Bu kişilere “Mükemmel Aydınlanmış” denir.Este supranumită „La perfetta”.
Maçça tozuna da “Maçça” denir.Formează tufișuri numite "macchia".
Bir atomdaki proton sayısına atom numarası denir.Numărul de protoni dintr-un atom se numește număr atomic.
Boşanma, evliliğin yasal olarak sona ermesine boşanma denir.Divorțul reprezintă actul de desfacere a unei căsătorii în mod legal.
Yunanca orgia da denir.Se mai numea cula Grecescu.
Şiltenler de denir.Se mai numesc și „canoanele”.
Medyayı oynat Selenoloji (İngilizce selenology) Ay'ı inceleyen bilim dalına denir.Astăzi, selenografia este considerată drept o subdisciplină a selenologiei sau „știința Lunii”.
Bu oyuna ise meddah oyunu denir.Acesta este numit protagonist fals.
Bu bölüme küp ya da gövde de denir.Pentru ei este o jignire să numești acest kirpan pumnal sau cuțit.
Kızığan da denir.Nevezik vörösötvözetnek is.
Alkolizm sorunu olan kişiye ise alkolik denir.Persoanele care suferă de dependență de alcool se numesc alcoolici sau bețivi.
Türev bulma işlemine "türev almak" (İngilizce: diferansiyasyon) denir.Aceasta se numește Beharrungsbeschluss, în traducere „vot de persistență”).
Ugur veya Uğur da denir.Ce este binele sau fericirea?
Eğer vurucu iyi bir vuruşla topu çitlerin dışına gönderirse, buna sayı turu vurmak denir.Dacă va trimite cu succes mingea printre buturile porții adverse, va obține un punct.
Al içine!!!: Blöfü görülen kişiye denir.Explicația numelui personajului este dată însuși de actor: "aga Mită Dandanache!!!
Bu adacığa Yıldız Kayalığı da denir.Mai este numit și coșmarul Stelei.
Bunlara yıldız lekeleri denir.De aceea ele se mai numesc și „stele fixe”.
Buna Yang-mills hareketi denir.Cum se joacă Yams.
Bunlara standart derivasyonlar denir.Aceasta se numește derivată direcțională.
Buna "tag" denir.Dar a fost denumită pur și simplu Mark (marcă).
Sukızı veya Suvkıs da denir.Mai este numit măghiran sau măgheran.
Buna "Kılıç Hakkı" denirdi.Toate scrisorile au fost semnate cu „Sabia Dreptății” .
Buna Minkowski uzayzamanı denir.De aceea continuuul cvadridimensional se mai numește și spațiu Minkowski.
Bu uzantılara dentin kanalları da denir.Aceste acvifere se mai numesc și straturi de adâncime.
Buna "Kervansaray" denirdi.Asa spune cronicarul "basne".
Buna kuramlar arası azalma denir çünkü eski kuramın terimleri yeni kuramınkilere azaltılabilir.Pe baza dimensiunilor reduse este posibil ca vechiul lăcaș să fie cuprins în cel de acum.
Bu sürece menstürel siklus ya da regl düzeni denir.Instrucțiunile repetitive se mai numesc și cicluri sau bucle.
İdari bölünüş, ülkelerin daha kolay yönetilebilmesi için çeşitli bölümlere ayrılmasına idari bölünüş denir.Fiind un domeniu complex, au fost create domenii de diviziune pentru a putea face administrarea mai facilă.
Karboksilik asitlerin tuz ve anyonlarına karboksilat denir.Sărurile acidului sunt numite carbonați.
"Burada SIĞINAK, kışı burada geçirek" denir.Sarcina sa este de a face zăpadă pentru a veni iarna.
Birçok Orta ve Güney Amerika ülkesinde bu kediye el tigre ("kaplan") denir.Sok közép- és dél-amerikai országban ezt a macskafélét „el tigre”, azaz a tigris néven ismerik.
Buna ömür denir.Ezt nevezzük élettérnek.
Bu şekilde indirilmiş dosyalara ise podcast denir.Az ilyen technológiával közzétett műsorok neve a podcast.
Dünya çapındaki epidemilere pandemi denir.A világméretű járványokat pandémiáknak nevezzük.
Bu modele sıklıkla optik model denir çünkü opak bir cam küreden saçılan ışığın durumunu andırır.Ezt gyakran optikai modellnek hívjuk, mivel hasonlít arra, amikor fény szórunk egy opálos üveggömbön.
Bu yasaların tamı tamına geçerli olduğu tüm gazlara, ideal gaz denir.Azokat a gázokat, melyek ezen törvények szerint viselkednek, tökéletes (ideális) gázoknak hívják.
Buna dalga-parçacık ikiliği denir ve çift yarık deneyi kullanarak gösterilebilir.Ez a hullám-részecske kettősség, és a kétnyílásos kísérlettel mutatható meg.
Al içine!!!: Blöfü görülen kişiye denir.Légy Te: ki beleszól a halott "Mikrofonba"!!!
Herhangi bir okulda eğitim alan kimselere öğrenci denir.A felsőoktatási intézményben tanuló személyt hallgatónak nevezzük.
Buna da toplumsal cinsiyet denir.Ezt ő társadalmi integrációnak nevezi.
Böylece test negatif çıkmış denir.Ám a teszt negatív.
İstenilen objeyi minimize ya da maksimize eden(amaca göre) olası A çözümüne ise "optimal çözüm" denir.A feladatnak megfelelően a minimalizáló vagy maximalizáló megengedett megoldást optimális megoldásnak hívják.
Disiplinlerarasılık, iki ya da daha fazla akademik disiplinin bir akitivitede birleştirilmesine denir.Multidiszciplináris az a személy, akinek kettő vagy több akadémiai diszciplínából van végzettsége.
"Burada SIĞINAK, kışı burada geçirek" denir.A hájam én vagyok Végre dirigálhatok Miénk itt a tél!
Antlaşma, iki ya da daha çok devleti bağlayıcı nitelikteki anlaşmalara denir.Beszélhetünk úgynevezett erős és gyenge kétharmados törvényekről.
Tautomerler keto ve enol bileşikleri olduğu için bu olaya keto-enol tautomerisi denir.Az enol- és keto-formák fenti egyensúlyát keto-enol tautomériának nevezzük.
Bu sürece adaptasyon denir.Ezt a folyamatot hívják adaptációnak.
Eğer bu barış aylarında savaş olursa, yasak çiğnendiği için "Ficâr savaşları" denirdi.Ha háborúban teszi ugyanezt dicsőítik, de békében ezért a "hőstettért" halálraítélték.
Ki buna ön göğüs ağrısı (Angina pectoris) denir.Ezt a tünetegyüttest nevezik angina pectoris – nak.
Buna kohezyon gerilimi de denir.Maga a jelenség pedig a kohézió.
Bu komşuluğa yama denir.Nevezzük ezt a szomszédot u-nak.
Bu üç keselin birleşimine ABC üçgeni denir.Adott egy ABC háromszög.
Veri kodlamasına NRZI (Non-return to Zero Inverted) denir.Jelölése: ncRNS (non-coding RNA).
Bu etkiye Meissner effect denir.Ezt a jelenséget ma Meissner-hatásnak nevezzük.
Böyle odalara banyo denir.Ma már csak fürdőhelyként nevezetes.
Sanığı savunan avukata savunma vekili denir.Kérem a vádlott felmentését! – Egy ügyvéd emlékiratai.
Buna n çoğunluk da denir.Ekkor majorként említik.
Bu nedenle bu algoritmaya DJP veya Jarnik algoritması da denir.Ezért az algoritmust nevezik még DJP-algoritmusnak, Jarník-algoritmusnak vagy Prim−Jarník-algoritmusnak is.
Bodø'nun kalbinde yer alan bu küçük alanda, bugün hala Svenskeren ("İsveç İlçesi") denir.Ezt a Bodø szívében található területet neve mai napig is "svenskebyen", azaz a svéd város.
Bu duruma evlilik denir.Előbbi esetet nevezzük polgári házasságnak.