Mısır'a Arapçada "Misr" denir.Egypt is called "Misr" in Arabic.
Ekvator Ginesi'ne, İspanyolcada " Guinea Ecuatorial" denir.Equatorial Guinea is called "Guinea Ecuatorial" in Spanish.
Yunancada Yunanistan'a "Hellas" denir.Greece is called "Hellas" in Greek.
Gine'ye Fransızcada "Guinée" denir.Guinea is called "Guinée" in French.
Macarca'da Macaristan'a "Magyarország" denir.Hungary is called "Magyarország" in Hungarian.
Kudüs'e İbranicede "Yerushalayim" denir.Jerusalem is called "Yerushalayim" in Hebrew.
Japoncada Japonya'ya "Nihon" da denir.Japan is also called "Nihon" in Japanese.
Kazakistan'a Kazak dilinde "Qazaqstan" denir.Kazakhstan is called "Qazaqstan" in Kazakh.
Kırgızistan'a Rusçada "Kirgiziya" denir.Kyrgyzstan is called "Kirgiziya" in Russian.
Makedonya'ya Makedonca'da "Makedonija" denir.Macedonia is called "Makedonija" in Macedonian.
Dhivehi'de Maldivlere "Dhivehi Raajje" denir.The Maldives is called "Dhivehi Raajje" in Dhivehi.
Fas'a Arapçada "Al-Maghrib" denir.Morocco is called "Al-Maghrib" in Arabic.
Fas'a Berberi dilinde "Meṛṛuk" denilir.Morocco is called "Meṛṛuk" in Berber.
Yeni Zelanda'ya Maoricede "Aoteroa" denir.New Zealand is called "Aotearoa" in Maori.
Arapçada Filistin'e "Filastin" denir.Palestine is called "Filastin" in Arabic.
İsrail'e İbranicede "Yisrael" denir.Israel is called "Yisrael" in Hebrew.
Papua Yeni Gine'ye Tok Pisin'de "Papua Niugini" denir.Papua New Guinea is called "Papua Niugini" in Tok Pisin.
Filipinler'e İspanyolcada "Filipinas" denir.Philippines is called "Filipinas" in Spanish.
Polonya'ya Polonya dilinde "Polska" denilir.Poland is called "Polska" in Polish.
Polonya'ya Lehçede "Polska" denir.Poland is called "Polska" in Polish.
Romanya'ya Romencede "România" denir.Romania is called "România" in Romanian.
Slovenya'ya Slovencede "Slovenija" denilir.Slovenia is called "Slovenija" in Slovene.
Somalia'ya Somali'de "Soomaaliya" denir.Somalia is called "Soomaaliya" in Somali.
Güney Afrika'ya Zulu dilinde "iNingizimu Afrika" denir.South Africa is called "iNingizimu Afrika" in Zulu.
Korecede Güney Kore'ye "Hanguk"denir.South Korea is called "Hanguk" in Korean.
Katalanca'da İspanya'ya "Espanya" denir.Spain is called "Espanya" in Catalan.
Baskça'da İspanya'ya "Espainia" denir.Spain is called "Espainia" in Basque.
Romanşça'da İsviçre'ye "Svizra" denir.Switzerland is called "Svizra" in Romansh.
Suriye'ye Arapçada "Suriyah" denir.Syria is called "Suriyah" in Arabic.
Ukrayna'ya Ukraynacada "Ukraina" denir.Ukraine is called "Ukraina" in Ukrainian.
İngiltere’ye İrlandacada "Ríocht Aontaithe" denir.The United Kingdom is called "Ríocht Aontaithe" in Irish.
Birleşik krallığa İrlandacada "Ríocht Aontaithe" denir.The United Kingdom is called "Ríocht Aontaithe" in Irish.
Birleşik Devletler'e Fransızcada " Etats-Unis" denir.The United States is called "Etats-Unis" in French.
Çok seçici olma. Denizde o kadar çok balık yok.Don't be too picky. There aren't that many fish in the sea.
Onun denize yakın bir evi var.He has a house by the sea.
Tom uzun bir zaman için Fransızca konuşmayı öğrenmeyi deniyordu.Tom has been trying to learn to speak French for a long time.
Deniz köpürüyor.The sea is raging.
O, denizde babasını kaybetti.She lost her father at sea.
O denizde babasını kaybetti.He lost his father at sea.
O bir denizci ile evlendi.She married a sailor.
Deniz sakin.The sea is calm.
Bu tekne denize açılmaya uygun.This boat is seaworthy.
Bu tekne artık denize dayanıklı değil.This boat is no longer seaworthy.
Bu tekne denize açılabilir durumda değil artık.This boat is no longer seaworthy.
Deniz kızgın.The sea is angry.
Bize denileni yaptık.We did what we were told.
Atlantis denize battı.Atlantis sank into the sea.
Bana Tom denilmesini istiyorum.I'd like to be called Tom.
Buna ne denildiğini hatırlayamıyorum.I can't remember what this is called.
Neden deniz kuvvetlerine katılmak istiyorsun?Why do you want to join the navy?
Buna ne denildiğini bilmek istiyorum.I want to know what this is called.
John denildiği gibi evde kaldı.John stayed at home, as he was told.
Keşke zengin olsaydım. Deniz kenarında bir villa satın alırdım.If only I were rich, I would buy a villa on the seashore.
Blümchen denilen bir Alman şarkıcı hakkında duydun mu?Have you heard about a German singer called Blümchen?
Onlar deniyorlar.They're trying.
O, denize çıplak daldı.She dived naked into the sea.
Bir erkek çocuğu olarak her yaz deniz kenarına giderdi.As a boy, he would go to the seaside every summer.
Plastik her yıl sayısız deniz kuşlarını ve deniz kaplumbağalarını öldürür.Plastic kills countless seabirds and sea turtles each year.
Ben eski bir denizciyim.I'm an ex-marine.
Deniz yoluyla geldi ama havayoluyla gitti.He arrived by sea but left by air.