Trompet çalmayı deneyecek misiniz?Will you try to play the trumpet?
O, umutsuzca başarmayı deneyecek.He'll clutch at any straw.
O onu bir kez daha deneyecek.She'll try it once more.
Ken yeniden deneyecek kadar cesur değildir.Ken isn't brave enough to try again.
Tom onu yapabilip yapamayacağını bilmiyor ama deneyecek.Tom doesn't know whether he can do it, but he'll give it a try.
Tom'un gökyüzü dalışını deneyecek cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to try sky diving.
Tom deneyecek başka bir şey düşünemedi.Tom couldn't think of anything else to try.
Onu ilk önce hanginiz deneyecek?Which of you will try it first?
Tom kesinlikle deneyecek.Tom will certainly try.
Tom deneyecek.Tom will try.
Onlar tekrar deneyecekler.They'll try again.
Bunu deneyeceksin, değil mi?You will try it, won't you?
O onu deneyecek.He will try it.
Tom bunu deneyecek.Tom will try it.
O bunu deneyecek.She will try it.
Deneyeceksin, değil mi?You'll give it a shot, won't you?
Umutsuz insanlar her şeyi deneyecektir.Desperate people will try anything.
Onu deneyecektik.We were going to try that.
Tom onu tekrar deneyecek.Tom is going to try it again.
Onlar deneyecekler.They're going to try.
Tom çilek yetiştirmeyi deneyecek.Tom is going to try to grow strawberries.
Tom tekrar deneyecek.Tom is going to try again.
Tom bunu yapmayı deneyecek.Tom will try doing that.
Tom bunu yine deneyecek.Tom will try it again.
Tom bunu tekrar deneyecek.Tom will try it again.
Tom yine deneyecek.Tom will try again.
Sami onu deneyecek kadar çaresizdi.Sami was desperate enough to try that.
Tom ve Mary deneyeceklerini söylediler.Tom and Mary said that they'd try.
Tom ve Mary deneyecekler.Tom and Mary are going to try.
Tom ve Mary tekrar deneyecekler.Tom and Mary are going to try again.
Tom deneyecek, değil mi?Tom is going to try it, isn't he?
Hauser gibi bütün ütopik insanlar orada yeni bir hareket başlatmayı deneyecekler.A few shady people are coming, Hauser and those vermin.
Evetse, hangi iţi deneyeceksin?And if so, what work are you gonna experience?
Ya da deneyecek biri. Oğlum!Little Man!
Olmadı, yemeyi deneyecektir.If not possible, eat it.
Deneyecek misin?You're going to do it?
Kuzey Kutbu'nda bir kilometre boyunca 20 dakikalık bir yüzüşü deneyecek ve yapacaktım.I was going to try and do a 20-minute swim, for one kilometer across the North Pole.
İlk olanı deneyecek olursak, 47+y=70 denklemini göreceğiz.So let's try this first one over here. So we have 47 plus y is equal to 70.
Ve bu insanlar özel değiş-tokuşlarıyla kararı etkilemeyi deneyecekler.And stakeholders with specific trade-offs will try to influence the decision.
Talut, askerleri(ni) yürütüp (ordugahtan) çıkarınca dedi ki: "Allah sizi bir ırmakla deneyecektir.Then when Talut (Saul) set out with the army, he said: "Verily!
İşte orada, her benlik önceden gönderdiği şeyi kendisi deneyecektir.Thereupon everyone shall taste the recompense of his past deeds.
KMobileTools cep telefonlarınızı bulmayı ve çözümlemeyi deneyecek...KMobileTools will now try to detect and analyze your mobile phones...
Bunu da 21 Haziran'da Fildişi Sahili'ne karşı deneyecekler.They'll have a chance to do that on 21 June against the Ivory Coast.
Otu koparmayı başaran Gılgamış, Uruk'a dönüp yaşlı bir adam üzerinde otu deneyecektir.He recovers the plant and plans to test it on an old man when he returns to Uruk.
Tam bunu deneyecekken Edward engellemeye kalkar.Edward versucht nicht mehr, sie aufzuhalten.
Deneyeceksin, değil mi?Tu essaieras, n'est-ce pas ?
O onu deneyecek.Lo probará.
Tom bir kez daha deneyecek.Tom lo intentará otra vez.
Mary tekrar deneyecek, değil mi?Mary lo volverá a intentar, ¿verdad?
Kendisinden sonra da sinemada birçok yönetmen aynı yöntemi deneyecektir.Nel film stesso poi il regista ne fa largo uso.
Tam bunu deneyecekken Edward engellemeye kalkar.Edward va così a lavorare senza risolvere la situazione.
O onu bir kez daha deneyecek.Она попробует это ещё раз.
Onu ilk önce hanginiz deneyecek?Кто из вас попытается первым?
Tam bunu deneyecekken Edward engellemeye kalkar.وحاول منع ادوارد عندما كانت تجرب ذلك.
Hazır yoksa sorunun önce kendi çalışanları tarafından çözülmesi yolunu deneyecektir.Antes que se possa fazer alguma coisa, eles precisam resolver seus problemas pessoais antes.
Tom deneyecek.Том спробує.
Ertesi gün genç bir kız kılığında stüdyoya geri dönecek ve şansını yeniden deneyecektir.Într-o zi, fata blândă a plecat în lume să își încerce norocul.
Bu sebepten saldırgan z − 1 {\displaystyle z_{-1}} için diğer değerleri deneyecektir.Island Challenge) ja yrittää oppia kaiken uusista Z-liikkeistä.
Otu koparmayı başaran Gılgamış, Uruk'a dönüp yaşlı bir adam üzerinde otu deneyecektir.Han ville tage den med hjem til Uruk og udprøve dens virkning på en gammel mand.
Hazır yoksa sorunun önce kendi çalışanları tarafından çözülmesi yolunu deneyecektir.על כך עליי לעבוד, לפני שאני מנסה לפתור לאדם אחר את הבעיות שלו.