Ana içeriğe geç
Sözlük

depo ile cümle

depo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
16MB dahili depolama alanına sahiptir, ancak 32GB'a kadar microSD kartlarını destekler.Δέχεται κάρτα μνήμης MicroSD 1GB, αλλά υποστηρίζει κάρτες MicroSD με μνήμη μέχρι 32GB.
Modülün geri kalanı depolardan oluşur.Όλοι οι άλλοι στήμονες μετατρέπονται σε staminodes.
İhtiyaç duyulan bazı inorganik maddeleri depolar.Τα είδη των οργανικών διαλυτών που χρησιμοποιούνται.
Hırvatistan Bağımsızlık Savaşı öncesinde bir depocu olarak çalıştı.Η μάχη της γέφυρας Στέρλινγκ ήταν μάχη του πρώτου πολέμου της σκωτσέζικης ανεξαρτησίας.
1807 - Lüksemburg'da bir depoya düşen yıldırım, 230 kişinin ölümüne yol açtı.1903 - Πυρκαγιά σε θέατρο στο Σικάγο σκοτώνει τουλάχιστον 602 άτομα.
Bu şişe, yükleri depolayabilir.Αυτό μπορεί να ανοίξει την σάλπιγγα.
Günümüzde depo olarak kullanılmaktadır.Σήμερα διατείθεται για ενοικίαση.
Bazılarının kille sıvalı olduğuna dayanılarak, depo olarak kullanıldığı düşünülmektedir.Οι τύποι μπορούν να χρησιμοποιηθούν υπό την προϋπόθεση ότι τα υπόρριζα είναι θετικά.
Bölgenin Quinteros limanı yakınlarında kimyasal madde ve gaz depoları vardır.Regionen huser lagre af kemikalier og benzin nær havnen i Quintero.
24.978 ev, 24 kilise, 2.320 dükkan, 775 depo, 62 okul yok edilmiştir.24.978 hjem, 24 kirker, 2.320 forretninger, 775 varehuse og 62 skoler blev ødelagt.
24 Nisan 2012 - Google, dosya depolama ve paylaşım platformu olan Google Drive'ı tanıttı.24. april 2012 – Google introducerede Google Drive, en platform til lagring og deling af filer.
RC4WD, 2007 yılındna itibaren San Jose’de küçük bir depoya taşındı.I 2007 flyttede RC4WD endelig ind i et lille lager i San Jose.
Veriler Google'ın veri merkezlerinde depolanır ve erişim seçili çalışan ve personelle sınırlıdır.Dataene er lagret i Googles datacentre, og adgang hertil er begrænset til udvalgte medarbejdere og ansatte.
13 Mayıs 2013 - Google, Google Apps müşterilerinin Drive depolama kotasını artırdı.13. maj 2013 – Google øgede Drive-lagerpladsen for Google Apps-kunder.
Hotmail, şu anda 5 GB depolama alanı sunmaktadır.Gmail tilbyder i øjeblikket 15 GB fri lagerplads.
Ayrıca bol erzak depolanmıştı.Asbesten var i øvrigt indkapslet.
Daha sonra ise Deportivo La Coruña kulübünde oynadı.Desuden repræsenterede han Deportivo La Coruña i Spanien.
Kaynaklar depolarda stoklanıyor.Kullene opbevaredes på lager i kulhusene.
Bundan öncesine kadar orman deposunda halk çalışmaktaydı.Tidligere lå landsbyen i Skovbo Kommune.
Depolardaki basınç yaklaşık 210 bar olacaktır.Her bliver vandet tilført et tryk på ca.4000 bar.
12 Eylül - Alman bombardımanı, Leningrad'ın en büyük erzak deposunu imha etti.12. september: Det største fødevaredepot i Leningrad, Badajevski, bliver ødelagt af en tysk bombe.
Kapalı bir kapta depolayın.Kædetræk i lukket kasse.
Havalimanı ayrıca bagaj depolama tesisine sahiptir.Derudover er der bagagerum under passagerdækket.
Ayrıca Deportivo La Coruña ile de anlaşamadılar.Derudover optrådte han blandt andet i Spanien for Deportivo La Coruña.
Şarap üretimi ve depolamak için kullanılmıştır.Dette fad har faktisk været brugt til opbevaring af vin.
Club Social y Deportivo Colo-Colo, Şili'nin başkenti Santiago şehrinin bir futbol kulübüdür.Club Social y Deportivo Colo-Colo (eller bare Colo-Colo) er en chilensk fodboldklub fra hovedstaden Santiago.
Tek Sağlık Girişimi internet sitesi Tek Sağlığa ilişkin tüm haber ve bilgiler için küresel bir depodur.Sundhed En af de helt store nyheder er HealthKit, der samler diverse sundhedsrelaterede data ét sted.
Bundan iki yıl sonra, parçacık depolama halkası ile ilgili teorisini açığa çıkartmıştır.Nogle få år senere mundede det ud i en definition af begrebet biosfærereservat.
Silah Deposu Müzesi, (Uygulanmamış Proje) 1915.Kunstnernes Efterårsudstilling: 1915.
Kurutulan tezekler, kışa hazırlık olmak üzere "kalak" denilen depolama yığını işlemine tabii tutulur.Dette kaldes for et såkaldt mellemtræk, hvor stærene gør holdt for at foretage en fældning til vinterdragt.
Köyün yanında orman deposu var.Ved landsbyen var der en fæstning.
Kodlama ve depolama ile birlikte, belleğin üç temel sürecinden biridir.Apprehensionen, reproduktionen og rekognitionen er derimod tre aspekter ved en og samme syntese.
Ana silahda 800 mermi ile büyük bir mühimmat deposu vardı.Hovedbevæbningen skulle have et stort magasin med plads til 800 granater.
Depolanan savaş malzemeleri yok edildi ve bir sivil güvenlik görevlisi yaralandı.Under røveriet blev fabrikkens kasserer og en sikkerhedsvagt dræbt.
Yük depoları.Voldsmagasinet.
Veriler Google'ın veri merkezlerinde depolanır ve erişim seçili çalışan ve personelle sınırlıdır.Dataene lagres i Googles datasentre og tilgangen er begrenset til utvalgte medarbeidere og personell.
24.978 ev, 24 kilise, 2.320 dükkan, 775 depo, 62 okul yok edilmiştir.24 978 hjem, 24 kirker, 2 320 forretninger, 775 varehus og 62 skoler ble ødelagt.
RC4WD, 2007 yılındna itibaren San Jose’de küçük bir depoya taşındı.I 2007 flyttet RC4WD inn i et lite lager i San Jose.
13 Mayıs 2013 - Google, Google Apps müşterilerinin Drive depolama kotasını artırdı.13. mai 2013 – Google økte tilgjengelig Drive-lagringsplass for Google Apps-kunder.
24 Nisan 2012 - Google, dosya depolama ve paylaşım platformu olan Google Drive'ı tanıttı.24. april 2012 – Google introduserte Google Disk, en plattform for lagring og deling av filer.
Uygulamalar depoda mevcut olmadan önce Apple tarafından onaylanması gerekiyor.Alle applikasjoner må godkjennes av Apple før de blir tilgjengelige for nedlasting.
Ayrıca bol erzak depolanmıştı.Så mye er lagret om deg.
150 tonluk su deposu vardır.Magasinet rommer 153 millioner m³ vann.
Ocak 2008'de 41 yaşında Kolombiya'nın ikinci lig takımlarından Deportivo Rionegro'ye transfer oldu.I januar 2008, 41 år gammel, signerte han for det colombianske andredivisjonslaget Deportivo Rionegro.
Kullanılabilir depolama alanı miktarı birkaç kez değişti.Kontrollen over høyden skiftet flere ganger.
Bugün MD sadece ses depolama için kullanılmaktadır.I dag er tjernet kun brukt til rekreasjon.
Bazı şişeler için, kullanıldıktan sonra iade edildiğinde geri alınmak üzere bir depozito ücreti ödenir.For noen flasker betaler kjøperen en pant som tilbakebetales når flasken returneres til et utsalgssted.
Yüksek kalitede (High-Fidelity) ses depolama ortamıdır.Hi-fi eller high fidelity er mest brukt om lydgjengivelse av høy kvalitet.
Alt kat depo olarak kullanılmaktadır.Den benyttes ved lave fallhøyder.
Sonra annesi depoya gider ve kapı arkasından kapanır.De går ut av graven og døren låser seg bak de.
Etlerin bir kısmı depolanırdı.Deler av verket er bevart.
Bunun yanı sıra depolama ücretleri beklenilenden fazla olmuştur.Rehabiliteringen ble dyrere enn ventet.
Yağ hücreleri ayrıca trigliseritleri sentezleyip depolama yetenegine sahiptirler.Fett- og leverceller kan syntetisere og lagre triglyserider.
Ayrıca MÖ 2. binyıl depolama küpleri bulunmuştur.Oppfølgerutgivelsen Sky 2 fikk også markante salgstall.
İçme suyu, kapalı şebekedir ve 70 tonluk depoya sahiptir.Byggverket er i tømmer og har 70 plasser.
Vücutta depolanmaz, kanserojen değildir.Den føler ingen smerte i huden og utvikler ikke kreft.
Depolandı mı?Er de blitt oppbrukt?
Bundan iki yıl sonra, parçacık depolama halkası ile ilgili teorisini açığa çıkartmıştır.To år etter kom komedien The Details ut.
Yük depoları.Anleggsmagasinet.
Vakum ile toplanan çöpler deposunda toplanır.Store søppelposer er samlet opp i leiligheten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod