Ana içeriğe geç
Sözlük

ders verme ile cümle

ders verme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Halen Berlin'de Hertie School of Governance'de ders vermektedir.V současné době přednáší na berlínské soukromé vysoké škole Hertie School of Governance.
1999'dan bu yana Barcelona'daki Pompeu Fabra Üniversitesinde ders vermektedir.V současné době působí na univerzitě Pompeu Fabra v Barceloně.
Fransa'nın en devrimci profesörleri burada ders vermektedir.A legújabb nevelési reformok Francziaországban.
Basel Üniversitesinden mezun olduktan sonra diferansiyel denklemler üzerine ders vermek için oradan ayrıldı.Miután diplomát szerzett a Bázeli Egyetemen, differenciálegyenletek tanításával kezdett foglalkozni.
Zambra, Santiago'daki Diego Portales Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde ders vermektedir.Zambra opettaa kirjallisuutta Santiagossa Diego Portalesin yliopistossa.
Buralarda ders vermek üzere Avrupa'dan bilginler getirildi.Oppineet ympäri Eurooppaa saapuivat paikalle auttamaan käännösten tekemisessä.
Ayrıca Paris-Dauphine Üniversitesi'nde ders vermektedir.Tuolloin hän työskenteli Paris-Dauphinen yliopistossa.
1998'den beri Collège de France'de ders vermektedir.Ranskan akatemia on myöntänyt sen siitä lähtien vuosittain.
Codarts Rotterdam Konservatuarı ve Köln Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak ders vermektedir.Baas underviser på Codarts Conservatory i Rotterdam.
Bu esnada Frank de sözde ara öğretmen olarak Fransızca sınıfında ders vermektedir.Sementara itu, Frank berprofesi sebagai guru pengganti di kelas bahasa Prancis.
1919’da Göttingen Üniversitesi Noether’e ders verme hakkını verdi.Năm 1919 Đại học Göttingen cho phép Noether viết luận án habilitation (luận án sau tiến sĩ).
Zambra, Santiago'daki Diego Portales Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde ders vermektedir.Valdés học luật tại trường Diego Portales University.
Sözlü sınav Mayısın sonunda yapıldı, Haziranda başarıyla “ders verme hakkını” aldı.Cuộc thuyết trình của bà diễn ra vào cuối tháng 5 và bài giảng habilitation diễn ra thành công vào tháng 6.
Finasman, Sermaye Piyasası konularında ders vermektedir.Soroban còn được dạy trong các tiết Toán bậc Tiểu học.
Aynı mimarlar 1999 yılından beri ise de ETH Zürih’de profesör olarak ders vermektedirler.Cũng trong năm này ông nhận một vị trí tại ETH Zürich.
Sözlü sınav Mayısın sonunda yapıldı, Haziranda başarıyla “ders verme hakkını” aldı.彼女の口頭試験は5月下旬に開かれ、彼女は6月に講師資格講演を無事遂行した。
Halen Berlin'de Hertie School of Governance'de ders vermektedir.現在、ベルリンに在るHertie School of Governance教授。
Finasman, Sermaye Piyasası konularında ders vermektedir.冉雪忆性格内向,在学校食堂勤工俭学。
Knox Martin Art Students League of New York'ta lisans üstü düzeyinde ders vermektedir.נוקס מרטין מלמד כיתות אמן בליגת הסטודנטים לאמנות של ניו יורק.
Şu anda Saratoga Springs, New York'ta yaşayan Millhauser, Skidmore Koleji'nde ders vermektedir.כיום מילהאוזר מתגורר בניו יורק ומלמד בקולג' סקידמוד.
1833'te enstitüye ders verme mecburiyeti olmaksızın kimya profesörü olarak tayin edildi.През 1833 г. е назначен за Фулеров професор по химия безсрочно, без да има задължение да води лекции.
Buralarda ders vermek üzere Avrupa'dan bilginler getirildi.Ученици от цяла Европа отиват да учат при него.
Ayrıca Paris-Dauphine Üniversitesi'nde ders vermektedir.Radio je i na Sveučilištu Dauphine u Parizu.
Aynı mimarlar 1999 yılından beri ise de ETH Zürih’de profesör olarak ders vermektedirler.Od roku 2004 pôsobí ako profesor na ETH vo švajčiarskom Zürichu.
1981'den beri Harvard'da ders vermektedir.Na Harvardu poučuje od leta 1982.
1999'dan bu yana Barcelona'daki Pompeu Fabra Üniversitesinde ders vermektedir.Alates 1999. aastast on ta õpetanud Pompeu Fabra Ülikoolis Barcelonas.
Şu an Columbia Üniversitesi'nde ders vermektedir.Praegu on ta professor Columbia ülikoolis.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Alla fine, venni a Los Angeles per insegnare alla facoltà di legge del Sud California.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Eventualmente, vim para Los Angeles dar aulas na University of Southern California Law School.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Finalmente, vine a Los Ángeles a enseñar en la facultad de derecho en la Universidad de Southern California.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.În cele din urmă am venit în Los Angeles să predau la Facultatea de Drept la USC.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.나중에, 저는 LA로 왔습니다. 남캘리포니아 대학 법대에서 강의를 하게 되었죠.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Nakonec jsem odešla do Los Angeles učit práva na University of Southern California.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Ostatecznie przyjechałam do Los Angeles wykładać na University of Southern California Law School.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Sau đó, tôi đã tới Los Angeles để giảng dạy tại Viện Luật đại học Nam California.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Schließlich kam ich als Juradozentin an die University of Southern California nach Los Angeles.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Till slut kom jag till Los Angeles för att undervisa vid University of Southern California Law School.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Végül eljöttem Los Angelesbe, hogy a Dél-Kaliforniai Egyetem jogi karán tanítsak.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Τελικά, ήρθα στο Λος Άντζελες για να διδάξω στη Νομική Σχολή του Πανεπιστημίου της Νότιας Καλιφόρνια.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.В итоге, я прилетела в Лос-Анджелес, чтобы преподавать в школе права Университета Южной Калифорнии.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.В крайна сметка дойдох в Лос Анджелис да преподавам в правния факултет на Университета на Южна Калифорния.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.בסופו של דבר הגעתי ללוס-אנג'לס כדי ללמד בפקולטה למשפטים של אונ' דרום-קליפורניה
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.في النهاية جئت إلى لوس انجلوس لأدرّس في كلية الحقوق بجامعة جنوب كاليفورنيا
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.教員としてロサンゼルスに来ることになりました 何年もの間 あらゆる努力をして
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.A diákok is taníthatnák a tanáraikat.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.De studenten moeten hun leraren iets leren.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.Die Schüler sollten ihre Lehrer unterrichten.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.Eleverne burde undervise læreren.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.Elevii ar trebui să-şi înveţe profesorii.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.Gli studenti dovrebbero insegnare ai propri insegnanti
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.Học sinh nên chỉ dẫn giáo viên.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.학생들이 그들의 선생님들을 가르쳐야 합니다.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.Les élèves devraient enseigner à leurs professeurs.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.Los estudiantes deberían enseñarle a sus profesores.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.Murid-murid selayaknya mengajar guru-guru mereka.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.Os alunos deviam ensinar os seus professores.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.Studenterna bör lära sina lärare.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.Študenti by mali učiť svojich učiteľov.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.Studenti by měli učit své učitele.
Öğrenciler öğretmenlerine ders vermeliler.Učenci bi morali učiti svoje učitelje.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod