Bizim ağaca ağaç, kadına kadın dememiz lazım.男性を夫と呼び、女性を妻と呼ぶ。
Orada, 'Oturun sakinleşin, bir Fatiha okuyun' dememin, demememin bir önemi yok ki.^ 舞夜曰く、「暇な時はああして勉強してないと落ち着かないらしいのよ」とのこと。
Buda: Hayır, Kassapa, böyle de dememelisin.菩薩求義,不為求文。
Bizim EVET ve HAYIR dememiz lazım.換句話說,輸出不只YES跟NO。
Bizim EVET ve HAYIR dememiz lazım.그래서 아니라고 하기도 한다.
Hallac asla ben Allah'ım diye bir şey dememiş.Сър Галахад: Не мисля, че бях.
Bizim EVET ve HAYIR dememiz lazım.Благодаря на Господ, че не казаха не.
Bizim EVET ve HAYIR dememiz lazım.Ponuđeni odgovori su bili DA i NE.
Bizim ağaca ağaç, kadına kadın dememiz lazım.Jedinec ženského pohlavia sa nazýva žena.
Bizim EVET ve HAYIR dememiz lazım.Za ali proti.
Buda: Hayır, Kassapa, böyle de dememelisin."Matjaž Zupan: Tega se jaz več ne grem!".
Bizim EVET ve HAYIR dememiz lazım.Tai tiesiog „taip“ arba „ne“ sandoris.
Buda: Hayır, Kassapa, böyle de dememelisin.Sindiri kufuna – Ma ei taha seda.
Bizim EVET ve HAYIR dememiz lazım.Ütles jah ja põhjendas kah.
2 çarpı 2 çarpı 2 çarpı 2 çarpı 2. Beşten fazla 2 dememişimdir umarım.Dat is 2 keer 2 keer 2 keer 2 keer 2 (Ik hoop dat ik dat 5 keer herhaald heb!).
2 çarpı 2 çarpı 2 çarpı 2 çarpı 2. Beşten fazla 2 dememişimdir umarım.Това е равно на 2 по 2 по 2 по 2 по 2 (надявам се, че го казах 5 пъти).
2 çarpı 2 çarpı 2 çarpı 2 çarpı 2. Beşten fazla 2 dememişimdir umarım.Це дорівнюватиме 2 х 2 х х 2 х 2 х 2 (сподіваюся, що я сказав це 5 разів).
"Aile" sahibi olmak için çocuk yapıp, iki çocuğumuzla kiliseye gideceğiz dememeliler.Mutta heillä tulee olla "perhe", olla traditionaalisia ja ilmestyä kirkkoon kahden lapsen kanssa.
Ama metilnonan dememiz durumunda bir problemimiz var.Ale je tady jeden problém s jednoduchým pojmenování methylnonan
Ama metilnonan dememiz durumunda bir problemimiz var.하지만 이것을 단순히 methylnonae이라고 부르는 것에는 한 가지 문제가 있습니다.
Ama metilnonan dememiz durumunda bir problemimiz var.Αλλά υπάρχει ένα πρόβλημα με την ονομασία μεθυλοεννεάνιο.
Ama metilnonan dememiz durumunda bir problemimiz var.Но возникает еще одна проблема, если просто назвать её метилнонаном.
Ama metilnonan dememiz durumunda bir problemimiz var.ولكن هناك مشكلة واحدة مع مجرد تسميته ميثيل نونان
Ama... Ve sanırım şimdiye kadar ama dememi beklediniz ama bu herkes için geçerli değil.Ale - i mam nadzieję, że spodziewa się ale teraz--ale to nie była prawdziwa dla wszystkich.
Ama... Ve sanırım şimdiye kadar ama dememi beklediniz ama bu herkes için geçerli değil.하지만 - 여기서 하지만을 기대하고 계셨길 바래요 - 그건 모든 사람들한테 적용되는 건 아니였어요.
Ama... Ve sanırım şimdiye kadar ama dememi beklediniz ama bu herkes için geçerli değil.Mas - e espero que estejam à espera de um mas - isto não acontecia com todos.
Ama... Ve sanırım şimdiye kadar ama dememi beklediniz ama bu herkes için geçerli değil.Men - och jag hoppas du väntar dig ett 'men' vid det här laget - det stämde inte för alla.
Amerikalı arkadaşlarım buna router demem gerektiğini söylediler, öyle ki, buradaki herkes anlayabilsin.Koledzy z USA kazali mi mówić router, żeby wszyscy zrozumieli... (Śmiech)
Amerikalı arkadaşlarım buna router demem gerektiğini söylediler, öyle ki, buradaki herkes anlayabilsin.좀 다르게 하는데 제 미국인 동료들이 저보고 라우터라고 발음하지 않으면 사람들이 못 알아들을 것이라고 하더군요. (웃음)
Amerikalı arkadaşlarım buna router demem gerektiğini söylediler, öyle ki, buradaki herkes anlayabilsin.Mes collègues américains m'ont dit que je dois appeler ça un routeur, afin que tout le monde ici comprenne :
Amerikalı arkadaşlarım buna router demem gerektiğini söylediler, öyle ki, buradaki herkes anlayabilsin.Mijn Amerikaanse collega's zeggen me dat ik het router moet noemen, zodat iedereen hier het begrijpt.
Amerikalı arkadaşlarım buna router demem gerektiğini söylediler, öyle ki, buradaki herkes anlayabilsin.Οι Αμερικάνοι συνάδελφοι είπαν πως πρέπει να το αποκαλέσω "ράουτερ", για να καταλάβετε όλοι -- (Γέλια).
Amerikalı arkadaşlarım buna router demem gerektiğini söylediler, öyle ki, buradaki herkes anlayabilsin.Мои американские коллеги подсказали мне, что я должен называть его "роутер", чтобы все меня поняли. (Смех)
Amerikalı arkadaşlarım buna router demem gerektiğini söylediler, öyle ki, buradaki herkes anlayabilsin.עמיתי האמריקאיים אמרו לי לבטא את זה "ראוטר" כדי שכולם יבינו-- [צחוק]
Amerikalı arkadaşlarım buna router demem gerektiğini söylediler, öyle ki, buradaki herkes anlayabilsin.نصحني صديقي الأمريكي بأن أُطلق عليه اسم راوتر ، لكي يفهم الجميع هنا ما أقصد -- (ضحك) --
Amerikalı arkadaşlarım buna router demem gerektiğini söylediler, öyle ki, buradaki herkes anlayabilsin.これは「ラウター」と呼べと言うので・・・ (笑い) ともかく これがその装置です
Ancak önce çocuklara odaklanalım. Benim için bir çocuk dünyaya getirmem, şunu demem anlamına geliyor:Bagi saya untuk membawa anak, adalah bagi saya untuk benar-benar mengatakan:
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu.23と言いましたが,
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu.그래서 이 수, 실제로, 6 곱하기 3 은 18 이라고 했지만---
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu. Artı 5 eşittir 23.Así que este número, aunque dijimos 6 x 3 = 18 más 5 es igual a 23
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu. Artı 5 eşittir 23.Quindi questo numero, in realta', anche se abbiamo detto 6 per 3 fa 18 piu' 5 fa 23,
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu. Artı 5 eşittir 23.Tehát ez a szám valójában, bár azt mondtuk, hatszor három az tizennyolc, meg 5, az 23.
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu.Deci, acest număr, de fapt, chiar dacă am spus șase ori trei este optsprezece ani.
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu.Dus dit nummer, is eigenlijk in plaats van 6 keer 3 is 18
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu.Então esse número, na verdade, mesmo que tenhamos dito seis vezes três é de dezoito.
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu.Tak więc ta liczba, właściwie, chociaż powiedzieliśmy, że 6 razy 3 jest 18.
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu.Takže, toto číslo - přesto, že jsme řekli 6 krát 3 je 18.
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu.Takže, toto číslo v skutočnosti, napriek tomu, že sme povedali 6 krát 3 je 18.
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu.Vi sagde, at vi gangede 6 med 3 og
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu.Това число всъщност, въпреки че казахме, че 6 по 3 е 18.
Aslında, 6 çarpı 3 eşittir 18 dememe rağmen sayımız bu.اذاً هذا العدد يكون، وكما قلنا 6x3=18
Aslında böyle söylememem gerekir, ağırlık dememeliym, benim kütlem 70 kilogram.저의 질량은 70kg인 거지요.
Aslında böyle söylememem gerekir, ağırlık dememeliym, benim kütlem 70 kilogram.Eigenlijk zou ik niet mogen zeggen gewicht, ik heb een massa van 70 kilo. Ik heb een massa van 70 kilo.
Aslında böyle söylememem gerekir, ağırlık dememeliym, benim kütlem 70 kilogram.En fait, je ne devrais pas parler de poids mais plutôt de masse de 70 kilos. J'ai une masse de 70 kilogrammes.
Aslında böyle söylememem gerekir, ağırlık dememeliym, benim kütlem 70 kilogram.Faktisk skulle jeg ikke sige vejer, jeg har en masse på 70 kilogram. En masse på 70kg.
Aslında böyle söylememem gerekir, ağırlık dememeliym, benim kütlem 70 kilogram.V případě Sala... Vlastně bych neměl říkat "tíha", ale že má hmotnost je 70kg.
Aslında böyle söylememem gerekir, ağırlık dememeliym, benim kütlem 70 kilogram.לא צריך להגיד משקל, יש לי מסה של 70 ק ג. יש לי גוש של 70 ק ג.
Aslında böyle söylememem gerekir, ağırlık dememeliym, benim kütlem 70 kilogram.لا ينبغي أن أقول وزن، لدى كتلة من 70 كيلوغراما. لدى كتلة من 70 كيلوغراما.
Aslında Niyerya dememeliyim, çok genel oluyor.음 나이지리아라고 말하면 안되겠죠, 너무 일반적이니까요.
Aslında Niyerya dememeliyim, çok genel oluyor.Nigeria to zbyt ogólne określenie.