Ana içeriğe geç
Sözlük

demo ile cümle

demo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ailesi Demokratik Kongo Cumhuriyeti kökenlidir.Rodzina piłkarza pochodzi z Demokratycznej Republiki Konga.
Doğrudan demokrasi, halkın halk tarafından yönetilmesini öngörmektedir.Uważali oni, że prawdziwa demokracja opiera się na tym, że władza należy do ludu.
Amerika Birleşik Devletleri demografisi ^Etniczne bezrobocie w USA.
Ayrıca 1978-1988 yılları arasında Fransız Demokrasisi için Birlik'in de başkanlığını yürütmüştür.W latach 1988–1996 przewodniczył Unii na rzecz Demokracji Francuskiej.
Demokrasi, bir eğitim işidir.Edukacja we Francji jest obowiązkowa.
İsviçre Hristiyan Demokrat Halk Partisi üyesiydi.Był członkiem Chrześcijańsko-Demokratycznej Partii Ludowej Szwajcarii.
Temsili demokraside ise, halkın seçtiği insanlar, halkın iradesini yansıtmaya çalışmaktadır.Model demokratyczny – liczy się wola większości, a władza odwołuje się do opinii ogółu.
Demokratik Federasyon 1884'te, Sosyal Demokrat Federasyon (SDF) adını aldı.Na jej wzór założony został w 1882 roku ogólnokrajowy Związek Socjaldemokratyczny (SDB).
Inuit Ataqatigiit (Türkçe: Halk Topluluğu) Grönland'da demokratik sosyalist ve ayrılıkçı bir siyasi partidir.Inuit Ataqatigiit) jest grenlandzką socjalistyczną i separatystyczną partią polityczną.
Kemeri en uzun süre elinde tutan takım 478 günle Demolition takımıdır.Najdłużej mistrzostwo posiadali Demolition, których pierwsze panowanie trwało 478 dni.
O muhafazakâr Yeni Demokrasi'nin adayı.Był działaczem Nowej Demokracji.
Ekim 2000'den Kasım 2001'e kadar, aynı zamanda Hristiyan Demokratlar Birliği (CDI) Başkanıydı.Od października 2000 do listopada 2001 stał na czele Międzynarodówki Chadeckiej (CDI).
Retorik kuramının doğuşu doğrudan demokrasiyle bağlantılıdır.Współczesny liberalizm jest ściśle związany z demokracją.
İki partili sistemler çoğunlukçu demokrasi modelleridir.System dwóch partii dominujących występuje w względnie starszych systemach demokratycznych.
Aynı yıl yeni albümün adıda Chinese Democracy olarak belirlenmişti.Podczas tego samego wywiadu wokalista wyjawił tytuł nowego albumu – Chinese Democracy.
CD'lerde daha önce yayınlanmamış, şarkıların değişik demo halleri bulunmaktadır.Na dysku nie ma żadnych wcześniej niepublikowanych piosenek.
2009 yılından beri Litvanya Sosyal Demokrat Partisine katılmıştır.Od 2001 należał do Litewskiej Partii Socjaldemokratycznej.
Halkların Demokratik Partisi 9 milletvekili ve Adalet ve Kalkınma Partisi 2 milletvekili çıkarmıştır.Najliczniejszy klub tworzyło 9 radnych Prawa i Sprawiedliwości.
O yıl Westcoast Holocaust isimli bir demo çıkarıldı.Od Katalonii został wówczas odłączony tzw. Pas Zachodni.
Ülkede çok partili demokratik bir rejim vardır.W dużej części rządów autorytarnych istnieje jednak jednopartyjny system rządów.
Parlamenter demokrasiye bu yolla ulaşılması amaçlanıyordu.Zapewnienie parlamentowi takiej ilości władzy miało na celu stworzyć iluzję demokracji.
1974 yılında Yeni Demokrasi Partisi'ne katıldı ve 1977 yılında bu partiden milletvekili seçildi.Wstąpiła też do samej Nowej Demokracji, w 1979 wybrano ją do zarządu krajowego tego ugrupowania.
Kişisel özgürlük demokrasinin ruhudur.Wolność osobista to istota demokracji.
OK Computer'ın yayımlanmasını "Against Demons" (Canavarlara Karşı) dünya turnesi izledi.Utgivningen av OK Computer följdes av världsturnén ”Against Demons”.
Şimdi durum daha sağlıklı, eskisinden daha demokratik." şeklinde ifade etmiştir.Men… det är faktiskt mer sunt nu, demokratiskt sett, än vad det brukade vara.”
Parti'nin ideolojisi Sosyal Demokrasi'dir.Partiets officiella ideologi är socialdemokrati.
4 Haziran'da, Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti Batum Antlaşması'nı imzalamak zorunda kaldı. ^Den 4 juni tvingades Den första armeniska republiken underteckna Fördraget i Batum.
Kariyeri 2001 yılında BZRK Records'un başındaki Dj Buzz Fuzz'a bir demo kaydı göndermesinden sonra başladı.Hans karriär började år 2001 när han efter ett demoinskick till DJ Buzz Fuzz blev signad av BZRK Records.
Demokrasi siyasetimizdir.Demokrati vår politik.
Bazı eyaletlerde demokrasinin devlet idaresindeki rolü hakkında ateşli tartışmalar yaşanıyordu.I vissa kolonier utbröt hätska politiska debatter om demokratins roll i statens styrelse.
1983 - Arjantin'de yedi yıllık askeri rejim sonrasında ilk demokratik seçimler yapıldı.1983 – Demokratiska val börjar återigen hållas i Argentina, efter sju år av militärstyre.
13 Mart'ta prodüktör Eddie Kramer ile beş şarkılık bir demo kaydı yaptılar.Några dagar senare, den 13 mars, spelade bandet in en femspårig demo tillsammans med producenten Eddie Kramer.
Bu demonun sadece 100 kopyası yapılmıştır.Modellen tillverkades i endast 100 exemplar.
2011 yılına kadar altı Cumhuriyetçi, dört de Demokrat adaya mali destek sağladı.Per 2013 bestod senaten av 36 demokrater och fyra republikaner.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınırından sadece 10 km uzaklıktadır.Staden ligger 10 kilometer från gränsen till Demokratiska Republiken Kongo.
İkinci demoları, Ocak 1999'da MD-Stüdyoları'nda kaydedilmişti.I januari år 1999 bandades en ny demo på MD-studion.
Sosyalist Demokrasi PartisiDemokratiska Socialistpartiet
1985'te kurmuş olduğu Yenilikçi Demokrat Parti (Partido Renovador Democrático, PRD), 1991'de dağıldı.Partido Renovador Democrático (PRD) var ett vänsterparti i Portugal, grundat 1985.
Bu nedenle takma adı Demokrasi Askeri oldu.På grund av detta fick han smeknamnet "The Soldier of Democracy".
Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti’nin başkenti Tiflis, resmi dili Gürcüce’ydi.Republikens huvudstad var Tbilisi och språket var georgiska.
Demokratikleşme hareketleri Batı Avrupa'da yoğunlaştı.Landet har strävat efter snabb integration i Västeuropa.
1912'de Almanya Sosyal Demokrat Partisi'ne (SPD) girdi.Grotewohl gick med i Tysklands socialdemokratiska parti (SPD) 1912.
1985 yılında askeri dikatörlükten demokrasiye dönüşün başlamasıyla Brezilya’ya geri döndü.1985 avgick militärjuntan efter att ha gått med på att återinföra demokrati.
Komşularının tersine, Brezilya'da temsili demokrasi görülür.I motsats till på fastlandet råder det religionsfrihet i Hongkong.
Bununla birlikte az sayıda sosyal demokrat grup katıldı.Mycket få Labourledamöter stödde dock regeringen.
Konono Nº1 Grammy ödüllü Kinşasa, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden bir müzik grubudur.Konono Nº1 är en Grammynominerad musikgrupp från Kinshasa i Kongo-Kinshasa.
1999'da, "Human"ın erken dönem demosunu dinleyen besteci Will Gregory ile tanıştırıldı.Hon träffade kompositören Will Gregory 1999 efter att han hade lyssnat på en tidig version av låten "Human".
Nu metal akımının başlangıcı ise, şüphesiz Korn'un demo kaydıyla olmuştur.I dag är bollarna för real tennis tillverkade med en kärna av kork.
Avusturya Sosyal Demokrat Parti üyesidir.Ordförande i Östergötlands socialdemokratiska partidistrikt.
Parlamenter demokrasiye bu yolla ulaşılması amaçlanıyordu.Partiet hade som mål att avskaffa demokratin på parlamentarisk väg.
Türkiye 1946 yılındaki demokratik seçimlerle çok partili hayata geçiş yapmıştır.Hon övervakade framgångsrikt de fria demokratiska valen år 1991.
Sosyal-demokrat Parti'ye katılmıştır.Socialdemokraterna lyckades få en överenskommelse med Folkpartiet.
2008 yılında Demokrat Parti'den milletvekili seçilmiştir.Sedan 2008 har hon varit medlem i Folkets demokratiska parti.
Temsili demokraside "azledilen" adayın bir sonraki seçimde kazanabilme imkanı da genellikle mevcuttur.Det händer alltjämt att en skämtsam "tredjeopposition" framfträder.
Demokratik Parti'den 44. ABD Kongresi'ne seçildi (4 Mart 1875 - 3 Mart 1877).Han invaldes som republikan till 42:a och 43:e kongressen (4 mars 1871 - 3 mars 1875).
1997'de Moldova Demokrat Partisi'nin bir üyesiydi.Partiet bildades 1997 av medlemmar från Moldaviens socialistiska parti.
Seçimleri Demokratik Seferberlik kazandı.Koalitionen kom till makten genom demokratiska val.
Onun, İsrail gibi demokratik bir ülkeyi savunmayacağı tahmin edilebilir" dedi.Hon skriver: "Israel kan inte både vara en demokrati och en religiös stat".
1975 yılında Franco'nun ölümünden sonra, Kral Juan Carlos, demokratik bir hükümet tesis etmiştir.Efter Francos död 1975 efterträdde Juan Carlos honom som Kung av Spanien.
2010 valilik seçimlerinde Demokrat Carl Gutierrez'i yendikten Guam Valisi oldu.I mellanårsvalet 2010 besegrades hon av republikanen Frank Guinta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod