Ana içeriğe geç
Sözlük

derk ile cümle

derk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
"Sıklık" derken işte bunu kastediyoruz. Histogram da bir grafik türüdür. Bir sütun grafiğidir.A 2 ötször, a 3 kétszer, a 4 egyszer, az 5 egyszer sem és a 6 egyszer szerepelt.
"Sıklık" derken işte bunu kastediyoruz. Histogram da bir grafik türüdür.Znázornění četností každého z těchto čísel.
Sıradan madde derken sizden ve kendimden, gezegenlerden ve yıldızlardan, gökadalardan bahsediyorum.- e per ordinaria intendo voi, io, i pianeti, le stelle, le galassie -
Sıradan madde derken sizden ve kendimden, gezegenlerden ve yıldızlardan, gökadalardan bahsediyorum.여기서 일반적인 물질이라고 하면 여러분이나 저나 행성이나 항성이나 은하와 같은거죠
Sıradan madde derken sizden ve kendimden, gezegenlerden ve yıldızlardan, gökadalardan bahsediyorum.וב"רגיל" אני מתכוונת לך, לי, כוכבי-לכת, כוכבים, הגלקסיות --
Sıradan madde derken sizden ve kendimden, gezegenlerden ve yıldızlardan, gökadalardan bahsediyorum.وعندما أقول المادة الطبيعية أعني أنتم ، حسنا ، أنا الكواكب ، النجوم ، المجرات --
Sıradan madde derken sizden ve kendimden, gezegenlerden ve yıldızlardan, gökadalardan bahsediyorum.植物 星 そして銀河などを指し これらは 宇宙全体のほんの数パーセントにしか
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumA sor egyik oldali citromtól a másik oldali citromig tart.
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumDan berturut-turut adalah jenis sisi ke sisi lemon.
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumEine Reihe ist sozusagen die Zitronen die nebeneinander sind.
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumEn een rij zijn de citroenen van de ene tot de andere kant.
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumEn rad är från sida till sida.
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumEn række er der, hvor citronerne ligger ved siden af hinanden.
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumEt une ligne est en quelque sorte du côté à côté des citrons.
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumE uma fileira é um arranjo de limões lado a lado.
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumE una riga e' tipo da una parte all'altra.
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorum가로 줄은 레몬의 끝에서 끝까지입니다
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumŘada jsou citróny ze strany na stranu.
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumRiadok je, kde sú citróny vedľa seba myslím, že to asi viete
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumRządek to jakby cytryny odtąd dotąd
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumΜια σειρά είναι απ'τη μια άκρη μέχρι την άλλη με λεμόνια.
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumРедицата е начинът, по който лимоните са подредени.
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorumوالصف هو ذلك الذي يحتوي ليمونا متراصا بجوار بعضه
Sıra derken de, yan yana dizilen limon gruplarından bahsediyorum横が行です。
Soru bu. Şimdi, evet, güzel derken ne demek istiyoruz?Ahora, claro, ¿qué queremos decir con bello?
Soru bu. Şimdi, evet, güzel derken ne demek istiyoruz? Bir mesele bu.Nouja, wat bedoelen we eigenlijk met mooi? dat is het eerste.
Soru bu. Şimdi, evet, güzel derken ne demek istiyoruz?Şi ce înţelegem prin frumos?
Şükür ki yeniden hamile kalabildim. Derken bebeğin erkek olduğunu öğrendim.И мы были очень благодарны за то, что я способна забеременеть, и вскоре мы узнали, что ожидаем мальчика.
Şükür ki yeniden hamile kalabildim. Derken bebeğin erkek olduğunu öğrendim.І ми були дуже вдячні за те, що я здатна завагітніти, і незабаром ми дізналися, що очікуємо хлопчика.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.Bien, por promover el desarrollo económico, no me refiero a nada mágico.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.Con promozione dello sviluppo economico non intendo niente di magico.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.Khi nói về việc thúc đẩy phát triển kinh tế, ý tôi không phải thứ gì quá to tát.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.경제 개발을 촉진한다는 것은 어떤 마술 같은 것이 아닙니다.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.Mais en parlant de promouvoir le développement économique, je ne parle pas de quelque chose de magique.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.Met stimulering van economische ontwikkeling bedoel ik niets magisch.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.Mówiąc "promowanie rozwoju gospodarczego", nie mam na myśli czarów.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.Prin promovarea dezvoltării economice nu mă refer la ceva magic.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.Quando digo desenvolvimento económico, não estou a falar de nenhuma coisa mágica.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.Τώρα, προωθώντας την οικονομική ανάπτυξη, δεν εννοώ κάτι μαγικό.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.Говорейки за стимул на икономиката, не говоря за магически номера.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.Під сприянням економічному розвитку я не маю на увазі нічого надзвичайного.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.Под стимулированием экономического развития я не имею в виду что-то сверхъестественное.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.כעת, באמצעות קידום הפיתוח הכלכלי, אני לא מתכוון למשהו קסום.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.والآن، عن طريق دعم التنمية الاقتصادية، لا أقصد الإشارة الى أي شيء سحري.
Tabii ben ekonomik kalkınmayı desteklemek derken öyle sihirli bir şey kast etmiyorum.魔法を使うわけではありません 早期幼児教育はもっと多くの より良い仕事を
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum.Aber die damalige Regierung von Frankreich war arm. Und, wenn ich arm sage, sie waren verschuldet.
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum.A keď hovorím chudobna, znamena to zadlzena,
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum.Ale faktyczny rząd Francji jest biedny I kiedy mówię biedny mam na myśli: są w długach.
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum.Et quand je dis pauvre, cela veut dire très endetté.
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum.프랑스 정부는 가난했습니다. 그리고 내가 가난하다고 말할 때는 그들이 빚을 지고 있다는 의미입니다.
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum.Ma l'attuale governo della Francia era povero. E quando dico povero, intendo che era indebitato.
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum.Mas, na verdade, o governo da França estava pobre. E quando digo "pobre", quero dizer "com dívidas".
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum. Sadece iki büyük askeri olaya karışmışlardır.A když říkám chudá, znamená to, že jsou zadlužení, zrovna prožili dvě velká vojenská tažení.
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum. Sadece iki büyük askeri olaya karışmışlardır.Deci nu par prea săraci, dar guvernul francez propriu-zis era sărac.
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum. Sadece iki büyük askeri olaya karışmışlardır.En daarmee bedoel ik dat ze schulden hadden, ze hebben net twee grote militaire avonturen gehad.
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum.Але тодішній уряд Франції є досить бідний. Бідний, тобто в боргах.
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum.Имали са дългове. Но френското правителство е било бедно. Имали са дългове.
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum.Правительство Франции оставляет желать лучшего.
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum.הממשלה הצרפתית היא ענייה. כאשר אני אומר ענייה, אני מתכוון שהם בחוב,
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum.الحكومة الفرنسية كانت فقيرة وعندما اقول "كانت فقيرة" اعني بذلك انهم كانو تحت الدين
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod