New Yorker dergisinin içeriğinde ...Якщо ми говорим про статтю у журналі The New Yorker...
New Yorker dergisinin içeriğinde ...בתוך ההקשר של הניו יורקר...
New Yorker dergisinin içeriğinde ...ومن خلال محتوى مجلة نيويوركير
Time dergisinin dikkatini çekti.이 28불짜리 의족에 주목하였지요.
Time dergisinin dikkatini çekti.ברגל הזו בעשרים ושמונה דולר, בעצם.
Time dergisinin dikkatini çekti.لقصه القدم الصناعيه ب28 دولاراً فقط
Time dergisinin dikkatini çekti.(拍手)
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.A fost editoarea revistei "Vanity Fair", una dintre cele mai fenomenale femei ale timpului său.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Była edytorem Vanity Fair, jedną ze wspaniałych wyjątkowych kobiet swych czasów.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Dělala editorku Vanity Fair. Prostě jedna z fenomenálních žen své doby.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Elle était rédactrice de Vanity Fair, une des femmes les plus phénoménales de sa période.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Era redattrice di Vanity Fair, una delle donne più fenomenali dei suoi tempi.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Fue editora de [la revista] Vanity Fair, una de las fenomenales mujeres de su día.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.배니티 페어(주 : 미국의 유명 대중문화 잡지)의 편집자이기도 했습니다. 당시 가장 영향력 있는 여성 중 한 명이었지요.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Sie war Redakteurin der Vanity Fair, eine der großartigsten, phänomenalsten Frauen ihrer Tage.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Ze was redacteur bij Vanity Fair, een van de grote fenomenale vrouwen van haar tijd.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Ήταν συντάκτης του Vanity Fair, μια από τις σπουδαίες γυναίκες φαινόμενα της εποχής της.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Била е редактор на "Венити Феър", една от великите феноменални жени на своето време.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Она была редактором Vanity Fair, одна из самых феноменальных женщин своей эпохи.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.היא הייתה עורכת המגזין "וניטי פייר", אחת הנשים הפנומנליות של זמנה.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.و كانت محررة لمجلة "فانيتي فاير"، هي واحدة من أعظم النساء في وقتها.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.時代を画した偉大な女性です たまたま私は 彼女のことを
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.A proto Time vydal zprávu o této 28 dolarové protéze.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Daarom toonde Time Magazine ook interesse, in zijn prothese van 28 dollar.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Daher bemerkte auch die Time den 28-Dollar Fuß.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.E quindi Time lo ha notato il piede da 28 dollari.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Et donc Time a remarqué ce pied à 28 dollars.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Majalah Time mempublikasikan kaki buatan seharga 28 dollar ini.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Por eso Time prestó atención a este pie de 28 dólares.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Și de aceea Time a dat atenție acestui picior de 28 de dolari, de fapt.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Và vì thế Time đã quan tâm đến bàn chân giá 28 đô này, đơn giản vậy thôi.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Zasadniczo dlatego magazyn "Time" napisał o tej 28 dolarowej stopie.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Журнал "Тайм" даже написал статью об этом 28-долларовом протезе ноги.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Поради това списание "Time" отбеляза този 28 доларов крак, всъщност.
Ve yeni bir kitap yazdım, ama bu seferki beni Wired dergisinin kapağına taşımayacak.Acabei de escrever um novo livro, mas, desta vez, não é um livro que me irá pôr na capa da revista Wired.
Ve yeni bir kitap yazdım, ama bu seferki beni Wired dergisinin kapağına taşımayacak.A já právě dopsala novou knihu, ale tentokrát ne takovou, která mě dostane na titulní stránku časopisu Wired.
Ve yeni bir kitap yazdım, ama bu seferki beni Wired dergisinin kapağına taşımayacak.A práve som dopísala novú knihu, ale tentokrát nie takú, ktorá by ma dostala na obálku časopisu Wired.
Ve yeni bir kitap yazdım, ama bu seferki beni Wired dergisinin kapağına taşımayacak.Io ho appena scritto un nuovo libro ma questa volta non è il genere che mi porterà sulla copertina di Wired.
Ve yeni bir kitap yazdım, ama bu seferki beni Wired dergisinin kapağına taşımayacak.Şi tocmai am scris o carte nouă, dar de data aceasta nu este una care mă va pune pe coperta revistei Wired.
Ve yeni bir kitap yazdım, ama bu seferki beni Wired dergisinin kapağına taşımayacak.Tôi mới viết một cuốn sách mới, nhưng lần này nó không phải là cuốn đưa tôi lên trang bìa của tạp chí Wired.
Ve yeni bir kitap yazdım, ama bu seferki beni Wired dergisinin kapağına taşımayacak.Y acabo de escribir un nuevo libro, pero esta vez, éste no me pondrá en la portada de la revista Wired.
Ve yeni bir kitap yazdım, ama bu seferki beni Wired dergisinin kapağına taşımayacak.І я щойно завершила нову книгу, але цього разу не з тих, що її автора знимкують на обкладинку журналу "Wired".
Ve yeni bir kitap yazdım, ama bu seferki beni Wired dergisinin kapağına taşımayacak.Написала съм и нова книга, но този път тя едва ли ще ме постави на корицата на списание "Wired".
Ve yeni bir kitap yazdım, ama bu seferki beni Wired dergisinin kapağına taşımayacak.Я только что написала новую книгу, но на этот раз моё лицо не появится на обложке журнала Wired.
Wired dergisinin kapağına taşımayacak.와이어드 잡지의 표지 모델로 오르진 않을 거 같네요.
Wired dergisinin kapağına taşımayacak.Wiredin kannessa.
Wired dergisinin kapağına taşımayacak.שיציג אותי על השער של מגזין "ווירד".
Wired dergisinin kapağına taşımayacak.الذي سيجعلني أظهر على غلاف مجلة وايرد.
Wired dergisinin kapağına taşımayacak.飾ることは ないでしょう なぜでしょうか
Wired dergisinin müdürü ve editörü, "The Long Tail"in yazarı, bana kalırsa, bunun çoğunu kavrayan ilk kişiydi.와이어드 매거진의 편집장이자 "더 롱 테일"의 저자인 크리스 앤더슨은 제가 알기로는 이에 대해 많은 것을 확신했던 첫 번째 사람입니다.
Wired dergisinin müdürü ve editörü, "The Long Tail"in yazarı, bana kalırsa, bunun çoğunu kavrayan ilk kişiydi.محرر ورئيس مجلة Wired ومؤلف كتاب "الذيل الطويل"، بحق كان، بالنسبة لي، أول من وضح الكثير عن هذا المفهوم.
Wired dergisinin müdürü ve editörü, "The Long Tail"in yazarı, bana kalırsa, bunun çoğunu kavrayan ilk kişiydi.このことを最初に問題提起した人だと思います 彼は何年も前に
Yani Wired dergisinin bu işe yatırdığı para.Aceasta este suma pe care revista Wired a plătit-o pentru toate acestea.
Yani Wired dergisinin bu işe yatırdığı para.Cela équivaut à ce que le magazine Wired a dépensé pour ça.
Yani Wired dergisinin bu işe yatırdığı para.Đó cũng là số tiền mà tạp chí Wired đã dành ra cho dự án này.
Yani Wired dergisinin bu işe yatırdığı para.Es lo que Wired Magazine se gasto en esto.
Yani Wired dergisinin bu işe yatırdığı para.Ez az amit a Wired magazin erre elköltött.
Yani Wired dergisinin bu işe yatırdığı para.Isso foi o que a revista Wired gastou nisto.
Yani Wired dergisinin bu işe yatırdığı para.비용은 와이어드 잡지사가 부담했구요.
Yani Wired dergisinin bu işe yatırdığı para.Questo è quanto ha investito la rivista Wired.