Ana içeriğe geç
Sözlük

denet ile cümle

denet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İnsan davranışlarını sınırlamak, denetim altına almak yerine insan özgür bırakılmalıdır.Se encoraja a responsabilidade pessoal, em vez da supervisão.
Annesi aslında Queensland, Avustralya'da Maroochydore'dan bir yazı denetimcisidir.Sua mãe, Jules Mann-Stewart, é originalmente de Maroochydore, Queensland, Austrália.
12. Alemdar, K., Basının Kendi Kendini Denetimi.KNIGHT, George.Em Busca de Identidade.
Kamu Denetçiliği Kurumu (ombudsmanlık) kuruluyor.The Guardian (em em).
Doktor Rosental seferin denetimini üstlenir.O comissário Wallander investiga o caso.
Donanmadaki görevinden ayrılıp bandoları denetleme görevine geçer.Aqui, você fala com o computador de sua nave e recebe as ordens para as missões.
Bölgenin yerli halkları Kanada Atabasklarından olan Denetalardır.A cobertura prove das cores nacionais canadenses.
Merkez Komitesi sekreterlerinden biri Orgbüro'nun çalışmalarını denetliyordu.Eén van de secretarissen van het Centraal Comité hield toezicht op het werk van het Orgburo.
Yazıhaneci, otobüs şoförlerinin uykusuz olup olmadığını da denetler.De Belgische autoriteiten vermoeden dat de buschauffeur in slaap was gevallen.
Ebeveyn denetimleri - çocukların e-posta göndermesine kimin izin vermesini belirtmek için.Ouderlijk toezicht om te bepalen wie e-mails mocht sturen naar hun kinderen.
Kurum sivil havacılığı denetlemek ve havacılık kazaları ve olaylarını incelemekle görevlidir.De dienst houdt toezicht op de burgerluchtvaart en voert onderzoeken na ongelukken en incidenten uit.
Bunun yanında bu güvenlik görevlileri sınırdaki pasaport denetimini de yapmaktadır.Die stopten hier ook, mede ten behoeve van de paspoortcontrole aan de grens.
Bu nedenle önce diğer kabileleri tam denetim altına almalıyız.De speurders moeten dus eerst alle andere onderzoeks­maatregelen vruchteloos hebben aangewend.
Seferde ya da üs bölgelerinde gece nöbetlerini organize etmekle ve nöbetçileri denetlemekle görevlidir.Tijdens avond- of nachtdienst loopt de bewaking patrouilles of bezet men de diverse wachtposten.
Hayvan denetimi.Dieronderzoek.
Bağımsız yargı denetimi seçimlerde esastır.Een onafhankelijke commissie overzag de verkiezingen.
Pippin, Gondor vekilharcı Denethor'a bağlılık yemini ederken kılıcını kullandı.Pepijn probeert het goed te maken door loyaliteit aan Denethor af te zweren.
1990'lı yıllarda dokuz kez denetlenmiştir.Tijdens de jaren 90 werd de school dan ook negen keer gecontroleerd.
Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte ve denetlenmektedirler.Dit comité werd ondersteund en gestuurd door de Sovjet-Unie.
Bunun için de ayrı bir denetim birimi gerekir.Daarvoor bleek wel een aparte certificatie nodig.
Üç dönem Gazeteciler Vakfı denetçiliğini yaptı.Ze zegt dat de agenten haar gedurende drie jaar hebben gecontroleerd.
Ülkelerin kimyasal silahlı kullandığına dair yapılan denetlemelerin değerlendirmesini yapar.Heeft de rapporten van de missies die het gebruik van chemische wapens onderzochten overwogen.
Bu yolla bu bölgenin tekrar denetiminden çıkmasını önlemek istemişlerdir.Van hogerhand willen ze echter niet dat hij deze zaak opnieuw onderzoekt.
Takahiro senaryoyu denetlemiştir.Kuyper schreef het scenario.
Denetleme Kurulu: Dört üyeden oluşur.Het opleidingscentrum bestaat uit vier onderdelen:
Aynı zamanda bireylerin özel mülkiyetten uzak durmalarını denetliyordu.Tevens hield hij zich vaak bezig met het plunderen van de bezittingen van de vergaste mensen.
Parlamento, görevi mahkemelerin ve kamu çalışanlarını denetlemek olan bir Ombudsman (Soruşturmacı) seçer.De Kamer benoemt een ombudsman, die de klachten van de burgers onderzoekt.
Ertesi gün Konya denetimini ele geçirdi.De volgende dag gaat hij op onderzoek.
Anonimlik denetmen bulmayı daha da zorlaştıran bir unsurdur.Een precaire kwestie is het gebruik van anonieme getuigen.
Polonya'da bankacılık işkolu Polonya Mali Denetim Otoritesi (PFSA) tarafından denetlenmektedir.In België moeten verdachte transacties gemeld worden aan de Cel voor Financiële Informatieverwerking (CFI).
2005 yılında yaklaşık 15.000 işçi denetimlerindeki fabrikalarda çalışıyordu.Er werkten in 2013 circa vijftien betaalde krachten.
Bunlar sadece yapay zekanın denetimindedir).Het is een visueel gedicht).
Ayrıca Gmail ve Google Maps gibi farklı ürünlerin denetimini yönetti.Ook Google levert vergelijkbare diensten via Gmail en Google Docs.
Devlet Konseyi eyaletlerdeki Halk Hükümetlerini denetleme yetkisine sahiptir.De staatsraad geeft leiding aan de volksregeringen in de provincies.
Ayrıca Windows DHCP istemcisini denetler.Internet Service Providers maakten ook graag gebruik van DHCP.
Üst Kurul Sayıştay denetimine tabidir.Controleer het niveau van het accuzuur als laatste.
LEN, 17 farklı federasyonu temsil eden üyelerden oluşan seçilmiş bir kurul tarafından denetlenmektedir.LEN jest kontrolowana przez Zarząd stworzony przez członków reprezentujących 17 różnych federacji.
Hayatımda ilk defa denetimi işçi sınıfının ele geçirdiği bir şehirle karşılaştım.Po raz pierwszy w życiu znalazłem się w mieście, gdzie klasa robotnicza znajdowała się u steru.
1383'de, Crispo ailesinin denetimi altına alındı.W 1383 r. przeszło pod władzę rodziny Crispo.
Sözleşmelere uyulmasını denetlemenin yanında her şeyi görendir.Czuwa nad przestrzeganiem umów.
Sistemlerin genel politikalara uygun yürütülmesini denetlemek.Należy sprawdzić, czy cele są spójne z polityką.
Veri iletiminde eşlik biti kullanılarak çok güvenilir olmayan hata denetimleri yapılabilir.Transmisja danych musi być bardzo dobrze zabezpieczona przeciw wystąpieniu błędów.
Projenin ilk evresi 16 Kasım 2006'da Pekin'de ulusal denetimden başarıyla geçmistir.Pierwsza część projektu przeszła pozytywnie przegląd 16 listopada 2006 r. w Pekinie.
Yönetim ve Denetleme kurulu seçimleri 3 yılda bir yapılmaktadır.Kadencja Zarządu i Komisji Rewizyjnej trwa cztery lata.
1938 - Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu kuruldu.1931 – Powołano Naczelny Komitet do Spraw Bezrobocia.
Donanmadaki görevinden ayrılıp bandoları denetleme görevine geçer.Eskadry i na powrót przejąć obowiązki jej okrętu flagowego.
Gezici işçi denetçi gruplarının kurulmasını istiyoruz.Przeznaczona do szkolenia zespołów obsługi wyrzutni.
1058 yılında Hereford da Harold'un denetimine geçer.W 1058 r. został dodatkowo hrabią Hereford.
Ayrıca merkezden taşradaki bir adliyenin denetlenebilmesi mümkün hale gelmiştir.Mógł go jedynie przejrzeć pod nadzorem urzędnika sądowego.
Burada sıfırlar yerine denetleme değeri konur.Tam zamiast cennych rzeczy znajdują ulotki.
Beyin, en çok oksijen sıkıntısı durumunda tehlikeye girdiyi için sürekli denetim ihtiyacı var.Jego jedynym obowiązkiem jest dzwonienie po Atomówki w razie niebezpieczeństwa.
Bu, katılımcıların işlemleri ucuza doğrulamasına ve denetlemesine izin verir.Umożliwia szczegółową kontrolę dokonanych transakcji.
Sistemde teftiş ve denetim etkin bir şekilde yapılabilmektedir.Mimo to badania skuteczności są możliwe i prowadzone.
Ayrıca işletim sisteminin yerleşik yazım denetimi hizmetine de erişebilir.Do prób można dołączyć także własne pole służby.
Bina 2 Mayıs günü tamamen Kızılordu denetimine girer.Pełną kontrolę nad budynkiem Armia Czerwona zdobyła 2 maja.
Bu projenin önderliğini yapan kişi, kırk yedi bilginin çalışmasını denetleyen I. James olmuştur.Projekt ten był prowadzony przez samego króla Jakuba I, który nadzorował prace czterdziestu siedmiu uczonych.
Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte ve denetlenmektedirler.Była wspierana i finansowana przez ZSRR.
İpek Yolu'nun büyük bir kısmı denetim altına alınmış oldu.Część ścieżki dźwiękowej poprawiono w studiu.
Uçuş denetimleri DümenLot testowy Lot testowy.
Bu yasanın getirdiği bir başka sonuç da, "dışarıdan gerilim" yerine "içeriden denetim"in getirilmiş olmasıdır.Jestem świadomy tego niejako z zewnątrz, a zarazem akceptuję ten rodzaj „wglądu” od wewnątrz.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod