4 sınavları sonra 84 ortalamamız var dedik.Казахме, че след 4 изпита имаме 84.
4 sınavları sonra 84 ortalamamız var dedik.قلنا، بعد الامتحانات الأربعة كان علينا أربعة وثمانون.
4 sınavları sonra 84 ortalamamız var dedik.その次の試験で、88 の平均を得るには
AB doğru parçasının uzunluğu beş birimdir. . Ve dedik ki tek bir yönde ilerliyor.Znamená to, že vzdálenost mezi A a B je 5, že délka úsečky AB je 5.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Dan Cohen a nevem, egyetemi oktató vagyok, ahogy azt az imént említették.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Ich heiße Dan Cohen und wie er schon sagte, bin ich Wissenschaftler.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Jmenuji se Dan Cohen a jsem akademik, jak se říká.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.제 이름은 댄 코헨입니다. 앞서 소개된대로 저는 교수입니다.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Mi chiamo Dan Cohen, e come avete sentito, sono un accademico.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Mijn naam is Dan Cohen, en ik ben academicus, zoals gezegd.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Mi nombre es Dan Cohen y soy académico, como ya se dijo.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Mon nom est Dan Cohen, et comme il l'a précisé, je suis un universitaire.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Nama saya adalah Dan Cohen, dan saya seorang akademikus, seperti yang dia bilang.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Nazywam się Dan Cohen i jestem naukowcem.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Numele meu este Dan Cohen şi sunt un teoretician.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Tên tôi là Dan Cohen,và tôi là học giả, như đã được giới thiệu.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Με λένε Νταν Κοέν και όπως ειπώθηκε είμαι ακαδημαϊκός.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Казвам се Дан Коен и съм учен, както каза той.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Меня зовут Дэн Коэн. Как уже сказали, я учёный.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.Моє ім'я - Ден Коен і я академік.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.שמי דן כהן ואני אקדמאי, כמו שהוא אמר.
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.اسمي هو دان كوهن و أنا أكاديمي، كما ذكر هو،
Adım Dan Cohen, dediklerine göre akademisyenim.だから いつも議論をします 生活の大切な要素ですし
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Ho sentito quanto affermano i profeti che predicono in mio nome menzogne: Ho avuto un sogno, ho avuto un sogno
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Jeg har hørt hvad de profeter har sagt som profeterer løgn i mitt navn og sier: Jeg har drømt, jeg har drømt.
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Jeg har hørt, hvad Profeterne, der profeterer Løgn i mit Navn, siger: "Jeg har drømt, jeg har drømt!"
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.내 이름으로 거짓을 예언하는 선지자들의 말에 내가 몽사를 얻었다 함을 내가 들었노라
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Počul som, čo hovoria tí proroci, ktorí prorokujú v mojom mene lož a hovoria: Snívalo sa mi, snívalo sa mi!
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Slišal sem, kaj govore tisti proroki, ki prorokujejo laži v imenu mojem in pravijo: Sanjalo se mi je, sanjalo!
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Slýchávámť, co říkají ti proroci, kteříž prorokují lež ve jménu mém, říkajíce: Měl jsem sen, měl jsem sen.
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Słyszęć Ja, co mówią prorocy, którzy prorokują, kłamstwo w imieniu mojem, mówiąc: Śniło mi się, śniło mi się!
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Tenho ouvido o que dizem esses profetas que profetizam mentiras em meu nome, dizendo: Sonhei, sonhei.
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Чух що говорят пророците, Които в Мое име пророкуват лъжа, Като казват: Видях сън, видях сън!
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Я слышал, что говорят пророки, Моим именем пророчествующие ложь. Они говорят: „мне снилось, мне снилось".
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.שמעתי את אשר אמרו הנבאים הנבאים בשמי שקר לאמר חלמתי חלמתי׃
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.قد سمعت ما قالته الانبياء الذين تنبأوا باسمي بالكذب قائلين حلمت حلمت.
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.我 已 聽 見 那 些 先 知 所 說 的 、 就 是 託 我 名 說 的 假 豫 言 、 他 們 說 、 我 作 了 夢 、 我 作 了 夢
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.我 已 聽見 那些 先知 所 說 的 、 就是 託 我 名說 的 假 豫 言 、 他 們說 、 我 作了夢 、 我 作了夢
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.-Hur gammal är du egentligen?
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.- Itkeminen, lasten tekeminen - ja lähimmäisten haukkuminen.
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.Llorar, parir niños y hablar mal de sus vecinos.
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.Pleurer, enfanter et dire du mal d'autrui.
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.Weinen, Kinder gebären und über die Nachbarn lästern.
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.Weinen, Kinder gebären und über die Nachbarn lästern.
Albay'ın dediklerine göre,A detta del colonnello,
Albay'ın dediklerine göre,Según lo que dijo el coronel,
Albay'ın dediklerine göre,Судя по словам полковника,
[ALKIŞLAR] Evet, dedikodular doğru.كنت رجل اعمال ناجح. نعم هذه الاشاعة صحيحة.
"Allah'a şükür, biz buradayız." dedik. --(Gülüşmeler)Ale místo toho, abychom se jich zeptali, proč tam nic nepěstují, jednoduše jsme řekli:
"Allah'a şükür, biz buradayız." dedik. --(Gülüşmeler)In kakopak je v Afriki vse čudovito uspevalo.
"Allah'a şükür, biz buradayız." dedik. --(Gülüşmeler)우리는 그냥 기도했죠 "하나님 감사합니다." (웃음)
"Allah'a şükür, biz buradayız." dedik. --(Gülüşmeler)We waren verbaasd dat de lokale bevolking, in zo'n vruchtbare vallei, niets aan landbouw deed.
"Allah'a şükür, biz buradayız." dedik. --(Gülüşmeler)שום דבר, פשוט אמרנו, "תודה לאל שאנחנו כאן." (צחוק)
"Allah'a şükür, biz buradayız." dedik. --(Gülüşmeler)قلنا لهم ببساطة "اشكروا الله على مجيئنا" (ضحك)
"Allah'a şükür, biz buradayız." dedik. --(Gülüşmeler)「国民が飢える前に 助けに来られた」と
"Allah'a şükür, biz buradayız." dedik."Slavă Domnului că suntem noi aici!" (Râsete)
"Allah'a şükür, biz buradayız." dedik."Слава богу, мы здесь".
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Dieu merci, le père de Ha Ni n'est pas là.
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Dzięki Bogu, że nie ma tu ojca Ha Ni!
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Godzijdank is Ha Ni's vader hier niet.