Ana içeriğe geç
Sözlük

denet ile cümle

denet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
11 Haziran 1345 tarihinde, Apokaukos korumalarını almadan aniden yeni cezaevini denetlemeye karar verdi.Στις 11 Ιουνίου 1345 ο Απόκαυκος θέλησε να επιθεωρήσει τη νέα φυλακή, χωρίς τους σωματοφύλακές του.
Türkistan, oldukça yakın bir tarihte 1867-1885 yılları arasında Rusya'nın denetimine girdi.Το Τουρκεστάν μπήκε κάτω από Ρωσικό έλεγχο σχετικά πρόσφατα, μεταξύ 1867 και 1885.
Solidarność, bir Varşova Paktı ülkesindeki komünist parti denetimi dışındaki ilk sendikaydı.Ήταν το πρώτο συνδικάτο που δεν ελέγχονταν από κομμουνιστικό κόμμα στις χώρες του συμφώνου της Βαρσοβίας.
Bölgedeki tüm siyasi faaliyet SVAG tarafından denetlenmekteydi.Ολόκληρη η πολιτική ηγεσία συνελήφθη με καταπληκτική ευκολία.
Bu tarz bir düzenleme, mahpusların etkinlikleri üzerinde cezaevi personelinin denetimine izin vermiyordu.Δεν υπήρχε κανένας τρόπος στους πράκτορες να αναζητήσουν άμεσα από το σύστημα θέσεις.
Mısır üzerindeki İngiliz-Fransız ortak denetimi 1882 yılındaki Britanya işgaliyle sona erdi.Ο κοινός αγγλογαλλικός οικονομικός έλεγχος της Αιγύπτου έληξε με την ολοκληρωτική βρετανική κατοχή το 1882.
Günümüzde adalar Çin'in denetimindedir.Σήμερα τα εδάφη της αποτελούν μέρος του εδάφους της Κίνας.
Bu ilk denetleme tasarım sürecinin ilk dönüm noktalarından biri olmuştur.Είναι ένα από τα πρώτα παραδείγματα προβλήματος απόφασης.
Geminin inşa sürecinde belirli kurallara göre uygunluğu klaslar tarafından denetlenir.Στη τακτική παρακολούθηση του πλοίου από τους Νηογνώμονες.
1988-1993 yılları arasında Mevduat ve Sevkiyat Fonu Denetleme Kurulu Başkanlığı görevini de üstlenmiştir.Επίσης την περίοδο 2007-2012 ανέλαβε την Προεδρεία της Ένωσης Δικαστών και Εισαγγελέων.
Silahlanmayı denetleyecek planlar hazırlamak.Οδηγίες για την ανάληψη των όπλων.
David Silverman, animasyonun denetleyici yönetmenliğini yaptı.Ο Ντέιβιντ Προύκσμα ήταν ο επικεφαλής του animation της ταινίας.
Mısır üzerindeki İngiliz-Fransız ortak denetimi 1882 yılındaki Britanya işgaliyle sona erdi.Fælles britisk-fransk finansiel kontrol over Ægypten med en egentlig britisk besættelse i 1882.
Palau 1947'de ABD denetiminde Birleşmiş Milletler Pasifik Adaları Vesayet Bölgesi'nin bir parçası oldu.Øerne blev i 1947 en del af det USA-styrede UN Trust Territory of the Pacific Islands.
Kamu Denetçiliği Kurumu (ombudsmanlık) kuruluyor.The Guardian (Kabul).
Doktor Rosental seferin denetimini üstlenir.Snart mister Dr. Marrow kontrollen over ekperimenterne.
Şirketin yaklaşık 2.500´ü Denetçi olmak üzere ortalama 2.800 çalışanı bulunmaktadır.Virksomheden beskæftiger cirka 2.800 medarbejdere, hvoraf 2.500 er auditorer.
Bu yolla bu bölgenin tekrar denetiminden çıkmasını önlemek istemişlerdir.På den måde vil man forhindre, at provinsen igen kommer under vand.
1984 yılının sonunda yayın Denetleme Kurulu kuruldu.I slutningen af 1984 blev instrumentbrættet modificeret.
Hayvan denetimi.Dyreforsøgsloven.
Hatta elekronik denetleyiciler ve hava basıncı sistemleri arasında bir arayüzdür.En pressostat er en elektrisk kontakt, som er styret af lufttryk.
Proje risklerini gözetle ve denetle.Udvælge nøglepersonel og føre tilsyn med dem.
Takahiro senaryoyu denetlemiştir.Kjelnæs har skrevet manuskriptet.
Ayrıca pek çok dilde yazım denetimi imkanı da sağlanmıştır.Selvfølgelig finder mange mennesker det også ganske værdifuldt at studere skrevet sprog.
Fakat Doom 3: Roe ses denetiminden geçirilmiştir."Suffocate" er med på Scream 3 soundtracket.
Osmanlı ekonomisi ve maliyesi büyük ölçüde yabancıların denetimine girdi.Jordegods og bispesæder kom under fremmed kontrol.
Bu dönem Mısır'ın İngiliz denetimine girmesi ile başladı.I dette år fandt den franske invasion af Egypten sted.
Ebeveyn denetimleri - çocukların e-posta göndermesine kimin izin vermesini belirtmek için.Foreldre kontroll som gjør det mulig å bestemme hvem som får lov å sende e-post til barn.
SVG desteği Ebeveyn denetimleri eklenmesi.Hva kan gjøres for å støtte foreldrene i oppdragelsesarbeidet?
İlk betik dilleri genelde yığın dilleri veya iş denetim dilleri olarak adlandırılırdı.De første typiske skriptspråkene ble ofte kalt «jobbkontrollspråk».
Beyazın amacı d2-d4 oynayarak merkezi denetlemek ve siyah şaha saldırmaktır.Hvit planlegger å ta kontroll over sentrum med d2-d4 og sette i gang et angrep mot den svarte kongen.
Yarış denetimi.Konkurransetilsynet.
Union Postale Universelle)" tarafından denetlenmektedir.100-årsjubileum for dannelsen av Verdenspostforeningen (Union Postale Universelle).
Denetleme Kurulu, Birliğin mali işlemlerini denetler.Revisjonsretten reviderer unionens regnskap.
Ekonomi büyük ölçüde merkezi olarak düzenlenmişdi ve işleyişi sıkı bir biçimde denetlenmekteydi.Mye av økonomien var sentralisert organisert og strengt kontrollert.
Fakat SAS diskleri SATA denetleyicilerine bağlanmayadabilir.Det er ikke mulig å koble SAS-disker til SATA-kontrollere.
Nepal, 1951 yılına kadar bu ailenin denetiminde kalmıştır.Nepal var lukket til 1951.
Üretici firma üretim şartlarını denetler.Produksjonsteorien studerer bedriftenes økonomiske adferd.
Daha sonra Vekilharç Denethor oğlu Faramir geri çekilirken ağır bir şekilde yaralandı.På samme tidspunkt ble også Faramir, Denethors sønn alvorlig skadet.
Böylelikle Yüksek Mahkemenin kendi işi üzerinde oldukça geniş bir denetime sahip olması sağlandı.Dette fordi lagmannsretten hadde uttrykt for stor grad av sikkerhet om hans skyld.
Denetimli serbestlik ^ "Ceza Muhakemesi Kanunu" (PDF).«Høringsuttalelse ny straffeprosesslov» (PDF).
Yapılacak bu denetim çalışmalarına ise kalite denetimi adı verilmektedir. ^Dette stadiet av etterforskingen kalles også for utenrettslig etterforsking.
Solidarność, bir Varşova Paktı ülkesindeki komünist parti denetimi dışındaki ilk sendikaydı.Jugoslavia var den eneste østeuropeiske nasjonen som stod utenfor Warszawapakten fra starten av.
Çevre denetiminde temel alınacak ölçütler ISO 14001'de tanımlanmıştır. ^Som nevnt tidligere, materiellet inkludert i ISO 14000 standardene er omfattende.
Denetim işaretleri sadece buyruk tarafından belirlenmez.Værmeldingene ble ikke bare sett av allmennheten.
Çar Petro'nun Rusya'ya davet ettiği Alman mühendislerin denetiminde Marshlande kanalizasyon yapıldı.St. Petersburg ble bygget under ledelse av tyske ingeniører tsaren hadde invitert.
Vergi denetimi, sağlıklı işleyen bir vergi sisteminin sağlanması açısından önem arz etmektedir.Endelig er det et uttalt mål at skattesystemet skal sikre effektiv ressursutnyttelse.
Beşir Üzüm için de denetimli serbestlik ve yurt dışına çıkma yasağı kararı aldı.Fem raderinger fikk utstillings- og salgsforbud.
Bu yolla bu bölgenin tekrar denetiminden çıkmasını önlemek istemişlerdir.Slik vil man forhindre at provinsen på ny settes under vann.
Havnelageret denetlemesi, 4 Eylül 2013 tarihinde bir ilan ile denetim tarafından izlendi.Et lovforslag ble sendt ut på høring samme måned med høringsfrist 9. september 2011.
Köyde sağlık ocağı bulunmakta ve haftalık doktor denetimi yapılmaktadır.Fra tårnet i huset ble det gitt værvarsel hver dag.
Denetlemek, bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemektir.Ett utslag av dette er at de ikke greier å møte på fastsatt tid og sted til behandling.
Belediye ve bağlı kuruluşları ile işletmelerini denetlemek.Fylkesmannen fører tilsyn med kommunene og fylkeskommunene.
Bölgenin yerli halkları Kanada Atabasklarından olan Denetalardır.Hampeplantens genom er kartlagt av kanadiske forskere.
Mustapha Mond: Batı Avrupa Dünya Denetçisi.Mustapha Mond — Pengendali Dunia Bagian Eropa Barat.
Ayrıca, bir yazım denetleyicisi, sözcük sayımı aracı ve "Bul ve Değiştir" komutu içerir.Sebagai tambahan, Word Mobile memiliki pemeriksa ejaan, alat penghitung kata, dan perintah "Cari dan Ganti".
Derneklerin üyeleri üzerinde denetim ve disiplin işlevleri vardır.Mereka memiliki fungsi pengawasan dan disiplin terhadap anggota mereka.
Bu tarihten sonra Türkler bir daha devlet denetimini ele geçirememişlerdir.Setelah itu ia tidak pernah lagi mencoba untuk ikut ujian negara.
Genel olarak devlet tarafından yönetilen ve denetlenen olarak iki türlü ilk öğretim okulu mevcuttur.Terdapat dua jenis utama sekolah dasar yang dijalankan atau berbantuan pemerintah.
Bu, katılımcıların işlemleri ucuza doğrulamasına ve denetlemesine izin verir.Dengan demikian memungkinkan para peserta untuk memverifikasi dan mengaudit transaksi dengan mudah.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod