deliği ile cümle

deliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Bu küçük bir tablet, birçok deliği vardır, sıkıştırılmış hava çıkar, sanki resim çiziyormuş gibi.E o tablă mică, cu multe găuri, din care iese aer comprimat, astfel încât poate desena imagini.
Bu küçük bir tablet, birçok deliği vardır, sıkıştırılmış hava çıkar, sanki resim çiziyormuş gibi.E' una tavoletta con tanti forellini da cui fuoriesce aria compressa in grado di "disegnare" immagini.
Bu küçük bir tablet, birçok deliği vardır, sıkıştırılmış hava çıkar, sanki resim çiziyormuş gibi.Het is een klein tablet met veel gaten in, en perslucht die naar buiten komt. Het kan beelden tekenen.
Bu küçük bir tablet, birçok deliği vardır, sıkıştırılmış hava çıkar, sanki resim çiziyormuş gibi.이것은 작은 태블릿이고 많은 구멍이 있습니다. 그리고 압축된 공기가 나오죠. 그래서 이것은 이미지를 그릴 수 있습니다.
Bu küçük bir tablet, birçok deliği vardır, sıkıştırılmış hava çıkar, sanki resim çiziyormuş gibi.Una pequeña tableta con mucho agujeros por donde sale aire comprimido, en la que se puede dibujar.
Bu küçük bir tablet, birçok deliği vardır, sıkıştırılmış hava çıkar, sanki resim çiziyormuş gibi.Μια μικρή ταμπλέτα, με πολλές τρύπες από τις οποίες βγαίνει συμπιεσμένος αέρας, ώστε να σχεδιάζονται εικόνες.
Bu küçük bir tablet, birçok deliği vardır, sıkıştırılmış hava çıkar, sanki resim çiziyormuş gibi.Небольшая панель со множеством отверстий, через которые выходит сжатый воздух, тем самым создавая изображения.
Bu küçük bir tablet, birçok deliği vardır, sıkıştırılmış hava çıkar, sanki resim çiziyormuş gibi.זהו משטח קטן , יש בו חורים קטנים רבים, ואויר דחוס יוצא ממנו, כך שהוא יכול למעשה לצייר תמונות.
Bu küçük bir tablet, birçok deliği vardır, sıkıştırılmış hava çıkar, sanki resim çiziyormuş gibi.لذلك فهي لوحة صغيرة ، وبها الكثير من الثقوب، والهواء المضغوط يخرج، بحيث يمكن رسم صور في الواقع .
Bu küçük bir tablet, birçok deliği vardır, sıkıştırılmış hava çıkar, sanki resim çiziyormuş gibi.穴から出てくる圧搾空気で イメージを描き出すようになっています 目が見えなくとも これに手をかざせば
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Bạn có lẽ sẽ đẩy nó vào một lỗ khóa thứ ba hay cái gì tương tự, vì vậy bạn không làm vậy.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.É um bocado disparatado. Podemos empurrá-lo para um terceiro buraco de fechadura, por isso não fazemos isso.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.E un pic neîndemânatic. S-ar putea să-l împingi iar într-o gaură cheie, deci nu faci asta.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Itu seperti Anda kurang tangkas. Anda mungkin mendorongnya ke
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Je zou het alleen maar door een derde sleutelgat of wat dan ook kunnen duwen. Kan je beter niet doen.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.짓이겠어요. 또 다른 '열쇠구멍'에 넣어버리거나 뭐 그럴 수 있으니까요. 그래서 그렇게 하지 않습니다.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Ma è un po' da imbranati. Potremmo spingerlo in un terzo buco della serratura, ma meglio di no.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Man bewegt ihn in ein drittes "Keyhole" oder so, also lässt man das lieber.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Man kanske bara föser in den i ett tredje nyckelhål eller nåt. Så det är alltså INTE så man gör.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Moglibyśmy wepchnąć asteroidę w trzecią dziurkę od klucza, więc lepiej tego nie robić.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Možná ho natlačíte do třetí klíčové dírky nebo tak, takže je lepší to nezkoušet.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Náhodou by sme ho dostali do tretej dierky alebo ešte horšie, takže toto nie je správny prístup.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Podrías empujarlo hacia un tercer ojo de cerradura, pero no se trata de eso.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.S tem bi ga lahko potisnili v tretjo ključavnico ali kaj takega, torej ne delajte tega.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Talán egy harmadik kulcslyukba taszíthatjuk, vagy bármi más történhet, tehát nem ezt teszed.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Vous risqueriez de le pousser dans un troisième trou de serrure, ou autre chose, alors vous ne faites pas ça.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Μπορεί να το σπρώξετε σε μία τρίτη κλειδαρότρυπα ή οτιδήποτε άλλο, ώστε δεν κάνουμε κάτι τέτοιο.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Можете да го избутате в трета ключалка или каквото и да е, така че не правите това.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Это рискованно, ведь мы можем толкнуть его уже в третью скважину, так что не стоит этого делать.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.עכשיו יש לנו שלוש שנים לעשות משהו אחר. וניתן לפגוע בו שוב. זה די
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.بضربة طائشة. فقد تدفعه نحو ثقب مفتاح ثالث أو ما أشبه، لذا لا يمكنك القيام بذلك.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.それはやめておきましょう ここからが私の大好きな箇所です
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.呢係一件好蠢嘅事情 你會將佢撞入第三個鎖匙眼,所以你唔會咁做
Bu olmadan buz deliğinden çıkmanız çok zordur.Ilman niitä on hyvin vaikeaa päästä ylös avannosta.
Bu olmadan buz deliğinden çıkmanız çok zordur.Sans eux, il est très difficile de sortir de l'eau si la glace se brise.
Bu olmadan buz deliğinden çıkmanız çok zordur.Sin ellos, resulta muy difícil salir de un agujero en caso de caída.
Bu olmadan buz deliğinden çıkmanız çok zordur.Utan dem är det mycket svårt att ta sig upp ur en vak.
Bu olmadan buz deliğinden çıkmanız çok zordur.Без них выбраться из полыньи будет весьма затруднительно.
Bu olmadan buz deliğinden çıkmanız çok zordur.بدونها يكون من الصعب الصعود من الثقب في الثلج الجليدي
Bu olmadan buz deliğinden çıkmanız çok zordur.春天时冰面的承重能力通常无法准确估量,最好避免冰上运动。
Burada en küçük hoşgörüsüzlük deliğine ulaşması gereken çok güçlü bir sosyal mesaj var.Ada pesan sosial yang sangat kuat yang perlu masuk dalam celah intoleransi yang paling dalam
Burada en küçük hoşgörüsüzlük deliğine ulaşması gereken çok güçlü bir sosyal mesaj var.C'è questo forte messaggio sociale che ha bisogno di arrivare alle fondamenta più profonde dell'intolleranza.
Burada en küçük hoşgörüsüzlük deliğine ulaşması gereken çok güçlü bir sosyal mesaj var.Es gibt da eine starke soziale Aussage, die irgendwie die tiefste Intoleranz-Kluft braucht.
Burada en küçük hoşgörüsüzlük deliğine ulaşması gereken çok güçlü bir sosyal mesaj var.Existe un fuerte mensaje social que necesita llegar a lo más profundo de la intolerancia.
Burada en küçük hoşgörüsüzlük deliğine ulaşması gereken çok güçlü bir sosyal mesaj var.Há uma mensagem social muito forte que precisa de chegar às fendas mais profundas da intolerância.
Burada en küçük hoşgörüsüzlük deliğine ulaşması gereken çok güçlü bir sosyal mesaj var.이것은 다른 종교들에게 깊이 뿌리박힌 편협적인 사고의 틈속으로 들어가기 위한 아주 강한 사회적 메세지입니다.
Burada en küçük hoşgörüsüzlük deliğine ulaşması gereken çok güçlü bir sosyal mesaj var.To jest bardzo mocne przesłanie społeczne, które musi dotrzeć do jakby najgłębszych szczelin nietolerancji.
Burada en küçük hoşgörüsüzlük deliğine ulaşması gereken çok güçlü bir sosyal mesaj var.Van egy nagyon erős társadalmi üzenete is, aminek muszáj bejutnia az intolerancia legmélyebb hasadékaiba.
Burada en küçük hoşgörüsüzlük deliğine ulaşması gereken çok güçlü bir sosyal mesaj var.Здесь есть сильный социальный мотив, необходимость заглянуть в глубинные бездны нетерпимости.
Burada en küçük hoşgörüsüzlük deliğine ulaşması gereken çok güçlü bir sosyal mesaj var.ישנו מסר חברתי חזק מאוד שצריך להגיע לרמות העמוקות ביותר של סדקי אי-הסובלנות.
Burada en küçük hoşgörüsüzlük deliğine ulaşması gereken çok güçlü bir sosyal mesaj var.انما هنالك رسالة اجتماعية قوية من ورائها تنص على وجوب تلافي كل التعصبات الموجودة اليوم
Burada en küçük hoşgörüsüzlük deliğine ulaşması gereken çok güçlü bir sosyal mesaj var.必要とされる強い社会的なメッセージです そしてこのメッセージを届けるために このようなゲームをするしかありません
Burda dört deliği olan bir çubuğumuz var ve bu larvaların kokusunu soldaki deliğe yerleştirdik.여기에 4개의 구멍이 뚫린 나무판이 있습니다. 제일 왼쪽에 모기유충들의 냄새를 넣어놨습니다.
Burda dört deliği olan bir çubuğumuz var ve bu larvaların kokusunu soldaki deliğe yerleştirdik.Am folosit o bară cu patru găuri, iar în gaura din stânga am pus mirosul de larve.
Burda dört deliği olan bir çubuğumuz var ve bu larvaların kokusunu soldaki deliğe yerleştirdik.Aqui, temos uma barra com quatro buracos, e pomos o cheiro dessas larvas no buraco da esquerda.
Burda dört deliği olan bir çubuğumuz var ve bu larvaların kokusunu soldaki deliğe yerleştirdik.Aquí tenemos una barra con cuatro agujeros, y ponemos el olor de estas larvas en el orificio izquierdo.
Burda dört deliği olan bir çubuğumuz var ve bu larvaların kokusunu soldaki deliğe yerleştirdik.A rúdon négy luk van, és a lárva szagmintát a bal oldali lukba tettük.
Burda dört deliği olan bir çubuğumuz var ve bu larvaların kokusunu soldaki deliğe yerleştirdik.Hier haben wir einen Balken mit vier Löchern und wir gaben den Geruch der Larven in das linke Loch.
Burda dört deliği olan bir çubuğumuz var ve bu larvaların kokusunu soldaki deliğe yerleştirdik.Hier is een balk met vier gaten en de geur van de larven stoppen we in het linkergat.
Burda dört deliği olan bir çubuğumuz var ve bu larvaların kokusunu soldaki deliğe yerleştirdik.Ici nous avons une barre avec quatre trous, et nous avons mis l'odeur de ces larves dans le trou de gauche.
İlgili Sayfalar