Geçen gün o benim için kanguru derisinden yapılmış bir cüzdan aldı.The other day he bought a wallet made of kangaroo leather for me.
O çanta dana derisinden mi yapılmış?Is that bag made of calfskin?
Ayakkabıları da merkeb derisinden idi."She wore good shoes."
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.A shoe made of apricot leather for the daughter of a czar.
Sadece, bugünlerde Gucci derisindenler.It's just that these days, they're Gucci leather.
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimI didn't mention the skin of my beloved fish,
Klivanion zırhı bizon derisinden yapılırdı. [1]Klivanion was also made for horses and this armor was made from bison hide.[7]
Gözlükler fok derisinden dar kayışlarla başa takılır.Elles sont poussées haut sous les lunettes de la voûte.
Etinden, sütünden ve derisinden gereği gibi yararlanma beklentisi ve becerisi oluşamamıştır.Il ne lui sera infligé aucune blessure, ni aux yeux, ni aux oreilles, ni à la bouche, ni aux jambes.
Ayakkabıları da merkeb derisinden idi."Sus botas bien pulidas eran de charol".
Çantanın bağlama kayışları sığın derisinden yapılır.Dichas donaciones se realizan a través del cofre dentro del fuerte.
Diğer kısım da, başlarına koyun derisinden kara papak koyarak Sünni olduklarını bu yolla vurgulamıştır.Y otra, la de esta última derramando cera caliente sobre el torso desnudo de aquél.
Sığır derisinden, özellikle de inek derisinden imal edilir.Non va poi dimenticata la carne, in modo particolare quella di maiale.
Yüzüne insan derisinden yapılma bir maske takar.ويضع قناعا على وجهه ليخفي الندبة التي سببها له صديقه.
Yüzüne insan derisinden yapılma bir maske takar.Um abajur feito da pele de uma face humana.
Diğer kısım da, başlarına koyun derisinden kara papak koyarak Sünni olduklarını bu yolla vurgulamıştır.Na końcu dodał, że będzie obdzierać dzieci ze skóry.
Yüzüne insan derisinden yapılma bir maske takar.На обличчі була маска з людської шкіри.
Ayakkabıları da merkeb derisinden idi."Штани — в чоботи з напуском».
Sensör, kullanıcının derisinden bir "parmak izi haritası" oluşturmak için parmağında küçük bir akım geçer.Snímač pouští trochu slabého proudu do prstu, aby si vytvořil dermální "mapu otisku" uživatele.
Elbiseleri keçi yünü ya da derisinden yapılırdı.Îmbrăcămintea era făcută din lână de oaie și din cânepă.
Yüzüne insan derisinden yapılma bir maske takar.Sen sijaan hänellä on ihmisnahasta tehty naamio.
Ayakkabıları da merkeb derisinden idi."Sikkerhedsseler er meget vigtige" .
Sığır derisinden, özellikle de inek derisinden imal edilir.Chăn nuôi phát triển, nhất là chăn nuôi bò thịt.
Bazı İberyalılar, hayvan derisinden yapılma tulumları şişirerek bunların üzerinde nehri geçmiştir.Một số người Iberia vượt sông bằng cách sử dụng da động vật.
Ayakkabıları da merkeb derisinden idi."Giày cổ cao che kín vùng mắt cá chân.
Fok derisinden yapılan parkalar Qutngug olarak adlandırılır.皮膚の外に伸びる部分は毛幹と呼ばれる。
Sensör, kullanıcının derisinden bir "parmak izi haritası" oluşturmak için parmağında küçük bir akım geçer.החיישן מעביר זרם קטן באצבע כדי ליצור "מפת טביעת אצבע" של עור המשתמש.
Davul (dähkhäl) rengeyiği derisinden yapılır.Изграден е от пясъчно-глинести наслаги.
Yüzüne insan derisinden yapılma bir maske takar.Ali što ako maska sraste s licem?
Ayrıca Sahalar kış aylarında ren geyiğinin derisinden hazırlanan ayakkabılar giymektedirler.Zimska bi se pak odjeća izrađivala od zečjega krzna.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.A spravil pokrov stánu z baraních koží, farbených na červeno, a pokrov z jazvečích koží po vrchu.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.És megcsinálák a deszkákat is a hajlékhoz sittim-fából, felállogatva.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.In naredil je odejo za šator iz rdečih ovnovih kož in odejo iz jazbečevih kož vrhu nje.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.붉은 물 들인 수양의 가죽으로 막의 덮개를 만들고 해달의 가죽으로 그 웃덮개를 만들었더라
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.Nadto udělal přikrytí stánku z koží skopcových na červeno barvených, a přikrytí z koží jezevčích svrchu.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.Over dekket gjorde de et varetak av rødfarvede værskinn og ovenpå det et varetak av takasskinn.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.Und machte eine Decke über die Hütte von rötlichen Widderfellen und über die noch eine Decke von Dachsfellen.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.Vielä tehtiin teltalle peite punaisista oinaannahoista ja sen päälle vielä toinen peite sireeninnahoista.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.И направи покрив на скинията от червено боядисани овнешки кожи, и отгоре му едно покривало от язовски кожи.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.И сделал для скинии покров из красных бараньих кож и покрышку сверху из кож синих.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.ויעש מכסה לאהל ערת אלים מאדמים ומכסה ערת תחשים מלמעלה׃
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.وصنع غطاء للخيمة من جلود كباش محمّرة. وغطاء من جلود تخس من فوق
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.並 用 染 紅 的 公 羊 皮 作 罩 棚 的 蓋 、 再 用 海 狗 皮 作 一 層 罩 棚 上 的 頂 蓋
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.並用 染紅 的 公羊 皮 作 罩棚 的 蓋 、 再 用 海狗 皮 作 一 層 罩棚 上 的 頂蓋
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.Bota ušitá z meruňkové kůže pro carovu dcerku.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.But zrobiony ze skórki z moreli dla córki cara.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.Een schoen gemaakt van abrikoos leder voor de dochter van een tsaar.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.Ein Schuh aus Aprikosenleder für die Tochter eines Zaren.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.살구 가죽으로 만든 딸을 위한 신발입니다.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.Một chiếc giày làm bằng da khô của quả mơ cho con gái của Nga Hoàng.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.Sepatu dari kulit aprikot untuk putri tsar.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı."Una scarpa di pelle d'albicocca per la figlia di uno zar."
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.Une chaussure en cuir d'abricot pour la sœur du tsar.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.Un pantof făcut din piele de piersică pentru fata unui ţar.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.Un zapato hecho de piel de albaricoque para la hija de un zar.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.Ένα παπούτσι φτιαγμένο από δέρμα βερίκοκου για την κόρη ενός τσάρου.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.Обувка, направена от кайсиева кора за дъщерята на един цар.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.Туфля, сделанная из кожи абрикоса для дочери царя.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.נעל שנוצרה מעור של משמש עבור בתו של צאר.
Çarın kızı için kayısı derisinden yapılma bir ayakkabı.حذاء مصنوع من جلد المشمش لابنة القيصر