Classes begin next Tuesday.
Matematik ve İngilizce benim en sevdiğim derslerdi.Math and English were my favorite subjects.
O, onun derslerinden hoşlanmadı.He did not enjoy his lessons.
Derslerini hazırladı.He prepared his lessons.
Onların haftada üç kez İngilizce dersleri var.They have English lessons three times a week.
Haftada bir kez piyano dersleri alır.She takes piano lessons once a week.
O piyano derslerinde hızla ilerleyecek.She will rapidly progress in her piano lessons.
O, özel piyano dersleri alır.She takes private piano lessons.
Haftada bir kez yemek pişirme dersleri alır.She takes cooking lessons once a week.
O, müzisyenlik ve dansçılık dersleri alıyor; yüzme ve tenis derslerini saymıyorum.She takes singing and dancing lessons, not to mention swimming and tennis lessons.
Sadece bir kaç saat Japonca dersler alabilir.She could only take Japanese lessons for a few hours.
O, 6 yaşında piyano derslerine başladı.She began lessons in piano at age 6.
Kız kardeşim dört yaşından beri piyano dersleri alıyor.My sister has been taking piano lessons since she was four.
Yarınki dersler için hazırlık yapmalısın.You should prepare for tomorrow's lessons.
Almayı istediğimiz derslere kayıt yaptırmak için yarın okula gidiyoruz.Tomorrow we go to school to sign up for the classes we want to take.
Yemekten sonra, üç saat boyunca, o derslerini çalışır.After supper, he studies his lessons for three hours.
Uyumalıyım! Yarın derslerim var.I have to get to sleep! I've got classes tomorrow.
Onun derslerine katıldım ve resim yapmayı öğrendim.I attended his classes and learned how to draw.
İngilizce derslerine hazırlanmak için fazla vakit harcamıyorum.I don't spend much time preparing for English classes.
Dersler her gün saat dokuzda başlar.Classes start at nine o'clock every day.
Dersler saat 9'da başlar ve saat 4'te biter.Lessons begin at 9 and end at 4.
Aman Tanrım. Ben derslere geç kalacağım.Oh my gosh. I will be late for lessons.
Almanca dersleri haftada iki kez yapılmaktadır- Pazartesi ve Çarşamba günleri.German classes are held twice a week - on Mondays and Wednesdays.
Benim derslerimi atlatırsan seni öldürürüm.If you skip my class, I will kill you.
Yarın dersler başlar.Tomorrow lessons start.
Şarkı derslerimiz için, yolun karşısındaki müzik okuluna giderdik.For our singing lessons, we would go to the music school across the road.
Altı yaşındayken piyano derslerine başladı.She began piano lessons when she was six years old.
Açık televizyonla, derslerini nasıl aklında tutabilirsin?With the T.V. on, how can you keep your mind on your studies?
Selden dolayı dersler ertelendi.Classes have been suspended due to floods.
Biz kimya okuyoruz. Bizim derslerimiz zor değil.We're studying chemistry. Our lessons aren't difficult.
John hâlâ gece gazetecilik dersleri alıyor.John is still taking journalism classes at night.
Neden geleneksel dil dersleri bu kadar sıkıcı?Why are conventional language classes so boring?