Buicameroon_ departments. kgmBuicameroon_departments. kgm
Buicameroon_ departments. kgmBuicameroon_departments. kgm
Buicameroon_ departments. kgmBuicameroon_departments.kgm
Buicameroon_ departments. kgmBuicameroon_ departments. kgm
Buicameroon_ departments. kgmBuicameroon_ departments. kgm
Buicameroon_ departments. kgmBuicameroon_ departments. kgm
Buicameroon_ departments. kgmBuicameroon_ departments. kgm
Buicameroon_ departments. kgmBuicameroon_ departments. kgm
Buicameroon_ departments. kgmcameroon_ departments. kgm
Buicameroon_ departments. kgmcameroon_departments.kgm
Buicameroon_ departments. kgmcameroon_ departments. kgm
Buicameroon_ departments. kgmΜπουίcameroon_ departments. kgm
Buicameroon_ departments. kgmБангиcameroon_ departments. kgm
Buicameroon_ departments. kgmБуїcameroon_ departments. kgm
Buicameroon_ departments. kgmבנגיusa. kgm
Buicameroon_ departments. kgmبويcameroon_ departments. kgm
Bu şirketin departman direktörü.Dia adalah kepala departemen di perusahaan ini
Bu şirketin departman direktörü.E' caporeparto dell'azienda!
Bu şirketin departman direktörü.Er ist der Abteilungsleiter bei dieser Firma.
Bu şirketin departman direktörü.Este director de departament.
Bu şirketin departman direktörü.Il est le directeur départemental de la compagnie.
Bu şirketin departman direktörü.Jest kierownikiem oddziału w tej firmie.
Bu şirketin departman direktörü.Είναι ο υπέυθυνος τμήματος αυτής της εταιρίας.
Bu şirketin departman direktörü.Он директор отдела в этой компании
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Ammoniakkia käyttäessä syntyy todella suuri paine, jos sitä lämmitetään väärin.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Deoarece folosind amoniac se obţin presiuni foarte mari dacă le încălzeşti greşit.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Een geweldig idee dat helemaal niet werkte: het ontplofte.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.En utilisant l'ammoniaque, on obtient des pressions très élevées si on le chauffe incorrectement.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Khi đốt nóng một bên, lưu ý là bên chứa hỗn hợp nóng.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.액체가 있는 쪽을 가열하면 암모니아가 증발하고
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Llegó a 400 psi. El amoníaco era tóxico. Se esparció por todos lados.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Man opvarmer den ene side - den varme side.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Panaskan satu sisinya, sisi yang panas.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Podgrzewa się jedną, gorącą stronę.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Takže jsme do toho zapojili celé oddělení termodynamiky na Stanfordu.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.To je bila torej ta odlična ideja, ki nikakor ni delovala - komori je razneslo.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Úgyhogy bevontuk a Stanford teljes termodinamikai intézetét.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Wir haben das ganze Thermodynamik Institut von Stanford involviert.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Zahrejeme jednu stranu, tú horúcu.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Ζεσταίνεις τη μια πλευρά, τη ζεστή πλευρά.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Ви нагріваєте одну сторону, гарячу сторону.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Мы привлекли всю кафедру термодинамики в Стенфорде.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.Така че включихме целия отдел термодинамика в Станфорд.
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.מחממים צד אחד, הצד החם, האמוניה מתאדה
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.تقوم بتسخين أحد الأطراف، الجانب الساخن. تتبخر الأمونيا
Bu yüzden Stanford'daki bütün termodinamik departmanını işin içine kattık.熱力学科と 数値流体力学者とが協力して
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.E non voglio parlare come in quell'ufficio vicino a dove vive Dave.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Ich will nicht reden, wie die Leute bei dieser bestimmten Fahrzeugbehörde nah Daves Wohnort.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Ik wil niet praten zoals de mensen bij de rijschool in Dave zijn buurt.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Je ne veux pas parler comme ils le font au Service des Véhicules près de chez Dave.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Nechci mluvit ani jako lidé na tom dopravním inspaktorátě, jak bydlí Dave.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Nie chcę mówić jak w tym ORD, koło Dave'a.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.No quiero hablar como ellos lo hacen en el Departamento de Licencia para Conducir, cerca de donde Dave vive.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Nu vreau să vorbesc ca cei de la departamenul auto care e aproape de locuința lui Dave.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Tôi không muốn nói giống như họ đặc biệt là tại DMV gần với nơi Daves đang sống.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Δεν θέλω να μιλάω, όπως αυτοί στο Τμήμα Αυτοκίνητων Οχημάτων κοντά στο σπίτι του Ντέιβ.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Аз не искам да говоря като хората в този КАТ дето е близо до там, където живее Дейв.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Я не хочу быть похожим на людей из очереди за водительским правами (о которых говорил Дэйв).
Departmana, bilim ve teknoloji politikasýnýnOffizielle Entscheidungs-, Beratungs-, Verwaltungs- und Aufsichtsorgane in der Hochschulbildung
Departmana, bilim ve teknoloji politikasýnýnÓrganos de decisión, asesoramiento, gestión y supervisión en la educación superior