Macarca'da Macaristan'a "Magyarország" denir.Hungary is called "Magyarország" in Hungarian.
Kudüs'e İbranicede "Yerushalayim" denir.Jerusalem is called "Yerushalayim" in Hebrew.
Japoncada Japonya'ya "Nihon" da denir.Japan is also called "Nihon" in Japanese.
Kazakistan'a Kazak dilinde "Qazaqstan" denir.Kazakhstan is called "Qazaqstan" in Kazakh.
Kırgızistan'a Rusçada "Kirgiziya" denir.Kyrgyzstan is called "Kirgiziya" in Russian.
Makedonya'ya Makedonca'da "Makedonija" denir.Macedonia is called "Makedonija" in Macedonian.
Dhivehi'de Maldivlere "Dhivehi Raajje" denir.The Maldives is called "Dhivehi Raajje" in Dhivehi.
Fas'a Arapçada "Al-Maghrib" denir.Morocco is called "Al-Maghrib" in Arabic.
Fas'a Berberi dilinde "Meṛṛuk" denilir.Morocco is called "Meṛṛuk" in Berber.
Yeni Zelanda'ya Maoricede "Aoteroa" denir.New Zealand is called "Aotearoa" in Maori.
Arapçada Filistin'e "Filastin" denir.Palestine is called "Filastin" in Arabic.
İsrail'e İbranicede "Yisrael" denir.Israel is called "Yisrael" in Hebrew.
Papua Yeni Gine'ye Tok Pisin'de "Papua Niugini" denir.Papua New Guinea is called "Papua Niugini" in Tok Pisin.
Filipinler'e İspanyolcada "Filipinas" denir.Philippines is called "Filipinas" in Spanish.
Polonya'ya Polonya dilinde "Polska" denilir.Poland is called "Polska" in Polish.
Polonya'ya Lehçede "Polska" denir.Poland is called "Polska" in Polish.
Romanya'ya Romencede "România" denir.Romania is called "România" in Romanian.
Slovenya'ya Slovencede "Slovenija" denilir.Slovenia is called "Slovenija" in Slovene.
Somalia'ya Somali'de "Soomaaliya" denir.Somalia is called "Soomaaliya" in Somali.
Güney Afrika'ya Zulu dilinde "iNingizimu Afrika" denir.South Africa is called "iNingizimu Afrika" in Zulu.
Katalanca'da İspanya'ya "Espanya" denir.Spain is called "Espanya" in Catalan.
Baskça'da İspanya'ya "Espainia" denir.Spain is called "Espainia" in Basque.
Romanşça'da İsviçre'ye "Svizra" denir.Switzerland is called "Svizra" in Romansh.
Suriye'ye Arapçada "Suriyah" denir.Syria is called "Suriyah" in Arabic.
Ukrayna'ya Ukraynacada "Ukraina" denir.Ukraine is called "Ukraina" in Ukrainian.
İngiltere’ye İrlandacada "Ríocht Aontaithe" denir.The United Kingdom is called "Ríocht Aontaithe" in Irish.
Birleşik krallığa İrlandacada "Ríocht Aontaithe" denir.The United Kingdom is called "Ríocht Aontaithe" in Irish.
Birleşik Devletler'e Fransızcada " Etats-Unis" denir.The United States is called "Etats-Unis" in French.
O yeterli deneyime sahip değil.He doesn't have enough experience.
Onun yeterli deneyimi yok.He doesn't have enough experience.
Ayrıca uluslararası şirketlerde full-time çalışma deneyimi de var.He also has experience working fulltime for international companies.
İnanılmaz bir deneyim yaşadım.I had an amazing experience.
Tom dengeli bir diyet yemez.Tom doesn't eat a balanced diet.
Çoğumuz dengeli yiyecek yemeyiz.Most of us don't eat a balanced diet.
Bir kitabı çevirmeyi hiç denemedim.I have never tried to translate a book.
Bu cümleyi çevirmeyi deneyebilirsin, çok kolay iş.You can try to translate this sentence. It's very easy.
Kapıyı açmayı dene.Try to open the door.
Yıllar boyunca birçok farklı strateji denedik.Over the years we have tried many different strategies.
Beni durdurmayı dene.Try and stop me.
"karbüratörü temizlememiz gerektiğini düşünüyorum." "Ben zaten denedim.""I think we should clean the carburetor." "I already tried that."
Çok seçici olma. Denizde o kadar çok balık yok.Don't be too picky. There aren't that many fish in the sea.
Haydi. Bir dene.Come on. Give it a try.
İş ve kişisel yaşam arasında bir dengeye nasıl ulaşabiliriz?How can we achieve a balance between work and personal life?
Onun denize yakın bir evi var.He has a house by the sea.
Tom esir olmaktan kaçınmayı denedi.Tom tried to avoid being captured.
Tom koşmayı durdurdu ve onun nefesini yakalamayı denedi.Tom stopped running and tried to catch his breath.
Hodri meydan, beni durdurmayı dene!I dare you to try to stop me.
Bu sanat değil. Bu bir vagina dentata.That is not art. That is a vagina dentata.
Tom uzun bir zaman için Fransızca konuşmayı öğrenmeyi deniyordu.Tom has been trying to learn to speak French for a long time.
Tom denemekten asla vazgeçmeyecek.Tom is never going to give up trying.
Onları nerede denedin?Where did you try them on?
Tom anahtarı kontağa takmayı denedi.Tom tried to put the key in the ignition.
Onu denemek ister misin?Do you want to try it?
Tom'un pişirdiği keki denedin mi?Did you try the cake that Tom baked?
O şarkıyı gitarında çalmayı denedin mi?Did you try playing that song on your guitar?
O tavşana tuzak kurmayı deneyeceğim.I'm going to try to trap that rabbit.
Asla denemekten vazgeçmeyeceğim.I'm never going to give up trying.
Onu evde deneme.Don't try that at home.
Başarana kadar denemeye devam etmeliyiz.We have to keep trying until we succeed.
İşe yarayan bir yöntem buluncaya kadar denemeye devam etmek zorundayız.We have to keep trying until we find a method that works.