Büyük miktarda karbon depo alanlarıdır.Esistono numerosi processi di carbonizzazione.
Kaynak stoklama hacmi depoların sayısına bağlıdır.Il numero di gradini dipenderà dalla capacità di stoccaggio.
Havagazı "Havagazı Fabrikası" veya Gazhane denilen üretim ve depolama tesislerinde imal edilir.Questo viene chiamato il problema dell'immagazzinamento o stoccaggio.
Gündüz güneş altında enerji depolarlar.Essi seguono automaticamente il Sole durante la giornata.
2004 yılında Çadır, bir depo yangınında tamamen yandı.Nel 2004 l'edificio venne pesantemente danneggiato a causa di un incendio.
Ama şehir depoları yiyecekle doluydu.Vi era la sede dei magazzini di generi alimentari.
Yeni silahlar alınıyor ya da tekkede yapılıyor, depolanıyordu.Pistole che devono essere ricaricate o armate dopo ogni colpo.
Ancak algılanan bu görüntüler saklanma maliyeti yüksek olduğundan depolanamaz.Ancora oggi è impossibile calcolare l'immenso tesoro sottratto.
Fort Knox'daki Federal Altın Deposu'da aynı şekilde piksellenmiştir.Trasferì anche parte delle riserve d'oro britanniche a Fort Knox come riserva d'emergenza.
Fikirlerimiz depolanmış duygulardan kopya edilmiştir.Sono percepibili dai nostri sensi.
Bazı şirketler yüzlerce dijital depolama cihazı gereksinimi duyar.Esistono diverse teorie sui meccanismi della formazione dei depositi di ceneri.
La Liga ekiplerinden RC Deportivo de La Coruña'da oynamaktadır.Ospita le partite casalinghe della squadra del Deportivo La Coruña.
Hidrojen depolama Hidrojen teknolojileri Hidrojen ekonomisi Hidrojen Kaynak MakinesiCentrali elettriche Energie rinnovabili Economia dell'idrogeno Inquinamento atmosferico
Profesyonel kariyerine Deportivo Pereira kulübünde başladı. ^Inizia la carriera professionistica con il Deportivo Pereira, squadra della sua città natale.
Hidrojen depolama Hidrojen teknolojileri Hidrojen üretimi EconomyVeicolo a idrogeno Economia dell'idrogeno Idrometano
Taşıması, depolaması çok daha kolaydır.Facile da impiegare e immagazzinare.
Bakteriler ve mantarlarda da glikoz glikojen şeklinde depo edilmektedir.Solo i generi e i sottogeneri sono scritti in corsivo.
Binaya girince depoda dans etmeye başlar.Когда входит в здание, она начинает танцевать по складу.
1994 yılında troleybüs deposu inşaatına karar verilmişti ama belirsiz nedenlerden dolayı yapılmadı.В 1994 году было решено о строительстве троллейбусного депо, но оно не построено по неизвестным причинам.
Bir flash sürücüsünde depolanan dosyalar, Norton 360 kurulu olmayan başka bir bilgisayara kopyalanabiliyor.Файл, хранящийся на флеш-диске, может быть скопирован на другой компьютер без использования Norton 360.
Topluluk, tüketeceğinin üstündeki bu ürün fazlasını depolamak durumuna gelmiştir.Поэтому люди начинают копить деньги, поскольку они надеются приобрести в будущем за них больше товаров.
Az sayıdaki ML-20 obüs-topu hala Rus Ordusuna ait ordonat depolarında bulunmaktadır.Небольшое количество боеспособных МЛ-20 имеется на складах Российской армии и в настоящее время.
Tüm nesiller depolama için 1.8 inç (46 mm) sabit disk kullandı.Все поколения используют 1,8 дюймовый (46мм) жёсткий диск.
24 Nisan 2012 - Google, dosya depolama ve paylaşım platformu olan Google Drive'ı tanıttı.24 апреля 2012 года, Google представила Google Drive, платформу для хранения и обмена файлами.
Harici depolama CompactFlash üzerindeydi.Один слот под CompactFlash.
Launchpad ve Sourceforge siteleri Bazaar'la yönetilen ücretsiz depolama servisleri sağlamaktadır.Сайты Launchpad и SourceForge предлагают свободный хостинг для проектов, которые используют Bazaar.
Kaynaklar depolarda stoklanıyor.Вооружение добывалось на складах.
İkinci deniz Harp Okulu yanıp kül oldu, liman bombalandı ve depolar talan edildi.Снова была сожжена морская школа, разрушены порт и зерновые склады.
Campagnaro kariyerine Arjantin ikinci ve üçüncü liglerinde Deportivo Morón takımında başladı.Он начал свою карьеру в клубе «Депортиво Морон», игравшем во втором и третьем аргентинских дивизионах.
2012 yılında Müze’nin yeni sergi salonu olan Depo Müze açılmıştır.В 2012 в музее был открыт новый выставочный зал Depo Müze.
Ücretsiz depolama için limit 2 MB idi.Хранение данных до 2 ГБ является бесплатным.
Günümüzde depo olarak kullanılmaktadır.Сейчас используется как склад.
3310 - Ar-Pharazon büyük bir silah deposu inşa etmeye başlar.3310 — Ар-Фаразон начинает строительство большого флота.
Ayrıca 512 MB RAM ve 8 GB yerleşik veri depolama birimi de bulunuyor.Также располагает 512 Мб оперативной памяти и 8 Гб встроенной для хранения данных.
İkinci yeni su deposu yapılmıştır.Рядом построено второе такое же водохранилище.
Londra'da nehir kıyısındaki depolar başta olmak üzere birçok yerde büyük miktarda barut da bulunurdu.Также в Лондоне, особенно вдоль реки, хранилось много чёрного пороха.
Bir rafineri 2000 baharat depolama alanına sahiptir.Принята в эксплуатацию новая столовая на 2000 посадочных мест.
Burası ağır endüstriler, depolama, ve enerji temini için uygundur.Создан для развития тяжелой промышленности, складов и обеспечения энергоснабжения.
Depolardaki basınç yaklaşık 210 bar olacaktır.Имеют ограничение по максимальному рабочему давлению в сосуде — 210 бар.
LaserDisc veya Laserdisc (LD) ticari kullanıma sunulmuş ilk optik disk depolama ortamıdır.LD может означать: LaserDisc — первый коммерческий оптический носитель данных.
Hizmet şunları içerir: Sınırsız posta depolama kapasitesi.Дополнительные функциональные возможности: Неограниченный объём почтового ящика.
Su deposu mevcuttur.Сейчас там располагается склад.
1857 — Adigelere silah veren Türk deposu kurulmuştur.В 1857 году здесь была устроена турецкая база, снабжавшая адыгов оружием.
1859 — Yarbay Levaşovun kumandasındaki deniz çıkartma bölüğünün Türk deposunu yok etmiştir.В 1859 году морской десант под командованием майора Левашёва разрушает турецкую базу.
İyi havalandırılmış bir alanda depolayın.Хранят в сухом, хорошо проветриваемом помещении.
Club Social y Deportivo Colo-Colo, Şili'nin başkenti Santiago şehrinin bir futbol kulübüdür.«Ко́ло-Ко́ло» (исп. Club Social y Deportivo Colo-Colo) — чилийский футбольный клуб из столицы страны Сантьяго.
Depolara yanlış yakıt konmuş olabilir.Доходило до сожжения хранившихся на складах непроданных экземпляров.
Bazı şirketler yüzlerce dijital depolama cihazı gereksinimi duyar.Существует несколько стандартов хранения данных на цифровых оптических дисках.
Ayrıca Los Deportes adlı bir dergi çıkartıyordu.Гампер также помогал издавать журнал «Los Deportes».
Depoda dünyadaki bütün bitki tohumları yer almaktadır.В хранилищах этого банка хранятся семена растений, собранных по всему миру.
Antik mezarlar, bir dönem su deposu olarak kullanılmıştır.Раньше погреба использовались в качестве складов.
Yerli bedevi halk bu mağaraların bazılarını "su deposu" olarak kullanagelmişlerdir.Среди коренного населения этих мест водопад был известен как «Гремящий дым».
1.8 gigabyte'a kadar veri depolayabilmektedir.Они будут отложены до Java 8.
Sonra annesi depoya gider ve kapı arkasından kapanır.Затем её приводят в комнату, и запирают за ней дверь.
Sonbaharda kış için yiyecek depolamak ve kışlık giyecek hazırlamak ile uğraşıyorlardı.В зимнее же время изготавливали одежду и обувь.
Çıkarılabilir depolama kartı formatları CompactFlash ve MultiMediaCard'ı desteklenmiştir.Также поддерживались съемные карты памяти CompactFlash и Multimedia Card.
Soyguncuların bir kısmı bir depoya sığınır.Некоторые из бандитов появляются из лифтов.
Kullanıcı, bulut depolama birimi OneDrive'da yaklaşık 29 GB ve başka bir 15 GB kullanabilir.Пользователю доступно порядка 29 Гб и ещё 15 Гб в облачном хранилище OneDrive.
Ayrıca birden fazla kullanıcı tarafından indirilen tüm uygulamalar yalnızca bir defa depolanır.Все дополнительные данные, которые клиент когда-либо вводил должны быть заполнены автоматически.
Çöplük, katı atık depolama alanı.Полигон твёрдых бытовых отходов.