denemiş ile cümle
denemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Jesuit'ler daha önce 1589'da üniversite kurmayı denemişse de başarılı olamamışlardı.Los jesuitas habían tratado de crear la universidad antes, en 1589, pero no tuvo éxito.
Traux bu basit sistemi daha önce "Sea Bee" ve "Sea Horse" roketlerinde denemişti.El concepto había sido probado anteriormente con los cohetes Sea Bee y Sea Horse.
2 kez denemiş ve başaramamıştır.Lo intenté dos veces y fracasé.
1943 yılında Kızıl Ordu M5 tankını denemiş ancak bu tankıda M3 den başarılı bulmamıştır.En 1943, el Ejército Rojo probó el M5 y decidió que el diseño actualizado no era mucho mejor que el M3.
Bunu denemiştik.Aquello me tentaba.
Loki onu kullanarak Balder'i öldürmeyi denemiştir.Por lo tanto, Loki decidió matar a Baldr.
Yeni Cumhuriyet yönetimini halka benimsetmek için farklı bir bakış açısı denemiştir.Creemos que el gobierno federal tiene que buscar una manera distinta de recaudar...
Naomi ona kendi takma ismini vererek onu denemiştir.Jessie la repite, poniendo su propio nombre.
Bunu denemiştik.Ci ho provato.
Queen grubu, bu albümde, rock-opera türünü denemiş ve başarılı sonuç elde etmiştir.In quest'album la band esplorò il funk metal, con buoni risultati.
Fransa geçmişte temsilcisini seçmek için birçok method denemiştir.In passato già numerosi uomini avevano cercato di ottenere la sua mano.
Bunu denemiştik.Давай это попробуем.
Yarışta 5 takım KERS'i kullanmış, Robert Kubica ise ilk kez Cuma antrenmanlarında KERS'i denemiştir.Роберт Кубица впервые опробовал KERS на своей машине с начала сезона во время пятничной тренировки,.
Traux bu basit sistemi daha önce "Sea Bee" ve "Sea Horse" roketlerinde denemişti.Труакс уже экспериментировал с этой системой при разработке конструкций ракет Sea Bee и Sea Horse.
Ayrıca puantilist stili mürekkepli kalemle de denemiştir.Помимо этого он экспериментировал с росписью по белому фону.
Gandi küçük bir çocukken et yemeyi denemiştir.В самом детстве Грэм заинтересовался ядами.
Bunu denemiştik.ثم جربت.
Bunu Tevfik Fikret denemiş ancak pek başarılı olamamıştır.حاول مراد بك المقاومة، لكنه هزم بسهولة.
Zamanında Chopin çalmış ve rahibe olmayı denemiştir.تتبع الكنيسة الرومانية الكاثوليكية وكانت تطمح لتصبح راهبة.
Jesuit'ler daha önce 1589'da üniversite kurmayı denemişse de başarılı olamamışlardı.Os jesuitas haviam tentado criar a universidade anteriormente, em 1589, mas não conseguiram.
2 kez denemiş ve başaramamıştır.Tentei duas vezes e não consegui.
Bunu diğer papalar da denemiştir.Não fazem isto também os pagãos?
Bunu denemiştik.Irei tentar.
İsabelle, birkaç kez kaçmayı denemiş ancak başarılı olamamıştır.Contudo Brian havia tentado se suicidar inúmeras vezes antes, sem sucesso.
Caligula duruşmalardan, fahişelikten ve evlilikten ağır vergiler almayı denemiştir.Caligula hief belastingen op rechtszaken, huwelijken en prostitutie.
ABD Takımı'na seçilmeyi denemiştir.Hij wordt geselecteerd voor drie US World Teams.
Bu metodu eski ustaların çalışmalarından esinlenerek denemişti.Daarnaast was hij bedreven in het vervalsen van werken van oude meesters.
Bunu denemiştik.Widziałem to.
Çılgın Jack onu soymayı denemiştir.Władczyni zapragnęła za to Jacka.
Gandi küçük bir çocukken et yemeyi denemiştir.Som barn experimenterade Gandhi med köttätande.
Bunu denemiştik.Jag vill försöka.
Bunu Tevfik Fikret denemiş ancak pek başarılı olamamıştır.Försök att hålla dem i fångenskap har gjorts, men utan större framgång.
1930lu yılların sonunda İsviçreli fizikçi Walter Jaeger zehirli gazlar için bir sensör icat etmeyi denemiştir.Наприкінці 1930 року, швейцарський фізик Вальтер Ягер, спробував винайти давач для отруйного газу.
2 kez denemiş ve başaramamıştır.Двічі тікав, але невдало.
ABD Takımı'na seçilmeyi denemiştir.Грав за збірну команду США.
İsabelle, birkaç kez kaçmayı denemiş ancak başarılı olamamıştır.Isabella se několikrát snaží o útěk, ale zatím se jí to nikdy nepodařilo.
Bunu denemiştik.Tak to zkusili.
Bu metodu eski ustaların çalışmalarından esinlenerek denemişti.Byl vychováván v duchu starých pruských tradic.
Gandi küçük bir çocukken et yemeyi denemiştir.Nigel se již jako malé dítě zajímá o vaření.
Bazı eğiticiler filleri fiziksel cezalandırma kullanmadan eğitmeyi denemiştir.Unii dresori au încercat să dreseze elefanți fără a folosi pedeapsa fizică.
Caligula duruşmalardan, fahişelikten ve evlilikten ağır vergiler almayı denemiştir.Caligula a percepute taxe pe procese, căsătorie și prostituție.
Gandi küçük bir çocukken et yemeyi denemiştir.Vegetarianism În copilărie, Gandhi a experimentat mâncatul cărnii.
Bunu denemiştik.O să încerc.
Teröristler batı ülkelerinin bir müdahalesini sağlamayı denemişlerdi."Se pare că teroriștii încercau să provoace intervenția occidentală.
Bunlara ek olarak birçok kere elmas sentezlemeyi denemiş fakat başarısız olmuştur.Dar totodată el încearcă să evadeze de cinci ori, și toate tentativele au fost cu eșec.
Çılgın Jack onu soymayı denemiştir.Ezt félbeszakította Jack rosszulléte.
Bunu denemiştik.Mindent megpróbált.
Bunu denemiştik.Olen maistanut sitä.
İsabelle, birkaç kez kaçmayı denemiş ancak başarılı olamamıştır.Ralf yritti muutamaan otteeseen ohitusta, mutta ei siinä kuitenkaan onnistunut.
Bunu denemiştik.Προσπάθησα όμως.
Hekigotō, Shiki'nin reformlarını devam ettirmiş ve yeni formlar denemiştir.Ο Χεκιγκοτό συνέχισε τις μεταρρυθμίσεις του Σίκι και πειραματίστηκε με τη φόρμα.
2010 yılında Mason 15. yaş gününe geldiğinde marihuana ve alkol denemiştir.Το 2010, στα γενέθλιά του, ο Μέισον έχει πειραματιστεί με αλκοόλ και μαριχουάνα.
Çılgın Jack onu soymayı denemiştir.Jack ødelægger den vredt.
Kendini ilk kez, doğduğu bölge olan São Paulo'nun Palmeiras takımında denemiştir ama başarılı olamamıştır.Amauri prøvede ved Palmeiras, en klub ved hans fødested, São Paulo stat, men undlod at imponere.
Daha önce köpekler üzerinde bir tedavi denemişti.Han er tidligere tatt for doping.
Hitit kralı II. Suppiluliuma Lukka’yı yenilgiye uğratmayı denemiştir ancak başaramamıştır.Den hettittiske kongen Suppiluliuma II forsøkte forgjeves å beseire Lukka.
Çılgın Jack onu soymayı denemiştir.Hennes iranskfødt ektemann forsøker å hindre henne.
Bazı eğiticiler filleri fiziksel cezalandırma kullanmadan eğitmeyi denemiştir.Beberapa pelatih mencoba melatih gajah tanpa menggunakan hukuman fisik.
Hitit kralı II. Suppiluliuma Lukka’yı yenilgiye uğratmayı denemiştir ancak başaramamıştır.Raja Het, Suppiluliuma II, berusaha mengalahkan Lukka namun gagal.
Bunu denemiştik.Ia pun mencoba.