Ana içeriğe geç
Sözlük

derken ile cümle

derken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Peki, kendimizin ötesi derken neyi kastediyoruz?Was meinen wir damit?
Peki, kendimizin ötesi derken neyi kastediyoruz?We spraken met dit plan af veel verder dan onszelf te streven. Wat bedoelden we daarmee?
Peki, kendimizin ötesi derken neyi kastediyoruz?Τι εννοούμε με αυτό;
Peki, kendimizin ötesi derken neyi kastediyoruz?Какво искахме да кажем с това далеч отвъд нас?
Peki, kendimizin ötesi derken neyi kastediyoruz?Что мы имеем в виду, говоря "пережила нас"?
Peki, kendimizin ötesi derken neyi kastediyoruz?Що ми маємо на увазі, говорячи "пережила нас"?
Peki, kendimizin ötesi derken neyi kastediyoruz?ומה אנחנו מתכוונים במעבר לעצמנו?
Peki, kendimizin ötesi derken neyi kastediyoruz?ماذا نعني بذلك ؟
Peki, kendimizin ötesi derken neyi kastediyoruz?つまり考えたのは 200年も経てば
RAB sordu: ‹Ramot-Gilata saldırıp ölsün diye Ahavı kim kandıracak?› ‹‹Kimi şöyle, kimi böyle derken,I rzekł Pan: Kto zwiedzie Achaba, aby szedł a upadł w Ramot Galaad? A gdy mówił jeden tak, a drugi inaczej;
RAB sordu: ‹Ramot-Gilata saldırıp ölsün diye Ahavı kim kandıracak?› ‹‹Kimi şöyle, kimi böyle derken,여호와께서 말씀하시기를 누가 아합을 꾀어 저로 길르앗 라못에 올라가서 죽게 할꼬 하시니 하나는 이렇게 하겠다 하고 하나는 저렇게 하겠다 하였는데
RAB sordu: ‹Ramot-Gilata saldırıp ölsün diye Ahavı kim kandıracak?› ‹‹Kimi şöyle, kimi böyle derken,ויאמר יהוה מי יפתה את אחאב ויעל ויפל ברמת גלעד ויאמר זה בכה וזה אמר בכה׃
RAB sordu: ‹Ramot-Gilata saldırıp ölsün diye Ahavı kim kandıracak?› ‹‹Kimi şöyle, kimi böyle derken,فقال الرب من يغوي اخآب فيصعد ويسقط في راموت جلعاد. فقال هذا هكذا وقال ذاك هكذا.
RAB sordu: ‹Ramot-Gilata saldırıp ölsün diye Ahavı kim kandıracak?› ‹‹Kimi şöyle, kimi böyle derken,耶 和 華 說 、 誰 去 引 誘 亞 哈 上 基 列 的 拉 末 去 陣 亡 呢 . 這 個 就 這 樣 說 、 那 個 就 那 樣 說
RAB sordu: ‹Ramot-Gilata saldırıp ölsün diye Ahavı kim kandıracak?› ‹‹Kimi şöyle, kimi böyle derken,耶和華 說 、 誰去 引誘亞 哈 上 基列 的 拉末 去陣亡 呢 . 這個 就 這樣說 、 那個 就 那 樣說
Reel faiz oranı derken nominal faiz oranlarından enflasyon etkisinin çıkartıldığını söylüyorum.Investimento planejado como a função das taxas de juros reais.
Sadece bunun sayesinde, kullanım yüzde 5-10 artıyor. İşte son mil fırsatı derken bunu kast ediyorum.Il risultato è stato dovunque un incremento nell'uso che va dal 5 al 10%.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Én így látom.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Det är ingen personlig komplimang jag ger dig när jag säger att du är heligheten självt
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.En sano tätä henkilökohtaisena kohteliaisuutena, kun sanon että olet pyhyys itse.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Je ne te fais pas un compliment personnel en disant que tu es la sainteté même.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Neskládám vám osobní kompliment, tím, že říkám, že jste sama svatost.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Nie komplementuję Cię personalnie, mówiąc Ci, że jesteś świętością.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Non ti sto pagando un complimento personale dicendo che sei la santità stessa.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.No te estoy haciendo un cumplido personal diciéndote que eres la mismísima santidad.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Я не делаю тебе персональный комплимент говоря что ты сама священность.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.아마도 12월 54일은 24일인 것 같네요
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.54 grudnia pewnie miał być 24 grudnia.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Acho que 54 de dezembro devia ser 24.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.A myslím, že 54. prosince mělo být 24. prosince.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Azt hiszem december 54-e valószniűleg 24-ét jelentette.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Cred că 54 Decembrie era probabil 24.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Creo que el 54 de diciembre, probablemente fuese 24 de diciembre.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Ich denke der 54. Dezember sollte vermutlich der 24. sein.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Ik denk dat 54 december eigenlijk 24 december zou moeten zijn.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Jag tror 54:e december skulle vara 24:e.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Jeg tror den 54. december sikkert skulle være den 24.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Je pense que le 54 décembre est sûrement censé être le 24.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Mislim, da bi 54. december moral biti 24. december.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Myslím, že ten 54. december mal byť 24.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Sepertinya desember hari ke 54 yang mungkin seharusnya ke 24.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Suppongo che il 54 dicembre fosse probabilmente il 24.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Tôi nghĩ ngày 54 tháng 12 thực ra là ngày 24.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Νομίζω 54 Δεκέμβρη θα έπρεπε να είναι 24.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Гадаю, 54-те грудня, ймовірно, мало бути 24-тим.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Думаю 54-е декабря скорее всего было 24-м.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.אבל כנראה זה היה הרבה יותר מוקדם. כשהתכוננתי ל-TED,
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.أعتقد كان من المفترض على الأرجح ان المقصود ب 54 ديسمبر هو 24 ديسمبر
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.私は子どもの頃
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.Amare nel senso di... No...non intendo...hai capito, affettuosamente.
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.- Ei bine, iubire in sensul... - Nu, nu vreau sa spun afectiune.
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.Houden van, in de zin van... [M:] Nee, ik bedoel niet, weet je, op een aanhalige manier.
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.[I:] Bien, amor en el sentido... [M:]
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.- Kochać w sensie... - Nie, nie chodzi mi o miłość z pasją.
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.[M] Non, je ne veux pas dire, tu sais, affectueusement.
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.Szeretet, milyen értelemben? Nem, nem úgy értem, tudod, hogy szeretettel.
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.T: Milovat ve smyslu...? M:
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.Любить в смысле... Я не имею в виду прямо любить всем сердцем,
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.A peleja se agravou contra Saul, e os flecheiros o alcançaram, e o feriram gravemente.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.In bitka je hudo pritiskala na Savla, in lokostrelci so ga dohiteli, in v strahu je trepetal pred strelci.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod