Kullanımı delilik veya düşüklere yol açabilir.과식은 비만증이나 구토를 유발할 수 있다.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.גם אנחנו היינו קרובים לשיגעון.
Follia, İtalyanca'da delilik ya da kaçıklık anlamına gelir.ביוונית: μανία) שמשמעותה משוגע או מטורף.
Ocak 1999'da bir delilik için yargılanmaması için yalvardı.במאי 2013 החליטה מח"ש שלא להעמיד לדין את השוטרת.
Ayetullah Allah'ın ayeti (delili) demektir.Зикр (дикр) – споменаване на Аллах.
Delilik veya çılgınlık yarı kalıcı, ağır bir zihinsel bozukluktur.Лудост или безумие е нелечимо тежко психично заболяване.
Ocak 1999'da bir delilik için yargılanmaması için yalvardı.През януари 1991 г. бракът им е обявен за невалиден.
Çevremizde pek çok delilik var ve ben insanları mutlu etmek istiyorum."Puno je ljutnje u ovom svijetu, a ja želim da ljudi budu sretni".
Vesania (Latince'de delilik) Polonyalı bir senfonik black metal/blackened death metal grubudur.Vesania (latinski: "ludilo") je poljski simfonijski black/blackened death metal sastav.
Hiçbir deha yoktur ki içine biraz delilik karışmamış olsun.I nitko u sastavu nije ustao da zaustavi to ludilo ...
Ayetullah Allah'ın ayeti (delili) demektir.Kresba znaku je štylizácia Allahovho mena.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.Ljubezen omogoča, da naša norost pride na površje.
Rivayete göre bu saygısızlığı yüzünden delilikle cezalandırıldı.Zaradi aforizmov je bil krivično obsojen.
İronik bir şekilde, Spike bu olay sayesinde deliliğinden kurtulur ve Robin'i döver.Richie zaradi tega znori, uniči Squeakya in pobegne.
Bu teorinin en büyük delili yerbilimsel katmanlardaki aşırı iridyum miktarıdır.To pa je največja absolutna vrednost vsote stolpcev matrike.
Vesania (Latince'de delilik) Polonyalı bir senfonik black metal/blackened death metal grubudur.Vesania (ladina keeles 'hullumeelsus') on Poola sümfoonilise ja blackened death metal'i bänd.
Şehirde bir delilik salgını baş gösterir.Linnas puhkes kooleraepideemia.
Aklımda delilik arasında gidip geliyordum.Yo estuve en un estado entre la locura y la conciencia.
Aklımda delilik arasında gidip geliyordum.Ήμουν σε μια κατάσταση μεταξύ τρέλας και πραγματικότητας.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Los órganos que le quitaron... son una prueba de su pecado y no se le pueden devolver.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Organen som togs bort är bevis för din synd och kan inte ges tillbaka.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Organerne, som blev fjernet, er bevis på din synd og kan ikke fås tilbage.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Viedyt elimet todistavat teostasi, eikä niitä voi saada takaisin-
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Τα όργανα που έχασες είναι απόδειξη της αμαρτίας σου και δεν ανακτώνται.
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?A já řekl: "Vždyť to je šílené." A oni odpověděli:
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Dan saya katakan, "Tapi itu tidak masuk akal." Dan mereka mengatakan, "Baiklah, bagaimana dengan kamu?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?E io rispondevo "Ma è folle." E loro ribattevano, "E tu allora?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Erre én azt mondtam, hogy "De hát ez hülyeség." Erre ők: "Miért, te mit csinálsz?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Et je répliquais, "Mais c'est fou." Et ils répondaient, "Bon, et vous?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?I ja odpowiadałem: "Ale to jest szalone". Wtedy oni odpowiadali:
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?In se odzovem: "Ampak, to je noro." In mi odvrnejo:
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Jag sa att det är ju knäppt. De sa: - Men du själv då?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Ja minä vastasin: "Mutta sehän on hullua." Ja he sanoivat:
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?그럼 전 이렇게 말했죠. "하지만, 이상한 짓 아닌가요?" 그러자 그들이 그러더군요. "당신은 어떤가요?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?"Mas isso é de loucos." E eles diziam: "Bem, então e você?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Und wenn ich dann sagen würde, "Aber das ist verrückt." würden sie entgegnen, "Na ja, wie ist das mit dir?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Và tôi nó, "Nhưng điều đó thật điên rồ."
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Waarop ik zei, "Maar dat slaat nergens op." Waarop zij stelden: "Nou, kijk eens naar jezelf
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Y yo les decía: "Pero eso es una locura". y me replicaban: "Bueno, ¿y qué hay de los tuyos?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Κι εγώ έλεγα, "Μα είναι τρελό". Κι έλεγαν, "Γιατί, εσύ τι κάνεις;
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Аз им отвръщах, "Но това е лудост." И те казваха, " Ами ти?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?И я говорил им : "Но это сумасшествие". А они отвечали:
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?ואני הייתי אומר, "אבל זה משוגע." ואז הם היו עונים, "ומה איתך?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?وكنت ساقول "ولكن هذا جنون" وسوف يقولون"حسناً، ماذا عنك"
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?彼らは「あなたはどうなんでしょう」 誕生ケーキのろうそくを吹き消しますよね
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?我會說,"這是不可理喻的。" 他們回答,"那麼你又怎樣?"
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.Bạn biết, ranh giới mong manh giữa thằng điên và thiên tài.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi. Ben garip değilim.Anda tahu, garis batas antara genius dan gila. saya orang biasa.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.I ved, en fin linje mellem galskab og geni.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.광기와 천재 사이에는 약간의 차이만 있다고 해도
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi."Sabem, uma linha ténue entre a loucura e o génio.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.Sapete, quella netta separazione tra genio e follia.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.Sie wissen ja, es ist ein schmaler Grat zwischen Wahnsinn und Genie.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.Šílenství a genialitu dělí tenká čára.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.Ştii tu, la limita dintre nebunie şi geniu.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.Tiedättehän, se häilyvä raja hulluuden ja nerouden välillä.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.To ta cienka linia między geniuszem a szaleńcem.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.Tudod, halvány különbség van az őrült és a zseni között.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.Viete, na hranici medzi šialnecom a géniom.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.Vous savez, la fine limite entre le génie et la folie.