Onun ne dediğini anlamadım.I don't understand what he said.
Orada saklı hazineler olduğu dedikodusu yapılıyor.It is rumored there are treasures hidden there.
Mary, "sanırım sen aptalsın." dedi."I think you're stupid," said Mary.
Ne dediğini anlıyorum.I understand what you say.
Tom "Geri döneceğim." dedi."I'll be back," said Tom.
Benim dediğim gibi yapmak zorundasın.You have to do as I say.
Tom "Kız arkadaşım olmayabilir ama en azından zenginim" dedi."I may not have a girlfriend, but at least I'm rich," said Tom.
"Zengin olmayabilirim, ama en azından bir kız arkadaşım var" dedi Tom."I may not be rich, but at least I have a girlfriend," said Tom.
Tom "Bu bir kadının işi" dedi."That's a woman's job," said Tom.
"Ben yardım edemem" dedi, "Ben zaten ona aşığım.""I can't help it", she said, "I'm already in love with him".
Az önce ne dedin?What did you just say?
"Öldüğümde uyuyacağım" dedi Tom."I'll sleep when I'm dead," said Tom.
Bana Mary ne dediyse Tom'a sadece bunu söyledim.I only told Tom what Mary told me.
Tom'a sadece Mary'nin bana dediklerini dedim.I only told Tom what Mary told me.
Onlar ne dedi?What did they say?
O, "bir araştırmacı olmayı planlıyorum" dedi.He said, "I plan to become a researcher."
Sanırım hamileyim! dedi kadın.I think I'm pregnant! said the woman.
Mary "benim çok tatlı bir kocam var" dedi."I have a very sweet husband," said Mary.
Yaşlı general "barış kaçınılmazdır" dedi."Peace is evitable", said the old general.
Bana şişman dedi.He called me fat.
Dedim ki burası toplantı odası, yatak odası değil.I said that this was a meeting room, not a bedroom!
Kadınlar bütün erkekler aynıdır dediğinde bundan nefret ediyorum.I hate it when women say that all men are the same.
Kedi "Şimdiye kadar sahibimi ilk kez tırmaladım." dedi."This is the first time I've ever clawed my owner", said the cat.
Taninna kedisine "Beni tırmaladığın için teşekkür ederim" dedi."Thank you for clawing me," Taninna told her cat.
Şimdiye kadar ilk kez Taninna'ya "seni seviyorum" dedim.This is the first time I've ever told Taninna "I love you."
Doktor "Ben bir hastayı tedavi ediyorum" dedi."I am treating a patient", the doctor said.
Evet dedin mi?Did you say yes?
Onun ne dediğini hiç anlamadım.I did not understand at all what he said.
"Ben bu konuda hiç düşünmemiştim", dedi yaşlı adam. "Ne yapmalıyız?""I have never thought about it", said the old man. "What should we do?"
Sana "atla" dediğimde atlıyorsun!When I tell you 'jump', you jump!
Dünya dedikoducular ve yalancılarla dolu.The world is full of gossipers and liars.
Malcolm X ne dedi?What did Malcolm X say?
Tom'un ne dediğini bana söyle.Tell me what Tom said.
Tom'u dinleme. O ne dediğini bilmiyor.Don't listen to Tom. He doesn't know what he's talking about.
Dediğim gibi yap, yaptığım gibi değil.Do as I say, not as I do.
Tom resimlerden birini gösterdi ve "o kim?" dedi.Tom pointed to one of the pictures and said, "Who's that?"
Tom sadece Mary'ye hippi dedi.Tom just called Mary a hippie.
Tom, dedikodu yapacak biri değil.Tom isn't one to gossip.
Onlar nasıl dediler mi?Did they say how?
Tam olarak ne dedin?What exactly did you say?
Bana ne dedin?What did you call me?
Tom ne dedi?What did Tom say?
Onların dediğini yapmalı mıyım?Should I do what they say?
Ne dediğini anlamadım.I didn't catch what you said.
Ne dediğimi biliyorum.I know what I said.
Defol dedim.I said get out.
Dedikodu yapan biri değilim.I'm not one to gossip.
Onun dediğine inanacak kadar aptaldı.He was foolish enough to believe what she said.
Asker "umarım Noel için yurda döneceğiz", dedi."I hope we'll be home for Christmas", said the soldier.
O, onların dediği gibi, yürüyen bir ansiklopedi.He is, as they say, a walking encyclopedia.
Tom'un dediği odur.That's what Tom said.
Tom ilk kez Mary'yi eve getirdiğinde onun annesi "bu bir kaleci." dedi.The first time Tom brought Mary home, his mother said, "This one's a keeper."
"Çok mutluyum." dedi."I am very happy", he said.
Polis silahını Tom'a doğrulttu ve "öyle kal." dedi.The policeman aimed his gun at Tom and yelled, "Hold it right there!"
Tom, "hayatımda bir kitap okumadım" dedi."I haven't read a book in my life", said Tom.
Tom'un bana gerçekten hayır dediğine inanamıyorum.I can't believe Tom really said no to me.
Tom'un Mary hakkında öyle dedikodu yapacağına inanamıyorum.I can't believe Tom would gossip about Mary like that.
Ne dediğiniz hakkında çok düşündüm.I thought a lot about what you said.
Bir kamyona paranın yetmeyeceğini dediğini düşünüyordum.I thought you said you couldn't afford a truck.
Sana dedim, Tom benim arkadaşım değil.I told you Tom isn't my friend.