Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.Думаю 54-е декабря скорее всего было 24-м.
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.אבל כנראה זה היה הרבה יותר מוקדם. כשהתכוננתי ל-TED,
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.أعتقد كان من المفترض على الأرجح ان المقصود ب 54 ديسمبر هو 24 ديسمبر
Sanırım Aralık 54 derken 24'ünü kastetmişim.私は子どもの頃
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.Amare nel senso di... No...non intendo...hai capito, affettuosamente.
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.- Ei bine, iubire in sensul... - Nu, nu vreau sa spun afectiune.
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.Houden van, in de zin van... [M:] Nee, ik bedoel niet, weet je, op een aanhalige manier.
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.[I:] Bien, amor en el sentido... [M:]
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.- Kochać w sensie... - Nie, nie chodzi mi o miłość z pasją.
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.[M] Non, je ne veux pas dire, tu sais, affectueusement.
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.Szeretet, milyen értelemben? Nem, nem úgy értem, tudod, hogy szeretettel.
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.T: Milovat ve smyslu...? M:
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.Любить в смысле... Я не имею в виду прямо любить всем сердцем,
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.A peleja se agravou contra Saul, e os flecheiros o alcançaram, e o feriram gravemente.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.In bitka je hudo pritiskala na Savla, in lokostrelci so ga dohiteli, in v strahu je trepetal pred strelci.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.Kampen rasede om Saul, og han blev opdaget af Bueskytterne og grebes af stor Angst for dem.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.사울이 패전하매 활 쏘는 자가 따라 미치니 사울이 그 활 쏘는 자를 인하여 중상한지라
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.L`effort du combat porta sur Saül; les archers l`atteignirent, et le blessèrent grièvement.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.Pertempuran amat sengit di sekitar Saul, dan ia sendiri kena panah-panah musuh sehingga luka parah
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.Saul a fost prins în toiul luptei; arcaşii l-au ajuns şi l-au rănit greu.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.Thế trận dữ dội cho Sau-lơ; những lính cầm cung bắn trúng người, làm cho trọng thương.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.Thế_trận dữ_dội cho Sau-lơ ; những lính cầm cung bắn trúng người , làm cho trọng_thương .
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.Εβαρυνε δε η μαχη επι τον Σαουλ, και επετυχον αυτον οι ανδρες οι τοξοται και επληγωθη βαρεως υπο των τοξοτων.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.И битва против Саула сделалась жестокая, и стрелки из луков поражали его, и он очень изранен был стрелками.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.И битката се засилваше против Саула, и стрелците го улучиха; и той бе тежко ранен от стрелците.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.ותכבד המלחמה אל שאול וימצאהו המורים אנשים בקשת ויחל מאד מהמורים׃
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.واشتدت الحرب على شاول فاصابه الرماة رجال القسي فانجرح جدا من الرماة.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.勢 派 甚 大 . 掃 羅 被 弓 箭 手 追 上 、 射 傷 甚 重
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve ağır yaralandı.勢派 甚大 . 掃羅 被 弓箭手 追上 、 射傷 甚 重
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.A gdy się zmocniła bitwa przeciw Saulowi, trafili na niego strzelcy, i z łuku zraniony jest od strzelców.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.A když se zsilila bitva proti Saulovi, trefili na něj střelci s luky, a postřelen jest od střelců.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.A keď bola bitka ťažká na Saula, nadišli na neho strelci z luku, a veľmi sa triasol pred tými strelcami.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.A peleja se agravou contra Saul, e os flecheiros o alcançaram, e ele foi ferido pelos flecheiros.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.Cơn giặc rất kịch liệt, làm cho Sau-lơ thiệt cực khổ; khi lính cầm cung kịp đến người bèn bắn người bị thương.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.És a viadal igen heves volt Saul körül, és rátalálván a kézívesek, nyilakkal megsebesíték õt.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.In bitka je hudo pritiskala na Savla, in lokostrelci so ga dohiteli, in trepetal je pred strelci.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.Învălmăşeala luptei a prins şi pe Saul; arcaşii l-au ajuns şi l-au rănit.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.Kampen rasede om Saul, og han blev opdaget af Bueskytterne og grebes af stor Angst for dem.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.사울을 맹렬히 치며 활 쏘는 자가 사울에게 따라 미치매 사울이 그 쏘는 자를 인하여 심히 군급하여
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.La battaglia si riversò tutta su Saul; sorpreso dagli arcieri, fu ferito da tali tiratori
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.L`effort du combat porta sur Saül; les archers l`atteignirent et le blessèrent.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.Pertempuran amat sengit di sekitar Saul, dan ia sendiri kena panah-panah musuh sehingga luka
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.Εβαρυνε δε η μαχη επι τον Σαουλ, και επετυχον αυτου οι τοξοται, και επληγωθη υπο των τοξοτων.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.И като се засилваше боят против Саула, стрелците го улучиха, и той биде наранен от стрелците.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.Сражение против Саула усилилось, и стрелки устремились на него, так что он изранен был стрелками.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.ותכבד המלחמה על שאול וימצאהו המורים בקשת ויחל מן היורים׃
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.واشتدّت الحرب على شاول فاصابته رماة القسي فانجرح من الرماة.
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.勢 派 甚 大 、 掃 羅 被 弓 箭 手 追 上 、 射 傷 甚 重
Saulun çevresinde savaş kızıştı. Derken Saul Filistli okçular tarafından vuruldu ve yaralandı.勢派 甚大 、 掃羅 被 弓箭手 追上 、 射傷 甚 重
Sayı derken katsayıları kastediyorum. -숫자라는 건 계수를 말하는 겁니다
Sayı derken katsayıları kastediyorum. -Říkám sice číslo, ale myslím tím vlastně i písmenka.
Sayı derken katsayıları kastediyorum. -Добре, най-големият от, най-големият общ множител от 2, 8 и 4 е 2.
Sayı derken katsayıları kastediyorum. -عندما اقول عدد فانا اتحدث عن عدد فعلي، على ما اعتقد معاملات
'Sen kutsallığın kendisisin' derken, iltifat ederek seni kazanmaya çalışıyor değilim.En sano tätä henkilökohtaisena kohteliaisuutena, kun sanon että olet pyhyys itse.
'Sen kutsallığın kendisisin' derken, iltifat ederek seni kazanmaya çalışıyor değilim.Je ne te fais pas un compliment personnel en disant : "Tu es la sainteté-même."
'Sen kutsallığın kendisisin' derken, iltifat ederek seni kazanmaya çalışıyor değilim.Neskládám vám osobní kompliment, když říkám:
'Sen kutsallığın kendisisin' derken, iltifat ederek seni kazanmaya çalışıyor değilim.Non ti sto pagando un complimento personale dicendo:
'Sen kutsallığın kendisisin' derken, iltifat ederek seni kazanmaya çalışıyor değilim.No te estoy haciendo un cumplido personal al decir que eres la mismísima santidad.
Seri olarak bağlanmış derken sizce neyi kastediyor olabilirim?Ahora, que quiero decir con ¨en serie¨?
Seri olarak bağlanmış derken sizce neyi kastediyor olabilirim?Čo znamená zapojenie v sérii?