der ile cümle

der kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu bizim ilk dersimiz.This is our first lesson.
Tom dergiyi sehpanın üzerine geri koydu.Tom put the magazine back on the coffee table.
Benimle gelmene ne dersin?How about you come with me?
Sen hiç hukukla başını derde soktun mu?Have you ever been in trouble with the law?
Tom'u derhal buraya getir.Get Tom over here right away.
Bu noktada derinlik küçüktür.At this point the depth is small.
Senin son derece bir tatile ihtiyacın var.You desperately need a vacation.
Ben derhal buradan çıkmanı şiddetle tavsiye ediyorum.I strongly advise you get out of here right away.
Der Spiegel haftalık Alman dergisidir ve aynı zamanda "ayna" anlamına gelir.Der Spiegel is a German weekly magazine and it also means "The Mirror".
Uyumlu çalışma son derece değerlidir.Coordination is extremely valuable.
Bakmaya nereden başlayalım dersin?Where do you suggest we start looking?
Eğer hayır dersem ne olur?What happens if I say no?
Bu dersi bitirir bitirmez, yeni derse başlayacaksınız.You'll start a new lesson as soon as you've finished this one.
Ton son derece çok bilmiş.Tom is extremely sophisticated.
Dünya 23.4 derecelik bir açıyla eğilimlidir.The Earth is tilted at an angle of 23.4 degrees.
Tom deriden yapılmış bir şey satın almayı reddediyor.Tom refuses to buy anything made of leather.
Sana bir içki satın almama ne dersin?How about I buy you a drink?
Bana bir dakika ver, ne dersin?Give me a minute, will you?
Beni ara, ne dersin?Give me a call, will you?
Ders verir misiniz?Do you give lessons?
Bize biraz mahremiyet ver, ne dersin?Give us some privacy, will you?
Bana bir saniye ver, ne dersin?Give me one second, would you?
Bana sadece bir dakika ver, ne dersin?Give me just a minute, would you?
Burada bana yardım et, ne dersin?Give me a hand here, will you?
Bana burada yardım et, ne dersin, Tom?Give me a hand here, will you, Tom?
Feminist sosyoloji hakkında ders kitapları arıyorum.I'm looking for textbooks on feminist sociology.
Tom dergiyi sehpanın üzerine koydu.Tom put the magazine on the coffee table.
Tom'a soğuk bir içki almaya ne dersiniz?How about getting Tom a cold drink?
Öğrenciler gelmezse, ders başlamaz.If students don't come, the lesson doesn't start.
Tom Mary'ye başı dertte olduğunda yardım etti.Tom helped Mary when she was in trouble.
Tom başı dertte olduğunda benden yardım istedi.Tom asked me for help when he was in trouble.
Birlikte birkaç dersimiz var.We have a couple of classes together.
Tom son derece ağzı sıkıdır.Tom is extremely secretive.
Tom ve Mary fen dersinde yan yana oturdular.Tom and Mary sit next to one another in science class.
Tom kahverengi bir deri ceket giyiyordu.Tom was wearing a brown leather jacket.
Tom önemli evraklarını kahverengi bir deri çantada tutar.Tom keeps his important papers in a brown leather case.
Yardım etmeye istekli olacak herkesin bir listesini derlemeliyiz.We should compile a list of everybody who would be willing to help.
Tom bir dergi çıkardı ve onu okumaya başladı.Tom took out a magazine and began to read it.
Tom Fransızca ders kitabını kaybetti.Tom lost his French textbook.
Tom son derece telaşlıdır.Tom is extremely fussy.
Tom derdini Fransızca anlatmakta zorluk çekiyordu.Tom had a hard time making himself understood in French.
Tom fen dersinde iyi bir not aldı.Tom got a good grade in science.
Tom ders sırasında uyuyakaldı.Tom fell asleep during class.
Tom son derece cimridir.Tom is extremely mean.
Onu bir dergide gördüm.I saw it in a magazine.
Derhal terk etmelisin.You must leave immediately.
Derhal terk etmek zorundasın.You have to leave immediately.
Derhal burayı terk etmen gerekiyor.You need to leave here at once.
Derhal ameliyat yapmalıyız.We must operate immediately.
Derhal ameliyat etmek zorundayız.We have to operate immediately.
Derhâl müdahale etmemiz gerekiyor.We need to operate immediately.
Derhal terk etmeliyiz.We must leave immediately.
Derhal terk etmemiz gerekiyor.We should leave immediately.
Burayı derhal terk etmemiz gerekiyor.We need to leave here at once.
Sen matematik dersindesin.You're in math class.
Tom genç erkekler hıristiyan derneğinde kalmak zorundaydı.Tom had to stay at the YMCA.
Tom, öğretmenle konuşmak için dersten sonra sınıfta kaldı.Tom stayed after class to talk to the teacher.
Dersten sonra kalmak ve öğretmenle konuşmak zorundaydım.I had to stay after class and talk to the teacher.
Ders ücretini kim ödedi?Who paid your tuition?
Dersin sonunda zil çalar.The bell announces the end of the classes.

İlgili Sayfalar