denizanası ile cümle
denizanası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
İşte bir denizanası.Ето една медуза.
İşte bir denizanası.Это медуза.
İşte bir denizanası.הנה מדוזה
İşte bir denizanası.هُنا جيلي.
İşte bir denizanası.体全体が可動するので気に入っています
Ona elektronik denizanası diyoruz.Chamamos-lhe a medusa electrónica.
Ona elektronik denizanası diyoruz.Chúng tôi gọi nó là sứa điện.
Ona elektronik denizanası diyoruz.Elektronikus medúzának hívjuk.
Ona elektronik denizanası diyoruz.Kami menyebutnya ubur-ubur listrik.
Ona elektronik denizanası diyoruz.저희는 이것을 전기 해파리라고 부릅니다.
Ona elektronik denizanası diyoruz.La chiamiamo la medusa elettronica.
Ona elektronik denizanası diyoruz.Lo llamamos medusa electrónica.
Ona elektronik denizanası diyoruz.Nazywamy ją elektroniczną meduzą.
Ona elektronik denizanası diyoruz.On l'appelle la méduse électronique.
Ona elektronik denizanası diyoruz.O numim meduza electronică.
Ona elektronik denizanası diyoruz.Říkáme mu elektronická medúza.
Ona elektronik denizanası diyoruz.Vi kalder den den elektroniske vandmand.
Ona elektronik denizanası diyoruz.Voláme ju elektronická medúza.
Ona elektronik denizanası diyoruz.We noemen het de elektronische kwal.
Ona elektronik denizanası diyoruz.Ми називаємо її електронна медуза.
Ona elektronik denizanası diyoruz.Мы называем её электронной медузой.
Ona elektronik denizanası diyoruz.Наричаме я електронна медуза.
Ona elektronik denizanası diyoruz.אנו מכנים אותו מדוזה חשמלית.
Ona elektronik denizanası diyoruz.ندعوه " قنديل البحر الالكتروني "
Ona elektronik denizanası diyoruz.青色LEDを16個使っただけのものですが
Onu denizaltının ön kısmındaki özel bir aletle yakaladık, ki bu cihaz hiç zarar vermeden denizanasını gemideki우리는 잠수함 앞에 단 아주 특별한 장치로 이걸 잡았는데요, 정말 자연 그대로의 상태로 생명체를 잡아서
Onu denizaltının ön kısmındaki özel bir aletle yakaladık, ki bu cihaz hiç zarar vermeden denizanasını gemidekiאנחנו לוכדים אותה בהתקן מאוד מיוחד שנמצא בחזית התא והוא מאפשר לנו להעלותה במצבה המקורי,
Onu denizaltının ön kısmındaki özel bir aletle yakaladık, ki bu cihaz hiç zarar vermeden denizanasını gemidekiلقد قبضنا عليه في جهاز خاص في مقدمة الغاطسة الشيء الذي أتاح لنا بإحضاره في حالته الاصلية الحقيقية،
Onu denizaltının ön kısmındaki özel bir aletle yakaladık, ki bu cihaz hiç zarar vermeden denizanasını gemidekiクラゲを傷つけないように捕まえ 船内の実験室に連れ帰ります
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor. Biz de onu denizaltıyla takip ediyoruz.Esta medusa, por ejemplo, tiene una bioluminiscencia esplendorosa.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.Denne gople, for eksempel, har en spektakulær bioluminescence fremvisning.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.Deze kwal bijvoorbeeld, heeft een spectaculaire bioluminescente lichtshow.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.Diese Qualle zum Beispiel hat eine spektakuläre Biolumineszenz-Anzeige.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.예를 들어 이 해파리는 화려한 생물 발광을 보여줍니다.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.Napríklad prejav bioluminiscencie tejto medúzy je úžasný.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.Par exemple, cette méduse a une impressionnante vitrine de bioluminescence.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.Questa medusa, per esempio, ha un modo spettacolare di mostrare la bioluminescenza.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.Spre exemplu, această meduză are o bioluminiscență spectaculoasă.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.Ta oto meduza posiada na przykład imponujący zestaw bioluminescencji.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.Ubur-ubur ini, contohnya, mempunyai cahaya bioluminesens yang spektakuler.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.Медузата например има зрелищна биолуминесцентна демонстрация.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.У этой медузы, например, есть невероятный биолюминесцентный дисплей.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.למדוזה זו לדוגמא, יש תצוגה מרהיבה של תאורה ביולוגית.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.لقنديل البحر على سبيل المثال عرض مذهل للإضاءة الحيوية.
Örneğin bu denizanası, müthiş bir biyolümüninesans gösteri sergiliyor.けんらんたる生物発光を呈します 私達が潜水艇で追いかけているところです
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.Dan dia sebenarnya tampak mencoba memakan ubur-ubur listrik ini.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.E ele de facto parece estar a tentar comer a medusa electrónica.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.E sembra, in effetti, che cerchi di mangiarsi la medusa elettronica.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.És úgy tűnik, hogy amivel próbálkozik, az nem más, mint az elektronikus medúza bekebelezése.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.Hij lijkt te proberen om de elektronische kwallen op te eten.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.Il semble essayer de manger la méduse électronique.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.I rzeczywiście próbuje zjeść naszą elektroniczną meduzę.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.상어가 마치 전기 해파리를 먹으려하는 것처럼 보이기도 하네요.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.Og den ser faktisk ud til at prøve at spise den elektroniske gople.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.Și pare de fapt să încerce să mănânce meduza electronică.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.Und es sieht so aus, als ob er versucht die elektronische Qualle zu fressen.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.Và nó dường như đang cố gắng ăn con sứa điện.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.Vypadá to, že sa snaží zjesť elektronickú medúzu.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.Vypadá to, že se snaží sníst elektronickou medúzu.
Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor.Y en realidad parece estar tratando de comer la medusa electrónica.