Hiç deniz kestanesi yedin mi?Have you ever eaten sea urchins?
Mary bir deniz kestanesidir.Mary is a sea urchin.
Deniz kestanesi sümüksü dokuya sahiptir.Sea urchin has a slimy texture.
Erkek kardeşim deniz kestanesinin tadını sevmez.My brother doesn't like the taste of sea urchin.
Bu kokteyl bir deniz kestanesi içerir.This cocktail contains a sea urchin.
Ve o deniz kestanesinin ölümünden bir kaç ay sonra deniz yosunları büyümeye başladı.And within a few months after that sea urchin dying, the seaweed started to grow.
Mary bir deniz kestanesidir.Мері — морський їжак.
İşte burada görüyoruz, örneğin, bir sünger spikülü, 2 parça mercan burada, bu bir deniz kestanesi dikeni.Aici, de exemplu, vedem spicula unui spongier, două bucăți de coral, spinul unui arici de mare.
İşte burada görüyoruz, örneğin, bir sünger spikülü, 2 parça mercan burada, bu bir deniz kestanesi dikeni.Hier zien we een skeletnaald van een spons, hier twee stukjes koraal, dat is een stekel van een zee-egel.
İşte burada görüyoruz, örneğin, bir sünger spikülü, 2 parça mercan burada, bu bir deniz kestanesi dikeni.Ici nous voyons, par exemple, un spicule éponge, deux morceaux de corail ici, ça c'est une épine d'oursin.
İşte burada görüyoruz, örneğin, bir sünger spikülü, 2 parça mercan burada, bu bir deniz kestanesi dikeni.예를 들어, 여기서 보시다시피 해면의 심상체가 여기 있고요, 산호 두 조각이 있죠? 저건 성게의 등뼈입니다. 정말 놀라운 거죠.
İşte burada görüyoruz, örneğin, bir sünger spikülü, 2 parça mercan burada, bu bir deniz kestanesi dikeni.Takže tady například vidíme jehlici houbovce, dva kousky korálu, tamto je páteř ježovky.
İşte burada görüyoruz, örneğin, bir sünger spikülü, 2 parça mercan burada, bu bir deniz kestanesi dikeni.Tutaj widzimy spikule gąbki, dwa kawałki koralowca, a to kolec jeżowca.
İşte burada görüyoruz, örneğin, bir sünger spikülü, 2 parça mercan burada, bu bir deniz kestanesi dikeni.Và ở đây chúng ta thấy, ví dụ, một gai bọt biển, 2 miếng của san hô, đó là gai nhím biển.
İşte burada görüyoruz, örneğin, bir sünger spikülü, 2 parça mercan burada, bu bir deniz kestanesi dikeni.Наприклад, тут ми бачимо кістяну голку з губки, два шматочки коралу, це хребет морського їжака.
İşte burada görüyoruz, örneğin, bir sünger spikülü, 2 parça mercan burada, bu bir deniz kestanesi dikeni.サンゴの欠片が2つ これはウニのとげ 本当に面白いものばかりです 初めてこれを見たとき 思いました
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.De exemplu, peștii aceștia se hrănesc cu arici de mare.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.Deze vissen bijvoorbeeld eten zee-egels
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.Diese Fische zum Beispiel jagen Seeigel.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.예를 들어, 이 어류들은 성게를 먹습니다.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.Na przykład, ryby te polują na jeżowce.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.Például, ezek a halak tengeri sünökre vadásznak.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.Per esempio, questi pesci si nutrono di ricci marini.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.Por ejemplo, estos peces se alimentan de los erizos de mar.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.Te ribe se namreč hranijo z morskimi ježki.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.Ví dụ, loại cá này nhím biển.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.Για παράδειγμα, αυτά τα ψάρια τρέφονται με αχινούς.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.Например, тези риби се хранят с морски таралежи.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.Например, эта рыба охотится за морскими ежами.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.לדוגמה, דגים אלו ניזונים מקיפודי ים.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.على سبيل المثال ، هذه الأسماك التي تقتات على قنفذ البحر.
Örneğin, bu balıklar deniz kestanesiyle besleniyor.ウニを食べます。 この魚が消えてから
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.Amikor a halak eltűntek, a víz alatt mindenki hektárnyi és hektárnyi tengeri sünöket látott.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.En toen alle vissen weg waren, zag je onder water enkel velden en velden vol met zee-egels.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.In ko rib ni bilo, si pod vodo videl le na tisoče morskih ježkov.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.Kiedy nie było ryb, jedyne, co można było zobaczyć pod wodą to hektary jeżowców.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.그래서 이 어류들이 모두 사라졌을 때, 물 속에서 보았던 것이라고는 성게들로만 꽉 차있었습니다.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.Și când nu erau pești, nu se vedeau sub apă decât arici de mare.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.Und als sie verschwunden waren, konnte man unter Wasser weit und breit nur noch Seeigel sehen.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.Và khi loài này biến mất, tất cả ai đã từng nhìn thấy dưới nước chỉ là nghĩa địa và nghĩa địa của nhím biển.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.Когда рыба пропала, все, что можно было видеть под водой - это акры и акры морских ежей.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.וכאשר כל הדגים נעלמו, הדבר היחיד שראו מתחת למים היה רק דונמים ודונמים של קיפודי ים.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.فعندما انقرض ذلك القنفذ .. انقرضت تلك الاسماك الجميع يرى انه في الاعماق كان ملاى بقنافذ البحر
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.海底はウニで 埋め尽くされていました。 魚が戻ってきてから
Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi.A to z powodu nadmiernego odławiania ryb, oraz wyginięcia jeżowców, ostatnich czyścicieli raf.
Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi.Cauza a fost pescuitul în exces și faptul că un ultim erbivor comun, un arici de mare, a murit.
Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi.En de reden was overbevissing. En het feit dat een van de meest voorkomende grazers, de zee-egel, stierf.
Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi.Et la raison était la surpêche. et le fait qu'un dernier herbivore fréquent un oursin, est mort.
Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi.그 이유는 물고기 남획과 마지막 남은 흔한 방목자인 성게가 죽었다는
Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi.La razón fue por la sobrepesca, y el hecho de que el último herbívoro marino, el erizo de mar, había muerto.
Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi.Syynä oli ryöstökalastus ja erään viimeisimmän laiduntajan, merisiilin, kuolema.
Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi.Und der Grund war Überfischung und die Tatsache, dass das letzte gewöhnliche Weidetier, ein Seeigel, starb.
Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi.Và lý do đó là bởi vì việc đánh bắt cá quá mức, và thực tế 1 loài động vật cuối cùng, loài nhím biển, đã chết
Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi.Причина была - перелов. Последнее из стандартно пасущихся существ - морской еж - умер.
Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi.הסיבה היתה דיג-יתר, והעובדה שמלחך הצמחים האחרון,
Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi.والعله كانت بسبب الأفراط في صيد السمك والحقيقة هي أن آخر آكلات الأعشاب الشائعة,
Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi.魚の乱獲であり どこにでもいた最後の草食動物であった ウニが死滅したことでした
Ve o deniz kestanesinin ölümünden bir kaç ay sonra deniz yosunları büyümeye başladı.Dan dalam beberapa bulan setelah hilangnya bulu babi, rumput laut mulai tumbuh.
Ve o deniz kestanesinin ölümünden bir kaç ay sonra deniz yosunları büyümeye başladı.En een paar maanden na het uitsterven van de zee-egel begon het zeewier te groeien.
Ve o deniz kestanesinin ölümünden bir kaç ay sonra deniz yosunları büyümeye başladı.Et dans quelques mois après la mort de cet oursin, les algues ont commencé à pousser.