den ile cümle

den kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Katalina Arjantin'den. O Arjantinlidir.Katalina is from Argentina. She's Argentinian.
Denediğiniz için teşekkür ederim.Thank you for trying.
Tom'la müzakere etmeyi denedin mi?Have you tried negotiating with Tom?
Tom'la konuşmayı denedin mi?Have you tried talking with Tom?
Bir dahaki sefere daha mantıklı bir gerekçe bulmayı dene.Try and come up with a more reasonable excuse next time.
Dene ve kafana takma.Try and take it easy.
Dene ama kasma kendini.Try and take it easy.
Lut Gölü deniz seviyesinin altında bulunur.The Dead Sea lies below sea level.
Bilim adamları yeni bir deney üzerinde çalışıyor.The scientists are working on a new experiment.
O küçük bir kaya üzerine oturdu ve denize baktı.He sat on a small rock and looked out to sea.
Bunu yapamayacağımı biliyordum ama yine de denedim.I knew I couldn't do it, but I tried anyway.
Buyrun, bundan bir lokma deneyin.Here, try a bite of this.
Şimdi, bunu tekrar deneyebilir miyiz?Now, can we try this again?
İşte buna daha güzel denir.Now, that's better.
İşte buna bir fikir denir.Now, that's an idea.
İşte buna gülünç denir.Now, that's ridiculous.
Belki denerim.Maybe I'll try it.
Tom'un bazen biraz denetime ihtiyacı var.Tom sometimes needs a little supervision.
Deniz kıyısında yaşadığım için sık sık plaja giderim.I live near the sea so I often go to the beach.
Evim denize yakın olduğu için sık sık sahile inerim.I live near the sea so I often go to the beach.
Mary Susan'dan daha güzel olan Jane'den daha akıllı.Mary is smarter than Jane who is prettier than Susan.
Pekala, Tom, onu şimdi dene.All right, Tom, try it now.
Deniz kaplumbağaları muhteşem yaratıklardır.Sea turtles are magnificent creatures.
Bu yer deniz seviyesinin altındadır.This place is below the sea level.
Yağmur sonrası topraktan gelen hoş kokuya petrikor denir.The scent of earth after rain is called petrichor.
En iyi çözüm yolu sadece, deneme-yanılma yöntemi ile bulunabilir.The best solution can only be found by a process of trial and error.
Bu alanda birçok deneyler yapılmıştır.Many experiments have been carried out in this field.
Onu üzerinde dene. Senin ölçünde gibi görünüyor.Try it on. It looks about your size.
Onun uyup uymadığını anlamanın tek yolu onu denemektir.The only way to know if it fits is to try it on.
Hâlâ denemek zorundayım.I still have to try.
Yapmayı deneyeceğim şey bu.That's what I'd try to do.
Denemedikçe onu yapamayacağını nasıl biliyorsun?How do you know that you can't do it unless you try?
Tom Mary'den daha iyi şarkı söyledi.Tom sang better than Mary.
Tom, Mary'den daha iyi şarkı söyledi.Tom sang better than Mary did.
Yardımın olmadan bunu yapmayı denemek istiyorum.I'd like to try doing this without your help.
Bunu daha önce bir kez denedim.I've already tried that once.
Tom bile Mary'den korkuyor.Even Tom is afraid of Mary.
Denizin dalgaları bana onun şiirini duyurdu.The sea's waves have made me hear his poem.
Denizin dalgaları bana onu şiirini dinletti.The sea's waves have made me hear her poem.
Deneyim eksikliği düşünülünce Tom çok iyi yapıyor.Tom is doing very well considering his lack of experience.
Neden onu daha önce bu şekilde denemediğimizi bilmiyorum.I don't know why we didn't try it this way before.
Tom yeterince çok denemedi.Tom didn't try hard enough.
Tom, Mary'den ona yardım etmesini istemeyi planlıyor.Tom is planning to ask Mary to help him.
Tom'un benden daha çok deneyimi var.Tom has more experience than I do.
Biraz daha çok denemen gerektiğini düşünüyorum.I think you should try a little harder.
Tom çilek yetiştirmeyi deneyecek.Tom is going to try to grow strawberries.
Onu denememiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should try it.
Tom'un Mary'den neden hoşlanmadığını bildiğimi düşünüyorum.I think I know why Tom doesn't like Mary.
Mary'den nefret ettiğini Tom herkese söylüyor.Tom has been telling everyone you hate Mary.
Tom Mary'den uzak kalmamı istiyor.Tom wants me to stay away from Mary.
Tom Mary'den birkaç yaş daha büyük.Tom is a few years older than Mary.
Atasözünde dendiği gibi; söz gümüşse, sükut altındır.As the saying goes: Speech is silver, silence is gold.
Pakistan'da Azad Keşmir denilen bölgeye Hindistan'da Pakistan-Occupied Kashmir denir.The region called Azad Kashmir in Pakistan is called Pakistan-Occupied Kashmir in India.
Mumbai sakinlerine Mumbaikars denir.The residents of Mumbai are called Mumbaikars.
O iyi bir deneyimdi.That was a good experience.
Radyoda "Apologize" denilen bir şarkı duydum.I heard a song called "Apologize" on the radio.
Ben dağları, deniz kenarına tercih ederim.I prefer the mountains to the seashore.
Deniz çarşaf gibiydi.The sea was glassy.
Biraz daha denemelisin.You should try a little harder.
Hadi, onu deneyelim.Come on, let's try it.

İlgili Sayfalar