den ile cümle
den kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Merhaba! Adım Maria. 23 yaşındayım ve Berlin'den geliyorum.Hello! My name is Maria. I'm 23 years old and I come from Berlin.
İngiltere ve Fransa, Manş deniziyle ayrılır.England and France are separated by the English Channel.
İngiltere ve Fransa, Manş denizi tarafından ayrılır.England and France are separated by the English Channel.
Bu gözlemeyi deneyin ve onu beğeniyorsanız bana söyleyin.Try this pancake and tell me if you like it.
Restoranın aynasına yansımış denizi gördük.We saw the sea reflected in the mirror of the restaurant.
Biz yazın deniz kenarına gideriz.We go to the seashore in the summer.
Burada deniz seviyesindeyiz.We are at sea level here.
Nice'teki kalışımız sırasında, denize yüzmeye gitmeyi planlıyorum.During our stay in Nice, I plan to go swimming in the sea.
Denizdeki şafağa bak!Look at the dawn on the sea!
Manş denizi Fransa'yı İngiltere'den ayırır.The English Channel separates France from England.
Deniz yakını her zaman rüzgarlıdır.It is always windy near the sea.
O benim için yeni bir deneyimdi.That was a new experience for me.
Yeni bir şey denemek ister misin?Would you like to try something new?
Bazen yeni şeyleri denemek iyidir.It's good to try new things once in a while.
Yeni şeyleri ara sıra denemek yararlıdır.It's good to try new things once in a while.
Tom her zaman çocuklarını yeni şeyler denemeye teşvik ediyor.Tom always urges his children to try new things.
Onların evleri denize yakın durumdadır.Their houses are located near the sea.
Onun diğerlerinden daha fazla deneyimi var.She has more experience than others.
Neden polisle konuşmayı denemiyorsun?Why not try talking to the police?
Sen asla Mary'den daha nazik, daha sevgi dolu bir kişiyle tanışmayacaksın.You'd never meet a kinder, more loving person than Mary.
10.5 litre nitrik aside deney için ihtiyacı vardı.She needed 10.5 liters of nitric acid for the experiment.
Öğretmen Tom'a denemesinin iyi yazıldığını söyledi.The teacher told Tom his essay was well written.
Tom, Mary'den hiç söz etti mi?Did Tom ever mention Mary?
Ben onu durdurmayı denedim.I tried to stop her.
Biz bir şey denemek zorundayız.We have to try something.
Başka bir şey deneyeyim.Let me try something else.
Başka bir şey deneyebilir miyiz?Can we try something else?
Denediğim hiç bir şey işe yarıyor gibi görünmüyor.Nothing I try seems to work.
Bir şey deneyebilir miyim?Would you mind if I try something?
Bir şey denememin bir sakıncası var mı?Would you mind if I try something?
Farklı bir şey denemek zorundayız.We've got to try something different.
Henüz denemediğimiz bir şey var.There's something we haven't tried yet.
Denemek istediğim başka bir şey var.There's something else I'd like to try.
Bu yapmayı denemek istediğim bir şey.That's something I'd like to try doing.
O, denemeyi isteyebileceğin bir şeye benziyor mu?Does that seem like something you might want to try?
Denizde, biz galibiz.On the sea, we are victorious.
Kırık test tüpleri, kırık deney şişeleri - Laboratuvarda dikkatsiz öğrencilerin çalışması.Broken test tubes, cracked beakers - the work of careless students in the laboratory.
Bir atasözü kısa söylenen uzun bir deneyimdir.Proverbs are short sentences drawn from long experience.
Bunu dene. Bu sana uymalı.Try this on. It should fit you.
Belki çift terapisini denemelisin.Maybe you should try couples therapy.
Tom Mary'den çok daha şişman.Tom is much fatter than Mary.
Onu denemek zorundayız.We've got to try it.
Şansımızı deneyeceğiz.We're going to take our chances.
Elimizden gelen her şeyi deniyoruz.We're trying everything we can.
Biz onu senin yolunla deneyeceğiz.We'll try it your way.
Yarın bunu tekrar deneyeceğiz.We'll try it again tomorrow.
Bu sefer onu senin yolunla deneyeceğiz.We'll try it your way this time.
Daha sonra tekrar deneyeceğiz.We'll try again later.
Bunu daha sonra deneyeceğiz.We'll try this later.
Biz sadece bunu deneyeceğiz.We'll just try it.
Onu birkaç gün deneyeceğiz.We'll try it for a few days.
Sadece şansımızı denemek zorunda kalacağız.We'll just have to take our chances.
Şansımızı denemek zorunda olacağız.We'll have to take our chances.
Elimizden geleni deneyeceğiz.We'll try our best.
Bunu tekrar denemek zorunda olacağız.We'll have to try it again.
Bunu denemek zorundayız.We have to try this.
Başka bir şey denemek zorundayız.We have to try something else.
Onu henüz denemedik.We haven't tried that yet.
Biz onu dün denedik.We tried that yesterday.
Biz bunu son kez senin yönteminle denedik ve işe yaramadı.We tried it your way last time and it didn't work.