Tom'a hastalık derecesinde kafayı takmış durumda.She has an unhealthy obsession with Tom.
Genel pratikte çalışırken, MD derecesinde bir araştırma yaptı.While working in general practice, he completed a research for a MD degree.
Ayrıca uzunluk ölçümünü, yüksek bir doğruluk derecesinde standart hale getirmeye çalıştılar.They also tried to standardize measurement of length to a high degree of accuracy.
FUBAR, oyun Suicide Mission zorluk derecesinde bitirdiği zaman seçebilir.A player only gain access to the FUBAR difficulty after completing the game on Suicide Mission.
Aksine, mesaj bir eser yaratma derecesinden teslim edilir.Rather, the message is delivered of the course of creating a work.
Amerikalı aktris Rebecca Schaeffer'e karşı saplantı derecesinde ilgisi gelişti."Obsessed Fan Convicted in Slaying of Actress Rebecca Schaeffer".
Bu, güvenlik ve hayat idâmesi bakımlarından bir zorunluluk derecesindeydi.That must be some kind of responsibility for its care and safety.
Bu zorluk derecesinde ise oyuncu tek darbe ile ölür.At any difficulty level the player may be killed by a single shot.
Mamafih, başarı derecesinde çeşitli farklar vardı.The cruisers experienced differing levels of success.
Takıntı derecesinde çalışan kişilere işkolik denmektedir.He appreciates people who work hard for others.
Şimdi bu düşünce, iki nedenle şaçmalık derecesinde kırılgan.Now, that's absurdly naive for two reasons.
Ve o bunu usta derecesinde yapıyor.And he's doing a master's degree.
Bekar derecesinde mi?Bachelor's degree something?
Tutkunluk derecesinde isteseniz de kadınlar arasında adaleti sağlamaya asla güç yetiremezsiniz.Howsoever you may try you will never be able to treat your wives equally.
Bilgisayar ile hangi zorluk derecesinde oynanacağıHow difficult it will be to beat the computer
Tur ilerledikçe problemler genellikle zorluk derecesinde artar.The problems generally increase in difficulty as the round progresses.
Aksine, mesaj bir eser yaratma derecesinden teslim edilir.Die Errichtung geht auf eine Sage über eine Freveltat zurück.
Bu yüzden antik çağda yapılan gözlemlerin günümüzde yapılması neredeyse olanaksız derecesinde zordur.C'est pour cette raison que la plupart des observations à l'antique seraient impossibles aujourd'hui.
Bu yörede bu evliyanın hakkında efsane derecesinde olaylar anlatılır.De curieuse questions se posent au sujet de ce mariage.
Sanatçı üslûbu derecesinde kişiliğini kazanır.L’homme s’aliène au profit d’une personnalité artificielle.
Takıntı derecesinde çalışan kişilere işkolik denmektedir.Elle cible les personnes sujettes à l'épuisement.
Bu bazen bunaklık derecesinde bile olurdu.C’était parfois à la limite de l’insulte.
Ancak evlilikleri hiç de Gloria'nın sandığı gibi geçmez; çünkü Francisco çılgınlık derecesinde kıskançtır.Sin poder hacer nada, José María observa todo mientras su rabia crece.
Celsius derecesinde ise 0 noktası suyun erime/donma noktası olarak alınmıştır.Se asemeja a la escala de grados Celsius en cuanto a que 0° Celsius equivale a 0° Réaumur.
Küçük yaşlardan itibaren şarkı söylemeye düşkündü ve insan sesleri saplantı derecesinde ilgisini çekiyordu.Desde pequeño le gustaba cantar y el mundo del artisteo y admiraba a las folclóricas de la época.
Daha sonra, Domeniconi Türkiye'ye gitmiş ülke kültüründen ve insanından tutku derecesinde etkilenmiştir.Più tardi Domeniconi visita la Turchia e rimane affascinato dalla sua cultura e dalla sua gente.
17. yüzyıldan itibaren vezir derecesinde bulunanlar tayin edilmeye başlamıştır.All'inizio del XIII secolo, appaiono gli ordini mendicanti.
Ayrıca 1350 öğrenci yükseklisans, 8500 öğrenci lisans derecesinde eğitim görmektedir.Inoltre, 21.000 chimici e 13.500 i fisici insegnano nella scuola superiore.
Daha sonra, Domeniconi Türkiye'ye gitmiş ülke kültüründen ve insanından tutku derecesinde etkilenmiştir.Позже Доменикони посетил Турцию и был очарован культурой её народа.
Celsius derecesinde ise 0 noktası suyun erime/donma noktası olarak alınmıştır.В частности, на шкале Цельсия за 0 произвольно принята точка замерзания воды.
Bu bazen bunaklık derecesinde bile olurdu.Порой это выглядело как самое настоящее издевательство над боксом.
Bu algoritmanın zaman açısından maliyeti O(nk2) derecesinden dir.O custo global do algoritmo é O(n2).
17. yüzyıldan itibaren vezir derecesinde bulunanlar tayin edilmeye başlamıştır.Vanaf de 17e eeuw volgen adelsbesluiten voor leden van dit geslacht.
Bu konuda ilerlemiş,o günün üretim koşulları derecesinde gerçekleştirmiştir.Powyższy wzór zakłada stałość funkcji produkcji w czasie.
FUBAR, oyun Suicide Mission zorluk derecesinde bitirdiği zaman seçebilir.En spelare kan endast få tillgång till FUBAR-svårighetsgraden efter att ha slutfört spelet på Suicide Mission.
Bu bazen bunaklık derecesinde bile olurdu.До бою іноді залучалось навіть духівництво.
Takıntı derecesinde çalışan kişilere işkolik denmektedir.Не шанувала людей, які тяжко працювали.
Hatta birçok kişiye göre Lindemann deli derecesinde ilginç birisidir.Monet, Ben mukaan lukien, pitävät Heatheria hieman hulluna.
Music yazarı Jennifer Clay, Bad albümü iyi olsa da, "Thriller'ın derecesinde değil" dedi.Η Τζέννιφερ Κλέι, του Yahoo Music, σημείωσε ότι ενώ το Bad ήταν καλό, δεν έφθασε «στον βαθμό του Thriller».
Bu yörede bu evliyanın hakkında efsane derecesinde olaylar anlatılır.De fortæller følgende legende om stedet.
Ayrıca uzunluk ölçümünü, yüksek bir doğruluk derecesinde standart hale getirmeye çalıştılar.Tvert imot, vi har alltid vært villig for å normalisere forholdene på et likeverdig nivå.
O da, tıpkı Emma gibi, operaya tutku derecesinde bağlıydı.Og, som maleriene av hennes viser, var Emma også svært vakkert.
Ayrıca uzunluk ölçümünü, yüksek bir doğruluk derecesinde standart hale getirmeye çalıştılar.Mereka juga berusaha untuk membakukan pengukuran panjang sampai pada tingkat akurasi yang tinggi.
Bu konuda ilerlemiş,o günün üretim koşulları derecesinde gerçekleştirmiştir.Ia mengaku bahwa hal itu adalah yang cukup sulit selama masa produksi.
Music yazarı Jennifer Clay, Bad albümü iyi olsa da, "Thriller'ın derecesinde değil" dedi.Jennifer Clay của Yahoo Music chú ý rằng dù Bad rất tốt nhưng nó không đạt được "trình độ của Thriller."
Bu bazen bunaklık derecesinde bile olurdu.それらは時として戦局を左右することもある。
Takıntı derecesinde çalışan kişilere işkolik denmektedir.悩んで物思いにふける人に襲い掛かる。
Ayrıca uzunluk ölçümünü, yüksek bir doğruluk derecesinde standart hale getirmeye çalıştılar.他们也尝试以高精度标准化长度测量。
Hatta birçok kişiye göre Lindemann deli derecesinde ilginç birisidir.很多人都认为高德纳非常有趣。
Bu, güvenlik ve hayat idâmesi bakımlarından bir zorunluluk derecesindeydi.그녀는 삶의 안정과 가치를 찾기를 원했다.
Normal ve zor zorluk derecesinde sizi ısırdıklarında zehirlenirsiniz.늙고 연약해서 한 번 무거운 짐이라도 배달하면 그대로 앓아눕는다.
Ayrıca 1350 öğrenci yükseklisans, 8500 öğrenci lisans derecesinde eğitim görmektedir.В него се обучават над 850 деца от предучилищни подготвителни групи до 8-ми клас включително.
Bu, güvenlik ve hayat idâmesi bakımlarından bir zorunluluk derecesindeydi.Това представлява един вид равносметка за изминалия живот и работа.
Bu, güvenlik ve hayat idâmesi bakımlarından bir zorunluluk derecesindeydi.Toto rozhodnutie je veľmi významné z hľadiska bezpečnosti a zdravia našich obyvateľov.
Ayrıca çılgınlık derecesinde meraklı bir insanım.وأنا أيضاً فضولية الى حد الجنون.
Ayrıca çılgınlık derecesinde meraklı bir insanım.굉장히 호기심이 많은 사람이기도 합니다.
Ayrıca çılgınlık derecesinde meraklı bir insanım.Sem tudi noro radovedna oseba.
Ayrıca çılgınlık derecesinde meraklı bir insanım.ואני גם אדם סקרן בטירוף.
Ayrıca çılgınlık derecesinde meraklı bir insanım.ジャーナリストとしての22年間
Ben bir yazarım ve gazeteciyim. Ayrıca çılgınlık derecesinde meraklı bir insanım.Ich bin Schriftstellerin und Journalistin und außerdem eine wahnsinnig neugierige Person.