depolamak ile cümle
depolamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kutuları depolamak için yeterli yerim yok.I don't have enough space to store these boxes.
Hidrür teknolojisi, hidrojeni depolamak için daha az hantal bir alternatif vadetti.Hydride technology promised an alternative, less bulky way to store the hydrogen.
Sonbaharda kış için yiyecek depolamak ve kışlık giyecek hazırlamak ile uğraşıyorlardı.There they had been stockpiling food and supplies for the winter.
Gar, günümüzde vagonları depolamak için kullanılmaktadır.The hangar is currently used for freight storage.
Bir Memory Stick yuvası, verileri depolamak için alan genişletmesine olanak tanır.A Memory Stick slot allows extending the space to store data.
Şarap üretimi ve depolamak için kullanılmıştır.The wings fold for transport and storage.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.And the way that you save plants is by storing seeds.
Bu olayı depolamak istediğiniz dizini seçinChoose the folder where you want to store this event
Bu görevi depolamak istediğiniz dizini seçinChoose the folder where you want to store this task
Tarihsel olarak silo, tahıl depolamak için kullanılan bir çukurdu.Historically, a silo was a pit for storing grain.
Leiden papirüs X'teki Dioscorides özü, cıva depolamak için yalnızca camı önerir. [1]The Dioscorides extract in the Leiden papyrus X recommends only glass for storing mercury.[1]
Şarap üretimi ve depolamak için kullanılmıştır.Besonders wurden sie zur Lagerung und Gärung von Wein verwendet.
Topluluk, tüketeceğinin üstündeki bu ürün fazlasını depolamak durumuna gelmiştir.Die Bewohner der Stadt nahmen den Verein mehr und mehr als den ihren war.
Redis yapısı gereği verileri RAM de depolamaktadır.Erst der Nesthüter kann Mara aufhalten.
Ayrıca besin depolamak için kullanılırlar.Auch die Keller wurden zur Lagerung von Waren genutzt.
Temiz suyu elde etmelerinin bir yolu, yağmur sularını toplamak ve depolamaktır.Eine Regentonne ist ein Behälter zum Sammeln und Speichern von Regenwasser.
Örneğin, proton depolamak için CERN'de kullanılırlar.Les pièges de Penning sont couramment utilisés au CERN pour stocker des antiprotons.
Bu yüzden tek bir parça bellek depolamak için tipik olarak 6 tane MOSFET alır.Una SRAM típica utilizará seis MOSFET para almacenar cada bit.
Optik diskler ilk olarak müzik ve yazılım depolamak için kullanıldı.Originariamente, los dispositivos ópticos se utilizaban para almacenar música y software de computadora.
Şarap üretimi ve depolamak için kullanılmıştır.Que se destinó al almacenamiento y la venta de vino y derivados.
Örneğin, proton depolamak için CERN'de kullanılırlar.Per esempio al CERN esse sono usate per immagazzinare antiprotoni.
Topluluk, tüketeceğinin üstündeki bu ürün fazlasını depolamak durumuna gelmiştir.Поэтому люди начинают копить деньги, поскольку они надеются приобрести в будущем за них больше товаров.
Sonbaharda kış için yiyecek depolamak ve kışlık giyecek hazırlamak ile uğraşıyorlardı.В зимнее же время изготавливали одежду и обувь.
Baddeley’in araştırmasına göre, uzun süreli hafıza bigiyi anlamsal olarak depolamak için şifreler.طبقا لدراسة باديلي، فإن الذاكرة طويلة الأمد تشفر المعلومات لتخزينها.
Hidrür teknolojisi, hidrojeni depolamak için daha az hantal bir alternatif vadetti.قدمت تقنية الهيدريد بديل أقل حجم لتخرين الهيدروجين.
Sonbaharda kış için yiyecek depolamak ve kışlık giyecek hazırlamak ile uğraşıyorlardı.وقد كان الخريف فترة انشغال نظرًا لضرورة تخزين المواد الغذائية وتجهيز الملابس لفصل الشتاء.
Çeşitli hızlanmalar sırasındaki bu enerjiyi depolamak için çeşitli araçlar geliştirilebilir.ويمكن تخزين الطاقة في عدة طرق.
Telefon 128 MB NAND hafızasına sahiptir, işletim sistemini ve kullanıcı verilerini depolamak için kullanılır.Possui uma memória de 128 Mbytes para armazenar dados e fornecer espaço para o processamento.
Bu derin çukurlar uzun yıllar boyunca içme suyu depolamak için kullanılmıştı.De bron werd lange tijd voor drinkwater gebruikt.
Bitkiler tarafından fazla glikozu depolamak için kullanılır.Potgrond wordt gebruikt voor het oppotten van planten.
Gar, günümüzde vagonları depolamak için kullanılmaktadır.Tegenwoordig wordt de werkplaats gebruikt voor het onderhoud aan goederenwagens.
Redis yapısı gereği verileri RAM de depolamaktadır.Za przechowywanie danych odpowiada pamięć RAM.
Şarap üretimi ve depolamak için kullanılmıştır.Służyło do przechowywania wody lub wina.
Sonbaharda kış için yiyecek depolamak ve kışlık giyecek hazırlamak ile uğraşıyorlardı.Pozwolił na przysyłanie paczek żywnościowych i odzieży na zbliżającą się zimę.
Gar, günümüzde vagonları depolamak için kullanılmaktadır.Byggnaden används än idag för förvaring av båtar.
Ayrıca besin depolamak için kullanılırlar.Používá se i pro uskladnění pelet.
Sonbaharda kış için yiyecek depolamak ve kışlık giyecek hazırlamak ile uğraşıyorlardı.Ősszel el kellett raktározniuk a gyűjtögetett élelmet és ruházatot kellett készíteniük a télre.
Temiz suyu elde etmelerinin bir yolu, yağmur sularını toplamak ve depolamaktır.Funkciójuk szinte biztosan az esővíz összegyűjtése és tárolása volt.
Ayrıca besin depolamak için kullanılırlar.Αυτά χρησιμοποιούνται για αποθήκη.
Şarap üretimi ve depolamak için kullanılmıştır.Dette fad har faktisk været brugt til opbevaring af vin.
Metin mesajlarını depolamak.その際ダイイングメッセージを残す。
Topluluk, tüketeceğinin üstündeki bu ürün fazlasını depolamak durumuna gelmiştir.今有股幂减弦较较与股乘勾等。
Metin mesajlarını depolamak.이제 메시지의 나머지 부분을 해독한다.
Bu yüzden tek bir parça bellek depolamak için tipik olarak 6 tane MOSFET alır.따라서 한 개의 비트를 저장하기 위해 일반적으로 여섯 개의 트랜지스터를 필요로 한다.
Outlook Express, kişi bilgilerini depolamak için Windows Adres Defteri'ni kullanır ve sıkıca bütünleşir.아웃룩 익스프레스는 윈도우 주소록을 사용하여 연락처 정보를 저장하고 긴밀히 통합한다.
Şarap üretimi ve depolamak için kullanılmıştır.במרתפים נעשה שימוש לייצור יין ולאחסון.
Kinetik enerjiyi depolamak için önceki yüzyıllarda kullanılan tek araçtı.Принципът му на действие се състои в съхраняване на необходимата кинетична енергия през работния процес.
Ama bodrum katına bunlardan elli tanesini enerji depolamak için bodruma koymayacağımızı bildiğimiz için우리의 동력을 저장하기 위해 우리의 지하실에 이것의 50개를 놓지는 않을 것이기 때문에,
Ama bodrum katına bunlardan elli tanesini enerji depolamak için bodruma koymayacağımızı bildiğimiz içinWe weten dat we nooit 50 stuks hiervan in onze kelder zullen zetten om energie op te slaan.
Ama bodrum katına bunlardan elli tanesini enerji depolamak için bodruma koymayacağımızı bildiğimiz içinЗнаючи, що ми не вмикатимемо по півсотні таких в наших підвалах, щоб накопичити енергію
Ama bodrum katına bunlardan elli tanesini enerji depolamak için bodruma koymayacağımızı bildiğimiz içinבידיעה שאנחנו לא הולכים לשים חמישים כאלו במרתפים שלנו כדי לאחסן חמשל,
Ama bodrum katına bunlardan elli tanesini enerji depolamak için bodruma koymayacağımızı bildiğimiz içinمع العلم أننا لن نضع خمسين منها في قبونا لتخزين الطاقة،
Ama bodrum katına bunlardan elli tanesini enerji depolamak için bodruma koymayacağımızı bildiğimiz içinこれを50個置くわけないですから テキサス大学ダラス校の科学者を訪ね
Ama Sarkoplazmik retikulumun tek görevi depolamaktır.Esto es puramente un organelo de almacenamiento.
Ama Sarkoplazmik retikulumun tek görevi depolamaktır.אבל כאן הוא אך ורק איבר איחסון.
Bilgileri ve meta verisini bir veritabanında depolamak için digiKam' ın kullanacağı klasörü seçmelisiniz.Bạn cần phải chọn thư mục cho trình digiKam dùng là thư mục thư viện tập ảnh.
Bilgileri ve meta verisini bir veritabanında depolamak için digiKam' ın kullanacağı klasörü seçmelisiniz.Deve seleccionar uma pasta para o digiKam guardar os meta- dados e a informação num ficheiro de base de dados.
Bilgileri ve meta verisini bir veritabanında depolamak için digiKam' ın kullanacağı klasörü seçmelisiniz.digiKam が情報とメタデータをデータベースファイルに保存するフォルダを指定してください。
Bilgileri ve meta verisini bir veritabanında depolamak için digiKam' ın kullanacağı klasörü seçmelisiniz.Du måste välja en katalog som Digikam kan använda att lagra information och metadata i en databasfil.
Bilgileri ve meta verisini bir veritabanında depolamak için digiKam' ın kullanacağı klasörü seçmelisiniz.Du skal vælge en mappe, hvor digiKam kan lagre information og metadata i en databasefil.