Ana içeriğe geç
Sözlük

delicesine ile cümle

delicesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bill bir motosikleti delicesine seviyor.Bill was crazy for a motorbike.
O Alice'e delicesine âşık.He is infatuated with Alice.
Onları delicesine seviyorum!I am crazy for them!
O kadını delicesine kıskanıyor.He is madly jealous of his woman.
Tom delicesine mutluydu.Tom was deliriously happy.
Tom Mary'yi delicesine seviyor.Tom adores Mary.
Tom seni delicesine seviyor.Tom adores you.
Tom delicesine kıskanıyor.Tom is insanely jealous.
O kadın sana delicesine aşık.That woman is infatuated with you.
Parayı delicesine seven kişi sensin.You are the one who adores money.
Sizi hâlâ delicesine seviyorum, arkadaşlar.I still adore you guys.
Tom Mary'ye delicesine aşık oldu.Tom developed an infatuation with Mary.
O kıza delicesine aşık oldum.I was very much infatuated with that girl.
Tom, Mary'ye delicesine aşık.Tom is infatuated with Mary.
Ona delicesine aşıktır.He's madly in love with him.
Bu delicesine zor bir dildir.This is an insanely hard language.
Ekran kartları delicesine pahalı.The graphics cards are insanely expensive.
Ve dünyanın delicesine yeşil olduğunu görebilirsiniz.And you can see, the world is crazily green.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Instead, you have to find a group that really, desperately cares about what it is you have to say.
Sonra da bu tür tesisleri delicesine çoğaltabiliriz.So then we can scale this facilities like mad
Beşere delicesine susamıştır.It glows and burns the skin.
Gökyüzünün kubbesinin altındaki Faustbal'a delicesine aşıktır.He is madly in love with Faustbal under the sky's cupola.
Evliliği, delicesine aşık erkeklerin sürekli akışını durdurmadı.Her marriage did not stop the steady stream of infatuated men.
Bunu 1981 yılında Yaşadıkça, 1982 yılında Bir Sır Gibi ve 1983 yılında Seviyorum Delicesine albümleri izledi.Viéndola en la actualidad, parece más atrevida que en 1982, cuando la vi en Cannes...
Hizmetçinin hanımefendisine delicesine aşık olması işleri değiştirecektir.Durante l'indagine finirà però con l'innamorarsi di una domestica.
Andreas öğrenmeye delicesine aç ve çok çabuk öğreniyor.André Leonel bastante experiência e chega para somar.
Hizmetçinin hanımefendisine delicesine aşık olması işleri değiştirecektir.Żeby było mało kłopotów, zakochuje się w kelnerce...
Amortentia, içen kişide iksiri verene karşı güçlü bir takıntı ve delicesine bir aşkın oluşmasına sebep olur.Kärleksdrycken Amortentia kan bara skapa en stark besatthet och känsla av förälskelse.
Tom Mary'yi delicesine seviyor.Том обожнює Мері.
Anakin'e delicesine aşık olan Padmé onunla evlenmiştir.Anakin se zamiloval do Padmé, na níž byl spáchán atentát.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Helyette, találj egy csoportot, akik tényleg, borzasztóan törődnek azzal, amit el szeretnél mondani.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.In plaats daarvan, moet je een groep vinden die erg, wanhopig geeft om wat jij te zeggen hebt.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.In schimb, trebuie sa gasesti un grup caruia ii pasa e disperatu dupa ceea ce vrei tu sa spui.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Invece, dovete trovare un gruppo che si preoccupi veramente, disperatamente di quel che volete dire.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Jadi, Anda harus menemukan suatu kelompok yang benar-benar peduli dengan yang ingin Anda sampaikan.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.오타쿠들을 직접 찾아다니는 것 대신, '동호회' 성격을 가진 소비자 커뮤니티와 소통하는 것은 가능한 이야기입니다.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Místo toho, musíte najít skupinu, která se zoufale zajímá o to, co chcete říci.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Namesto tega najdite skupino ki ji resnično, obupano ni vseeno, kaj imate za povedati.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Pelo contrário, temos de encontrar um grupo que se interesse, desesperadamente, com o que temos a dizer.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Thay vì vậy, bạn phải tìm cái nhóm mà thực sự, khao khát quan tâm đến những gì bạn sẽ nói đến.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Tym czego potrzebujesz jest znalezienie osób które naprawdę chcą usłyszeć co masz im do powiedzenia
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Vad du måste göra istället, är att hitta en grupp som verkligen bryr sig om vad du har att säga.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Αντιθέτως, πρέπει να βρεις μία ομάδα που πραγματικά, απελπιστικά ενδιαφέρεται για αυτό που έχεις να πεις.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Вместо това, трябва да намериш хора, които наистина отчаяно се интересуват от това, което имаш да им кажеш.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Напротив, вам следует найти группу, которая дейстительно безрассудно беспокоится о том, что вы хотите сказать.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.צריך למצוא קבוצה של אנשים שממש איכפת להם ממה שיש לך להגיד.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.عوضاً عن ذلك، ينبغي أن تعثر على المجموعة التي، تهتم حقاً بشدة حيال ما تريد قوله.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.グループを見つけなければならないのです。 そして、彼らが友だちに伝えやすいように、 伝えてあげることです。
Sadece birbirimizle, kendimizden milyarlarcasıyla nasıl yaşayacağımızı delicesine anlamaya çalışıyoruz.Abbiamo solo follemente cercato di capire come vivere tra di noi -- miliardi di noi.
Sadece birbirimizle, kendimizden milyarlarcasıyla nasıl yaşayacağımızı delicesine anlamaya çalışıyoruz.Am încercat înnebuniţi să ne dăm seama cum să trăim între noi, miliarde de oameni.
Sadece birbirimizle, kendimizden milyarlarcasıyla nasıl yaşayacağımızı delicesine anlamaya çalışıyoruz.Csak azt próbáljuk őrülten kibogozni, hogy egymással hogyan boldoguljunk -- sok milliárdnyi egymással.
Sadece birbirimizle, kendimizden milyarlarcasıyla nasıl yaşayacağımızı delicesine anlamaya çalışıyoruz.Jenom se nesmyslně snažíme vymyslet, jak žít jeden s druhým - miliardami druhých.
Sadece birbirimizle, kendimizden milyarlarcasıyla nasıl yaşayacağımızı delicesine anlamaya çalışıyoruz.우리는 단지 제정신이 아니게 서로 서로- 몇십억의 서로가 사는 방법을 찾아내려고 노력하고 있습니다.
Sadece birbirimizle, kendimizden milyarlarcasıyla nasıl yaşayacağımızı delicesine anlamaya çalışıyoruz.Nós estamos de modo insensato a tentar descobrir como viver uns com os outros - milhares de milhões de outros.
Sadece birbirimizle, kendimizden milyarlarcasıyla nasıl yaşayacağımızı delicesine anlamaya çalışıyoruz.Szaleńczo próbujemy wydedukować jak współistnieć z innymi - miliardami innych.
Sadece birbirimizle, kendimizden milyarlarcasıyla nasıl yaşayacağımızı delicesine anlamaya çalışıyoruz.Vi har bara vansinnigt försökt lista ut hur man ska leva med varandra -- miljarder av varandra.
Sadece birbirimizle, kendimizden milyarlarcasıyla nasıl yaşayacağımızı delicesine anlamaya çalışıyoruz.We hebben slechts als gekken getracht uit zoeken hoe te leven met de anderen -- miljarden anderen.
Sadece birbirimizle, kendimizden milyarlarcasıyla nasıl yaşayacağımızı delicesine anlamaya çalışıyoruz.Wir haben nur krankhaft versucht herauszufinden, wie wir miteinander leben -- mit Millionen anderer.
Sadece birbirimizle, kendimizden milyarlarcasıyla nasıl yaşayacağımızı delicesine anlamaya çalışıyoruz.Απλά προσπαθούμε με τρέλα να μάθουμε πώς να ζούμε ο ένας με τον άλλο -- δισεκατομμύρια από άλλους.
Sadece birbirimizle, kendimizden milyarlarcasıyla nasıl yaşayacağımızı delicesine anlamaya çalışıyoruz.Ми повністю концентрувались на тому, як жити один з одним - мільярдами "один одного".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod